İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Venezuela bizim neyimiz olur? Türkiye’yi bekleyen tehlike ne?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dünya, yeni bir enerji savaşının eşiğinde. Bu kez cephe Ortadoğu değil, Latin Amerika’nın kalbi: Venezuela. ABD’nin bu ülkeye yönelik son hamleleri, sadece bir rejim değişikliği arayışı değil, aynı zamanda küresel enerji denkleminde yeni bir pozisyon alma çabası olarak okunmalı. Peki, Venezuela bizim neyimiz olur? Ve bu gelişmeler Türkiye’yi nasıl etkiler?

Venezuela, dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip ülkesi. Ancak yıllardır süren siyasi istikrarsızlık, ekonomik kriz ve yaptırımlar nedeniyle bu potansiyelini kullanamıyor. ABD, 2026 başında Venezuela’ya yönelik sert bir müdahalede bulundu. Nicolas Maduro’nun devrilmesiyle birlikte, ülkenin petrol üretimi ve satışları üzerindeki kontrolü ele geçirdi.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın açıklamaları oldukça net: Venezuela petrolü artık ABD’nin kontrolünde dünya pazarına sunulacak, gelirler ise “şartlı” olarak kullanılacak⁽³⁾. Bu, sadece Venezuela’nın değil, aynı zamanda küresel enerji piyasalarının da yeniden şekillendiği anlamına geliyor.

Peki neden şimdi? Neden Venezuela?

Ortadoğu, onlarca yıldır enerji savaşlarının merkezinde. Ancak son dönemde bölgedeki tansiyon yeniden yükseliyor. İsrail’in Gazze’de başlattığı operasyonlar, Lübnan sınırına sıçrayan çatışmalar, İran’ın bölgedeki vekil güçleriyle olan ilişkileri ve Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin Yemen’deki askeri varlığı ve çatışması, bölgeyi yeni bir savaşın eşiğine getiriyor.

ABD, bu tabloyu çok iyi okuyor. Ortadoğu’da çıkabilecek bir savaş, petrol arzını sekteye uğratabilir. Bu da enerji fiyatlarının fırlamasına, küresel enflasyonun yeniden tırmanmasına ve ABD ekonomisinin zarar görmesine neden olur. İşte bu yüzden Venezuela, ABD için bir “yedek enerji deposu” haline getiriliyor. Washington, Ortadoğu’daki olası bir krize karşı kendini sigortalıyor.

Türkiye Bu Tabloya Nerede Oturuyor?

Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla bu gelişmelerin tam ortasında. Ortadoğu’daki her çatışma, Türkiye’yi doğrudan etkiliyor. Suriye sınırındaki istikrarsızlık, İran ile ilişkiler, Irak’taki güç boşluğu ve Filistin meselesi, Türkiye’nin dış politikasını şekillendiren temel unsurlar.

Ancak asıl tehlike, enerji güvenliği ve ekonomik kırılganlıkta yatıyor. Türkiye, enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı bir ülke. Petrol ve doğalgazın büyük kısmı ithal ediliyor. Ortadoğu’da çıkacak bir savaş, bu kaynakların akışını kesebilir ya da fiyatlarını fırlatabilir. Bu da Türkiye’de enflasyonu artırır, cari açığı büyütür ve halkın alım gücünü daha da düşürür.

Venezuela, Türkiye için doğrudan bir enerji tedarikçisi değil. Ancak bu, olmayacağı anlamına gelmez. Son yıllarda Türkiye ile Venezuela arasında siyasi ve ekonomik ilişkiler gelişme gösterdi. Özellikle altın ticareti ve bazı sanayi ürünleri üzerinden kurulan bağlar, iki ülkeyi yakınlaştırdı.

Ancak ABD’nin Venezuela üzerindeki kontrolü, Türkiye’nin bu ülkeyle doğrudan enerji ilişkisi kurmasını zorlaştırabilir. Washington’un yaptırımları ve yeni yönetim planları, Venezuela petrolünün sadece ABD’nin belirlediği kanallar üzerinden satılmasına izin veriyor.

 

Bu durumda Türkiye’nin Venezuela’dan enerji temin etmesi, ABD ile diplomatik gerilim yaratabilir. Yani Venezuela, bizim için potansiyel bir enerji kaynağı olabilir ama bu potansiyel, büyük güçlerin gölgesinde kalmış durumda.

Ortadoğu’da çıkabilecek bir savaş, sadece enerji fiyatlarını değil, Türkiye’nin güvenliğini de tehdit eder. Suriye’deki dengeler yeniden bozulabilir, mülteci akını artabilir, İran-Türkiye ilişkileri gerilebilir. Ayrıca İşgalci İsrail’in Filistin’e yönelik katliamları, Türkiye’nin diplomatik pozisyonunu zorlaştırabilir.

Bununla birlikte, ABD’nin Venezuela üzerinden kurduğu yeni enerji düzeni, Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı olan ülkeleri daha da bağımlı hale getirebilir. Enerji fiyatlarının ABD merkezli belirlenmesi, Türkiye’nin ekonomik manevra alanını daraltır.

Venezuela, Türkiye için doğrudan bir enerji kaynağı olmasa da, küresel enerji denkleminde önemli bir aktör. ABD’nin bu ülke üzerindeki kontrolü, Ortadoğu’daki olası bir savaşın etkilerini azaltma çabası. Ancak bu hamle, Türkiye gibi ülkeleri daha kırılgan hale getiriyor.

Türkiye, bu yeni düzende sadece izleyen değil, yön veren bir aktör olmak istiyor, enerji politikalarını yeniden gözden geçiriyor, Ortadoğu’da çıkacak bir kıvılcım, sadece bölgeyi değil, Türkiye’nin ekonomisini ve güvenliğini de ateşe atabilir.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...