Ortadoğu ve Türkiye hattı
Ortadoğu, bin yıllardır medeniyetlerin beşiği olmuş, stratejik konumu ve enerji kaynaklarıyla küresel güçlerin ilgi odağında kalmış bir coğrafya. Ancak 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde bölge, tarihinin en karmaşık ve çok katmanlı dönüşümlerinden birini yaşıyor. Geleneksel ittifaklar sorgulanırken, yeni denklemler ortaya çıkıyor.
DEĞİŞEN ORTADOĞU DİNAMİĞİ
Soğuk Savaş sonrası tek kutuplu dünya düzeni içinde şekillenen Ortadoğu, bugün çok kutuplu bir yapıya evriliyor. ABD’nin bölgedeki askeri varlığını kademeli olarak azaltması, Çin’in ekonomik nüfuzunu artırması ve Rusya’nın yeniden aktif bir oyuncu olarak sahneye dönmesi, bölgesel güçler için hem fırsatlar hem de riskler barındırıyor.
İran’ın nükleer programı etrafında şekillenen gerilimler, Suudi Arabistan-İran rekabetinin bölgesel proxy savaşlarına dönüşmesi, İsrail’in normalleşme süreçleri, Suriye’deki insani krizin devam etmesi ve Yemen’deki trajedi – tüm bu unsurlar, Ortadoğu’nun istikrarsız mozaiğini oluşturuyor.
TÜRKİYE’NİN DÖNÜŞEN JEOPOLİTİK KONUMU
Bu karmaşık tabloda Türkiye, coğrafi konumunun getirdiği tarihsel misyonu yeniden yorumlayan bir aktör olarak öne çıkıyor. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, son 20 yılda geleneksel “Batı yanlısı” dış politikadan daha bağımsız ve çok yönlü bir stratejiye evrildi.
Türkiye’nin gücü, sadece askeri kapasitesinden veya ekonomik büyüklüğünden değil, aynı zamanda:
1. Jeostratejik konumu: Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasında bulunması
2. Yumuşak güç unsurları: Dizilerden diplomasiye, insani yardımdan kültürel etkiye uzanan geniş bir yelpaze
3. Diaspora potansiyeli: Dünyanın dört bir yanına yayılmış Türk toplulukları
4. Tarihsel ve kültürel bağlar: Osmanlı mirasının bölge ülkeleriyle kurduğu organik ilişkiler

ERDOĞAN’IN LİDERLİK STİLİ VE KÜRESEL ETKİSİ
Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, Türkiye’nin bölgesel ve küresel etkisini şekillendiren önemli bir faktör. Erdoğan’ın:
· Güçlü liderlik söylemi: Özellikle Filistin meselesinde İsrail politikalarına yönelik eleştirileri, Müslüman dünyada sempati topluyor
· Aktif diplomasi: Ukrayna-Rusya görüşmelerinde arabuluculuk, Karadeniz tahıl koridoru anlaşması gibi girişimler
· Bağımsız dış politika: Batı ile ilişkileri sürdürürken, Rusya ve Çin gibi aktörlerle dengeli ilişkiler kurma çabası
Ancak bu etki tek yönlü değil. Ekonomik zorluklar, iç siyaset dinamikleri ve bazı bölge ülkeleriyle yaşanan gerilimler, Türkiye’nin etki alanını zaman zaman sınırlandırıyor.
TÜRKİYE’NİN DÜNYAYA OLUMLU KATKILARI
1. İnsani Diplomasi: Türkiye, dünyanın en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülkesi olarak küresel bir insani krizle mücadelede öncü rol üstleniyor. Suriyeli, Afgan ve diğer mültecilere sağladığı destek, uluslararası topluma önemli bir örnek teşkil ediyor.
2. Bölgesel İstikrar Arayışı: Libya’da, Karabağ’da, Ukrayna’da ve diğer kriz bölgelerinde arabuluculuk çabaları, Türkiye’yi küresel diplomaside önemli bir aktör haline getiriyor.
3. Savunma Sanayii Bağımsızlığı: Yerli ve milli savunma sanayii alanındaki atılımlar, Türkiye’yi bölgesel bir güç olarak konumlandırırken, teknoloji transferi ve bölge ülkeleriyle iş birliği potansiyeli yaratıyor.
4. Kültürel Köprü Rolü: Batı ile İslam dünyası arasında diyalog köprüsü kurma potansiyeli, küresel kutuplaşma ortamında değerli bir işlev görüyor.
GELECEK SENARYOLARI VE ZORLUKLAR
Ortadoğu’nun geleceği, bölgesel iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesi, ekonomik çeşitlendirme, genç nüfusun potansiyelinin harekete geçirilmesi ve yönetişim modellerinin iyileştirilmesine bağlı. Türkiye’nin bu süreçteki rolü ise:
· İç siyasetteki kutuplaşmayı aşabilmesi
· Ekonomik istikrarı kalıcı kılabilmesi
· Batı ile ilişkilerini stratejik denge içinde yönetebilmesi
· Bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirebilmesi
ile doğrudan bağlantılı.
Ortadoğu, tarihsel bir dönüm noktasında. Eski dengeler çökerken, yeni ittifaklar henüz netlik kazanmış değil. Türkiye, bu geçiş döneminde jeopolitik konumu, ekonomik potansiyeli ve dinamik nüfusuyla önemli bir aktör olmaya devam edecek. Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, bu sürecin hem belirleyici bir parçası.
Ancak unutulmamalıdır ki, gerçek ve kalıcı etki, tek bir liderin veya hükümetin ötesinde, kurumsal yapıların gücüne, demokratik normların sağlamlığına ve toplumsal uzlaşının derinliğine bağlıdır. Ortadoğu’nun istikrara kavuşması, bölge ülkelerinin içinde bulundukları kısır döngüleri kırabilmeleri ve Türkiye’nin küresel olumlu etkisini sürdürebilmesi, bu temeller üzerinde şekillenecektir.
GÜNÜN SÖZÜ: KİLİT ÜLKE TÜRKİYE