İstanbul
Kapalı
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

THY’den yerde yatırım, gökte atılım!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Sosyal medyadaki Linkedin hesabıma bir mesaj gönderen Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, beni milyarlık tesislerin temel
atma törenine davet ediyordu. Böyle bir davete kayıtsız kalmak olmaz dedim ve yola koyuldum. Google yardımıyla Tayakadın Köyü’nün sınırları içindeki İstanbul Havalimanı Kargo Terminali bölgesine ulaştım. Bir ne göreyim, dağlar taşlar tesis dolmuş. Bundan 6-7 yıl önce havalimanının bomboş arazisini gören birisi olarak, yolum Kargo Terminali’ne hiç düşmemişti.

Havacılık ve kargo deyince aklınıza gelen bütün şirketler orada yer almış. Yağmur ve fırtınaya rağmen Florya ve Tayakadın’daki tesislerin temel atma veya klasik tabirle ilk kazmayı vurma töreni için dev bir çadır kurulmuştu. Ev sahibi olan THY, paydaşları ve iş birliği yaptığı tüm şirketleri davet ettiği bu sade ama anlamlı törenle yapacağı dev yatırımları yerinden canlı bağlantı yaparak törene gelenlere izletti.

20’yi aşkın şirketi ve 100 bine yakın çalışanı olan THY Topluluğu’nun en üst yöneticisi olan Ahmet Bolat Bey yapacaklarını anlatırken doğrusu heyecanını yenmiş sakin bir şekilde havsalamızın almakta güçlük çektiği rakamlardan bahsediyordu. 100 milyar TL diyor, sonra bunu dolara çevirip 2.5 milyar dolardan bahsedip sözlerini daha büyük ve iddialı rakamlarla sürdürüyordu. Örneğin 4.5 milyon ton kargo, 813 uçak, 170 milyon yolcu. Sonra ikinci 500 uçak...

THY Ailesi dedi, ekosistem dedi ve dev bir orkestrayı yöneten bir maestro gibi uç beylerinden yapılacaklarını anlatıp bilgi vermelerini istedi. Ekranda temel çukurları kazılmış yapılacak tesisler ve işin başındaki yöneticiler kameralara konuşurken adeta bayram sevinci yaşıyordu. Mehmet Kadayıfçılar’dan Levent Konukçu’ya, Akif Konar’dan Nurzat Erkal’a ve Özlem Öncel’e kadar herkes yani, üst birim yöneticileri neler yapacaklarını birer birer anlatarak salonu selamlıyordu. Anlatılanlar çok güzel, söylenenler de çok anlamlıydı.

Saygı duruşundan sonra İstiklal Marşı okunurken dalgalanan Türk bayrağı hepimize gururlu bir sevinç yaşattı.

Osmanlı’nın Balkan göçmenlerini yerleştirdiği Daye Hatun’dan Taya Kadın’a dönüşen bu bölgede dünyanın en ses getiren havalimanı yapılacak dense hiç kimsenin
inanmayacağı günden bu günlere geldik. Orada hayata geçirilecek tesisleri de gören şaşıracak, bundan hiç kuşkum yok. Neler yapılacak derseniz, bakalım.

• Yıllık 4,5 milyon ton kapasiteye ulaşacak altyapısıyla dünyanın en büyük hava kargo merkezlerinden biri olan ve 2027–2028 döneminde kademeli olarak tamamlanması planlanan Turkish Cargo SmartIST Faz-2 projesi.

• Günlük 500 binden fazla kişiye hizmet verecek kapasitede, dünyanın en büyük uçak içi ikram tesislerinden biri olarak konumlanan ve 2027–2028 döneminde faaliyete geçmesi öngörülen Türk Hava Yolları Ana İkram Binası.

• Avrupa’nın en büyük yeni nesil geniş gövde uçak motor bakım merkezlerinden biri olarak 2027 yılı içerisinde tamamlanması planlanan Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. Motor Bakım Merkezi, Rolls-Royce üretimi Trent XWB-84, Trent XWB-97 ve Trent 7000 motorlarına hizmet verebilecek kapasitede bir tesis.

•    Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. bünyesinde inşa edilecek ve 2026 yılı içerisinde
tamamlanması planlanan, şirketin bakım kabiliyetini yüzde 20 artıracak olan 12 uçak
bakım kapasiteli İlave Uçak Bakım Hangarları.

 • Lojistik ve dijital dönüşüm vizyonunun önemli adımlarından biri olan ve 2026 yılı içerisinde hizmete girmesi planlanan E-Ticaret Kompleksi, “kapıdan kapıya entegre kargo çözümleri” sunan yeni nesil operasyon modeliyle Widect Tesisleri.

• Operasyonel sürekliliğin dijital omurgasını oluşturacak, 2027–2028 döneminde faaliyete geçmesi planlanan İstanbul Veri Merkezi, yüksek güvenlikli altyapısı ve ileri seviye veri yönetim kabiliyetiyle şirketin teknoloji kapasitesini yeni bir ölçeğe taşıyacak.

• Geleceğin pilot ve uçuş ekiplerini yetiştirecek Uçuş Eğitim Merkezi (Faz-1) 2026–2027 döneminde devreye alınmasıyla, Türk Hava Yolları’nın uzun vadeli büyüme stratejisini destekleyecek.

• Genişleyen operasyon hacmine paralel olarak planlanan Türk Hava Yolları Ekip Terminali İlave Binası ise 2026 yılı içinde tamamlanarak, yer hizmetleri, bakım ve uçuş operasyonları arasında kesintisiz lojistik akış sağlayan bütünleyici bir altyapı unsuru olarak hizmet verecek.

◦ Son söz olarak diyorum ki, kendi kanatlarıyla uçan THY bu atılımlarla ülkemizi layık olduğu yere taşımada en büyük güçtür. Emek verenlerin emeğine sağlık. Mutlu yarınlar Türkiye’m.

İstatistik sonuçları bizi mutlu ediyor
Uçak kazaları ve ölümleri azaldı mı?

Geçen yılın son haftasında “Uçaklar neden düşüyor? başlığıyla bir yazıya yer vermiş ve muhtemel sebeplerden bahseden Leicester Üniversitesi Sivil Güvenlik Birimi Müdürü Simon Ashley Bennett’in görüşlerini aktarmıştım.

Kazaların sebeplerini anladıktan sonra şimdi tartışılması gereken bir konuyu ele almakta fayda var. Araştırmacılar uçak kazalarının azaldığını, kazalarda hayatını kaybeden insan sayısının da orantılı olarak düştüğünü söylüyor.

Uçak kazalarının sayısıyla, uçuş sayıları arasında bir bağ var mı diye sormadan önce 2025 yılında meydana gelen uçak kazalarına bakmak gerek.

Flight Safety Foundation adıyla bilinen Uçuş Güvenliği Vakfı’nın özel hizmeti olan Havacılık Güvenliği Ağı (Aviation Safety Network -ASN) dünyadaki tüm uçak kazalarının çetelesini tutmakta ve verileri merak edenlere sunmakta. 2024 yılında uçak kazalarından ölen insan sayısı 334 iken, 2025 yılı içinde meydana gelen 10 uçak kazasında ise 352 yolcu, 33 uçak mürettebatı ve de yerde bulunan 33 kişi olmak üzere toplam 418 kişi hayatını kaybetmiş. Yani geçen yıla göre ölen sayısı 84 kişi daha fazla olmuş. ASN’e göre, uçak kazalarındaki can kayıplarındaki artışlara rağmen, konuya uzun vadeli bakıldığında yapılan istatistikler uçuş güvenliğinin artmaya devam ettiğini, hava trafiğindeki büyümeler dikkate alındığında, ölümcül kaza riskinin tarihsel olarak düşüş trendini sürdürdüğünü belirtiyor.

Havacılık Güvenliği Ağı’nın yaptığı araştırmalara göre 1970’lı yıllarda uçak kazalarında hayatını kaybetme oranı 264 binde bir iken, 2025 yılında bir uçak kazasında hayatını kaybetme olasılığı 11 milyon 459 bin 330’da bir olarak hesaplandı. ASN’ye göre bu veriler, uçakla seyahat etmenin 50 yıl öncesine kıyasla istatistiksel olarak 40 kat daha fazla güvenli hale geldiği sonucunu ortaya koymakta. Ölüm riski oranının düşmesindeki en büyük etken, dünya çapında uçakla seyahat eden yolcu sayısının giderek artması gösteriliyor. Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) verilerine göre 1970’lı yıllarda havayoluyla seyahat eden yolcu sayısı sadece 440 milyon iken 2025 yılında yolcu sayısı 4.8 milyar gibi yüksek rakama çıktı. O yıllarda yolcu sayısı azken, kazalarda ölenlerin sayısı 2 bin civarındaydı.

ICAO verileri dünya çapında her bir milyon uçak kalkışı başına düşen kaza sayısının 2005 ile 2023 yılları arasında belirgin bir düşüş eğilimi gösterdiğine işaret ediyor.
ASN, tekil ve ağır kazaların kamuoyunda güvenlik algısını olumsuz etkileyebildiğini; ancak uzun dönemli verilerin sivil havacılığın giderek daha güvenli hale geldiğini açık biçimde ortaya koyduğunu vurguluyor.

Tüm bunlara rağmen insanlar uçaktan ve uçmaktan korkmadan turizm veya iş amacıyla gezmeye devam ediyorlar.

Dünya Turizm Örgütü’nün rakamlarına göre 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11’lık artışla (140 milyon) dünya çapında 1.445 milyar  kişi ülkelerarası gezi yaptı, yapmayı da sürdürüyor.

Bu rakamın 774 milyonunu Avrupa kıtasındaki ülke insanları oluşturdu.

En fazla uçağın bulunduğu ve en çok uçuş yapılan Amerika’da da durum çok farklı değil.  Amerikan Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (National Transportation Safety Board -NTSB), son yıllarda uçak kazalarının artış göstermesine rağmen hava ulaşımının açık ara en güvenli seyahat şekli olduğu düşüncesini ileri sürüyor. 2005 - 2024 dönemine ait NTSB verileri, uçuş sayısının ciddi oranda artmasına karşın uçak kazalarında genel düşüş olduğuna işaret ediyor.

Son zamanlarda yaşanan kazalara rağmen, hava yolculuğu açık ara en güvenli seyahat şekli olmaya devam ediyor. ABD Ulaştırma Bakanlığı'nın verilerine göre, 2022'de Amerika'da ulaşım kaynaklı tüm ölümlerin yüzde 95'i karayollarında meydana geldi.

Finlandiyalı havacılık uzmanı Ismo Aaltonen'in tavsiyesi aynen şöyle;

“Havaalanına nasıl gittiğinize dikkat edin. Bu, uçuşun kendisine kıyasla yolculuğun en tehlikeli kısmı.”

Doğruluk payı çok, aynen katılıyorum.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...