Yıkıldık, ama daha güçlü doğduk
6 Şubat 2023… Saat 04:17’de başlayan o korkunç sarsıntı, ardından gelen ikinci deprem… 11 il, yaklaşık 13 milyon insan, enkaz altında kalan umutlar, gözyaşları, feryatlar… 53 bin 537 canımızı toprağa verdik. 107 bin 213 yaralımız oldu. 38 bin 901 yuva yerle bir oldu. O gece, Türkiye’nin kalbi bir an durdu sanki.
Ama milletimizin kalbi durmadı.
Durmadı, çünkü o kalpte hâlâ aynı ateş yanıyordu: Direnme ateşi, yeniden doğma ateşi, birlik ateşi.
ENKAZDAN YÜKSELEN BİR DESTAN
O gün, enkazın altında kalan sadece binalar değildi; umutlar, hayaller, yarınlara dair güven de gömülmüştü.
Ama Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un gece gündüz sahada koordine ettiği iradesi ve Türk milletinin eşsiz dayanışması, o enkazı bir destana çevirdi.
Yarım milyona yakın yuva yeniden kuruldu.
455 bin bağımsız bölüm – konutlar, köy evleri, iş yerleri – hak sahiplerine anahtarlarıyla teslim edildi.
Hatay’da sokaklar yeniden çocuk sesleriyle doldu.
Kahramanmaraş’ta, Malatya’da, Adıyaman’da, Gaziantep’te… yıkıntıların yerine güvenli, sağlam, güzel yuvalar yükseldi.
Bu, sadece beton ve demir değil;
Göz yaşının emeğe, acının umuda, kederin geleceğe dönüştüğü bir mucizedir.
ÜÇ YILDA YARIM MİLYON YUVA
Dünyada benzer büyüklükte afetlerin yaralarını sarmak on yıllar alır.
Bazıları hâlâ enkaz altında debelenirken, Türkiye üç kısa yılda şehirlerini yeniden inşa etti.
3,6 trilyon lirayı aşan devasa bir kaynak, binlerce şantiye, yüz binlerce alın teri…
Ve sonuç: Yarım milyon insan yeniden “evim” diyebileceği bir çatıya kavuştu.
Bu başarı, bir kişinin ya da bir ekibin değil;
devlet-millet el ele verdiği o kutsal dayanışmanın zaferidir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bir saniye bile kaybetmeden” talimatı,
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’un kar kış demeden sahada koşturması,
ve milletimizin “Biz buradayız” diye haykırışı…
İşte bu ruh, asrın felaketini asrın dirilişine çevirdi.
EKSİKLER OLMADI MI? ELBETTE OLDU
Hiçbir insan eliyle yapılan iş kusursuz değildir.
Gecikmeler, aksaklıklar, hala çözülmeyi bekleyen dertler var.
Bazıları hâlâ konteynerde, bazı sokaklar hâlâ tozlu…
Bunların hepsini konuşacağız, konuşmalıyız da.
Çünkü daha iyisini yapmak, milletimize borcumuzdur.
Ama şunu unutmayalım:
Aslolan niyettir.
Aslolan çabadır.
Aslolan gayrettir.
Aslolan mücadeledir.
Ve bu niyet, bu çaba, bu gayret… Dünyada çok az millete nasip olacak bir hızla yaraları sardı.
Deprem şehitlerimizin ve yaralılarımızın huzurlarında, bugün bir kez daha saygı ile eğiliyoruz.
Deprem şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.
Mekânları cennet, makamları âli olsun.
Yaralılarımıza, yakınlarını kaybeden bütün kardeşlerimize sabır ve metanet diliyoruz.
Sizlerin emaneti bu topraklar, bugün eskisinden daha güçlü yükseliyor.
Çocuklarınız, torunlarınız; sizin fedakârlığınız sayesinde daha güvenli yuvalarda büyüyecek.
TÜRKİYE YENİDEN DOĞDU… VE DAHA GÜÇLÜ DOĞDU
Evet, üç yıl önce çöktük.
Ama kalktık.
Hem de öyle bir kalktık ki; enkazın üstünde yeni şehirler, yeni umutlar, yeni hayatlar yeşerdi.
Bu başarı hepimizin.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde,
Bakan Murat Kurum’un emeğiyle,
milletimizin azmiyle…
Türkiye, çöktüğü yerden yeniden doğdu.
Ve bu doğuş, daha güvenli, daha güçlü, daha bir ve beraber bir Türkiye’nin müjdesidir.
Allah bir daha bu millete böylesi acılar yaşatmasın.
Ama yaşatırsa da… Biz yine ayağa kalkarız.
Çünkü biz Türk milletiyiz.
Ve Türk milleti, her yıkılıştan sonra daha güçlü doğar.