Sosyal medyanın ekonomik hayatımıza etkisi

YAYINLAMA:

Son dönemlerde ekonomik gelişmeler gündemimizde oldukça fazla yer ediniyor. Süreçlerin zorlu olduğu ortada; dünya ve ülkemiz gerçekten ciddi bir sınavdan geçiyor. Pandemi sonrasında mali tabloların ne kadar büyük sarsıntılara uğradığını hepimiz gözlemliyoruz. Bu durum, yaşamımızın tamamını ve konfor alanlarımızın düzenlenmesini doğrudan etkiliyor.

 

Zorlu süreçlerle baş edebilmek adına çeşitli mali politikalar yürütülüyor, farklı çalışmalar yapılıyor. Ancak işin bizi bireysel olarak ilgilendiren tarafı, sosyal medyanın ekonomik hayatımıza olan etkisi. Birey, kendisine ait ekonomik gelir tablosuna bakmadan dijital dünyada ekrana düşen görüntülere kanarak hep daha fazlasını arzuluyor. Onların oturduğu evde oturmalıyım, bir başkasının kullandığı arabayı kullanmalıyım, onun gibi tatil yapmalı, bu kıyafeti giymeliyim, böyle bir yaşam tarzı düzenlemeliyim düşüncesi giderek yaygınlaşıyor.

 

Sosyal disiplini bozan bu süreçte, ekranda gördüğümüz bir başka insanın hayatına endekslenme kaygısı oluşuyor. Bu telaş içinde, kendi gelir tablomuzu dikkate almadan hareket ediyor ve sonrasında süreci doğru yönetemiyoruz. Çevremde çok sayıda haciz davası görüyorum; kredi kartını ödeyemeyen, ekonomik olarak zorlanan pek çok insan var. Gerçekten bir başkası gibi yaşamak zorunda mıyız?

 

Estetiğin bu kadar ön planda olduğu bir sürece esir olmak ne kadar doğru? Başkalarının yaşadığı hayatları yalnızca dijital dünyadan görerek onlara uyumlanma çabası, kendi hayatımızı sürdüremememize ve bambaşka sorunların ortaya çıkmasına sebep oluyor. Bir başkasının burnu gibi burun yaptırmak, onun gibi bir yüz ifadesine sahip olmak, başkasının kullandığı araçları, evleri, kıyafetleri istemek… Bunları daha da çoğaltabiliriz.

 

Gerçekten mutluluk ve huzur dediğimiz kavramlar yalnızca kapital doyumla ve görsel bir dizaynla mı sağlanıyor? İçeriği boşaltılmış hayatlar içinde, manevi değerlerin giderek yok olduğu bir dünyada yaşamaya çalışıyoruz. Yetemiyoruz, çünkü sınırsız istekler bitmiyor; hep daha fazlasını istiyoruz.

 

İnsanın bazen durup aynadaki suretine, kendi öz benliğine, kazandığı gelire ve mali bütçesine bakarak ona göre hareket etmesi gerekiyor. Süreçler zor değil demiyorum; gerçekten zorlu bir dönemden geçiyoruz. Tam da böyle bir zamanda daha planlı ve programlı olmamız şart. Kendisini daha mutlu etmek adına harcama telaşına düşen insanların, aslında daha fazla batağa sürüklendiğini gözlemliyoruz.

 

Hayatın içinde yeterince zorluk var; bir de mali düzenimizi bozarak yükü ağırlaştırmamalıyız. Dijital dünya ve sosyal medya hayatımızı bu kadar etkisi altına almışken, bu kadar kaptırmamalı ve gördüklerimize körü körüne kanmamalıyız. Hayat sadece bu görsellikten ibaret değil. Huzur içinde ailenizle vakit geçirebildiğiniz, kendi imkânlarınızı doğru şekilde yönetebildiğiniz bir hayat, sizin için en mutlu ve en güzel olandır.

 

Daha fazlasını kazanmak istiyoruz; elbette bu hepimizin hakkı. En iyisi, en güzeli hepimizin olsun. Buna itirazım yok. Ancak elimizdeki gerçeklerden kopmadan, kendimizi bir çıkmaza sürüklemeden yolumuza devam etmeliyiz.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...