Taraftar çok şey mi istiyor? Hayır
Peki taraftar ne istiyor?
Maç günü; istekli, son hamlelerini akıllı bir şekilde yapan ve terinin son damlasına kadar mücadele eden bir takım görmek istiyor. Aslında beklenti bu kadar net ve bu kadar sade.
Yeni başkan Sadettin Saran ve ekibi göreve geldiğinde, taraftarın ve medyanın baskısına rağmen Domenico Tedesco ile yolları ayırmamakla doğru bir karar verdi. Çünkü bu taraftarın beklentisini karşılayabilmek için ilk şart, doğru bir teknik direktördür.
Domenico Tedesco çok fazla doğru yapan bir hoca. Yanlış yaptığında ise bunu ego meselesi hâline getirmeden kabul edip, bir sonraki maçta düzeltmeye çalışan bir teknik adam profili çiziyor. Taraftarın görmek istediği anlayış da tam olarak bu. Ancak bu beklentinin karşılanabilmesi için yalnızca doğru bir hoca yetmez; doğru bir oyuncu grubuna da ihtiyaç vardır.
Yönetim, teknik direktör konusunda doğruyu yapmasına rağmen, devre arası transfer döneminde aynı başarıyı gösteremedi. Bazı eksikler kaldı. Anthony Musaba ve Mattéo Guendouzi transferlerinden sonra Samsunspor ve Galatasaray karşısında oynanan etkili futbol, takımı “forvet olmasa da olur” moduna soktu. Oysa bu düşünce büyük bir yanılgıydı.
Domenico Tedesco’nun Fenerbahçe’de kalmaktan mutlu olduğu ve bu nedenle taleplerini çok fazla dile getiremediği izlenimi oluşuyor. Elindeki imkânlarla en iyisini yapmaya çalışıyor. Keşke bu konuda biraz daha isteklerini net şekilde ortaya koyabilseydi.
Alınan genç forvet Sidiki Chérif, hocanın isteği doğrultusunda geleceğe yatırım olarak değerlendirilebilir. Ancak bu takımın asıl ihtiyacı, usta ve kaliteli bir golcüydü. En kötü ihtimalle Edin Džeko’nun geri getirilmesi bile bu kadro için çok önemli bir katkı olurdu. Şu anki kadroda rahatlıkla iş yapabilirdi.
Asensio, Talisca, Kerem ve Nene bu sezon gerçekten iyi performans sergiliyor. Bulundukları mevkilere göre gol ve asist yükünü ellerinden geldiğince karşılamaya çalışıyorlar. Ancak şampiyonluğa oynayan bir takım için bu yeterli değil. Yanlarında mutlaka güven veren bir golcünün olması gerekiyor.
Devre arasında alınacak bir golcünün bu takıma sağlayacağı katkıyla birlikte şampiyonluk ihtimali çok daha yüksek olabilirdi.
Peki her şey bitti mi?
Elbette hayır. Henüz kaybedilmiş hiçbir şey yok. Ancak Galatasaray’ın puan kaybettiği haftalarda bu kadar cömert olunmaması gerekiyor.
Bugünkü maça gelecek olursak; Kasımpaşa, maçın oynanmaması için elinden geleni yaptı. Aslında kendilerince haklıydılar. Maç oynansa büyük bir fark yiyeceklerini biliyorlardı. Bu yüzden oyunu yavaşlatmak ve zamanı eritmek adına sürekli mücadele ettiler. Futbol adına ise sahaya neredeyse hiçbir şey koyamadılar.
Fenerbahçe cephesinde ise herkes bir şekilde koşuyor, mücadele ediyor; ama bu yeterli değil. Birçok oyuncu adeta “kaçak dövüşüyor.” Maçın oyuncusu olabilecek Mattéo Guendouzi, son hamlede rakibini kaçırmasaydı, karşılaşma Asensio’nun müthiş golüyle 1-0 bitebilirdi.
Diğer oyuncular hata yaptığında taraftar buna alışık. N’Golo Kanté dahil. Ancak Mattéo Guendouzi hata yaptığında ister istemez herkes şaşırıyor; çünkü ona yakıştıramıyor.
Domenico Tedesco’ya küçük bir tavsiye: Orta saha oyuncularına ara pas atmayı mutlaka öğretmeli. Bir hafta boyunca sadece buna çalışılmalı. Uzun zamandır maç içerisinde forvet ve kanat oyuncuları boşa kaçıyor; ancak orta sahada top kimin ayağında olursa olsun bu koşular bir türlü görülmüyor. Oysa bu, oyunun kilit noktalarından biri.
Bu konu üzerinde çalışılırsa önümüzdeki haftalarda çok daha iyi bir futbol izleyebiliriz. Sonuçlar da doğal olarak daha olumlu olacaktır. Çünkü sadece koşmak ve mücadele etmek yetmiyor; akıllı oynamak ve birbirini anlamak da gerekiyor.