Acın acımızdır!
Enflasyonu ekonomistler her gün ekranlarda ellerinde cetvel anlatıyor ve konuşuyor.
Kanallarda karşı karşı oturan adamlar her gün konuşuyor.
Ben.
Dinlemek, anlamak ve bilmek istemiyorum.
Ben.
Alışverişe çıktığımda 1 kalıp beyaz peynir kaç lira olmuş, 1 küçük tereyağ kaç lira olmuş, 1 kutu süt kaç lira olmuş ona bakıyorum.
1 yufka 20 TL olmuş onu bilirim ben.
1 ekmek kaç lira olmuş onu bilirim ben.
Bilirim dediklerimi bilme nedenim, diğerlerini bilmek istemediğimden dolayı seçtiğim bildiklerimdir.
O nedenle, nerede ekonomi konuşuluyor dinlerken içim şişiyor.
O nedenle kanalda karşıma geldiğinde hemen zaplıyorum.
Ekonomik olarak insanlar zor durumda, alım gücü her geçen gün azalıyor.
Çoluk çocuk okuyanlar, çocukların beslenme çantasına ne koyacağını kara kara düşünen insanlar.
Bunları siz bilmiyorsunuz diye yazmıyorum.
Kimsede para yok.
Parası olan ile parası olmayan arasındaki fark bu denli açılmışken
Hiç kimse yemekler, sofralar alışverişler paylaşmasınlar
Hiç kimse evinden, restoranlardan fotoğraf paylaşmasın.
Bu ne paylaşma açlığı be kardeşim.
Valla insanlar beddua eder.
Valla insanlar ah eder.
Valla insanların canı çeker.
Geçen hafta, sosyal medyada yaşanan konuyu yazayım size.
Arzu Sabancı hanımefendi, malum boğazın en güzel yalılarından birinde otuyor.
Yani denizin üstünde, cebinde bol parası oturuyor diyebiliriz.
Arzu hanım yalısından evinin önünde denizdeki teknenin fotoğrafını çekmiş, sosyal medyada paylaşmış.
"Kapalı cama rağmen dışarıdan gelen müziği duyunca"..
Diye yazmış.
Belli ki, küçük motordan gelen müzikten rahatsız olmuş.
Vay sen misin paylaşan.
Altına neler yazmışlar neler.
Eh dünyanın en gereksiz paylaşımını yaparsan olacağı budur.
Bir kişi bile Allah daha çok versin demez.
Bir paylaşım bana kahkaha attırdı.
Yazmış biri, "ACIN ACIMIZDIR".
Eh zengin sesten daha çok rahatsız olur demezler, diyeni çok ararsınız.
Ve gürültüden rahatsız olan size.
Herkes içinden ama be! bunun da derdine bak, oh olsun diyecektir.
Zenginsiniz anladık biliyoruz.
Yapmayın, gereksiz paylaşımlar yapmayın, herkes kendi neyi varsa kendine saklasın.
Ölmezsiniz.
Funda'nın aklındakiler…
... Çocukluğumda Üsküdar'da, genç kızlığımda Bağdat Caddesi'nde oturdum.
Ben Kadıköylüyüm aslında.
Yıllarca Üsküdar’dan Beşiktaş'a, Kadıköy'den Karaköy'e şehir hatları vapurları ile gittik geldik.
Bu vapurlarda, cam çay bardakları tepsiye dizmiş ile çaylar diye bağıran adam gelir koridorda çay dağıtırdı.
Çay içmek isteyen ki, oldukça çok olurdu çaylarını alıp denize baka baka içerlerdi.
Özellikle kış günlerinde iyi olurdu.
Şimdi vapurlardan çay sevisi kalkıyormuş ve uygulama başlamış.
Uzun zamandır vapura binmememe rağmen canım çok sıkıldı.
Sayın yetkililer.
Çaysız vapur mu olur.
Şehir kültürünü ortadan kaldırarak ne yapmak istiyorsunuz.
Çok ayıp vazgeçin.
Biz çayın içinden denize bakmak istiyoruz.
Lütfen.
Funda'nın aklındakiler…
... Donald Trump'ın Türk kızı Necla babasına seslenmiş.
"Madura'yı serbest bırak baba" demiş.
Aferin kız Necla.
Bu adamın kaç çocuğu var, bak senden merhametlisi çıkmadı.
Diğer çocuklarından, itiraz eden çıktı mı, çıkmadı.
Yine en merhametlisi bizden çıktı.
Necla.
Senin baban kötü bir adam, sen reddet onu bence.