Montella ile devam mı?
Fikstürdü, ön elemeydi, transferdi derken gündem birdenbire Dünya Kupası odağından kaydı ve Amerika’da yaşadığımız sükût-u hayal unutulmaya yüz tuttu. Avustralya ve Paraguay maçlarında futbol adına “sıfır” çekip, Amerika maçında aldığımız eşantiyon galibiyetle her şeyi unuttuk mu şimdi?
İlk iki maçtaki kadro tercihleri, oynayan ve oynamayan futbolcular, oynayanların “taktik-maktik yok” bam-bam-bam deyip sahada rezil olmalarını bu kadar kolay unutursak ve bunun müsebbibi olan Montella Hoca’yı kritik etmeyeceksek 2028 ve 2030 turnuvaları için hiç hayal kurmayalım daha iyi.
Başımızda Montella değil de yerli ve klas bir hoca olsaydı biz ne Avustralya maçını kaybederdik ne de Paraguay maçını. Bu iki maçtan dört puanı cebimize koyup Amerika maçına çıkar son 32, son 16 hesapları yapmaya devam ediyorduk şayet Montella olmasaydı. Yani biz Yeşil Burun Adaları kadar bile mi futbol oynayamazdık, Çuruçao’dan ne eksiğimiz vardı bizim gençlerin. Büyük fırsat kaçırdık, çok büyük.
Fas’ın, Mısır’ın gösterdiği üst düzey performans bizim hiç uzağımızda değildi. İspanya ile oynadığımız geçen Kasım’daki grup eleme maçını ne çabuk unuttuk. Bu çocukların ortalama performansı biraz taktik disiplinle süslenince zaten netice kaçınılmaz oluyor bizim için. Yaptık gene de yapardık ama başımızda hoca yoktu ki. Montella hangi akla hizmetse Dünya Kupası’na iştirak edebilmeyi yeterli gördü kendince. Sonrası hakkında hiçbir hazırlık yapmamış. Elindeki tüm barutu Amerika’ya gelmeden tüketmiş zaten.
İngiltere, İtalya, Almanya hep yeni hoca arayışında. En son Jurgen Klopp Almanya teknik direktörü oldu. Kariyerini ortaya koydu ve bu durak son durak resti çekti Alman kamuoyuna. İtalya Pirlo’yu ikna etmeye çalışıyor. Bu turnuvaya katılamamak onlara fena koydu. Bir daha böyle bir kabus görmek istemiyorlar.
Dünya Kupası’nda başarısız olan 12 teknik direktör istifa ederek bağlı oldukları federasyonların ellerini rahatlattı. Bir tek bizim Montella ısrar ediyor ve görevi bırakmıyor. Para tatlı ne de olsa. Kolay mı böyle yağlı bir kapı bulmak sıradan bir İtalyan hoca için. Bir eli yağda, bir eli balda.
Yıllık 2.2 milyon €uro alıyor hocamız ve daha 2028 ortasına kadar da kontratı var. Yaklaşık 4,5 milyon €uro kolay terk edilecek bir para değil. İstiyor ki federasyon yollasın da tazminatını alabilsin ama federasyonun kendi derdi kendine yetiyor da artıyor bile.
TFF şu anda paralize olmuş durumda. Hiçbir konuda karar üretemiyorlar. 10+4 dışında dişe dokunur bir icraatları olmadı. Bir güzide takımımızın futbol A.Ş. başkan yardımcısı takımının maçlarına onlarca defa bahis yapıyor daha onu bile disipline sevk edemeyen bir iradeden bahsediyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyum düzenlemeleri, MHK, Disiplin Kurulu, Tahkim Kurulu gibi kurumların seçim ve oluşumu ile ilgili Anayasa Mahkemesi’nin verdiği sürenin dolmasına her geçen gün daha da yaklaşırken ortada futbolun yeni anayasası hakkında çalışmadan eser yok.
Neyse bizim durumumuz biraz da mübarek deve hayvanının durumu gibi; sırtın neden eğri sorusuna ne cevap vermişti hayvancağız? – nerem doğru ki!
Sanki Türk futbolunda tek derdimiz Montella gibi biz de yazdık ama yazmasak sorumlu olacağımız için hatırlatma vazifemizi yapmış olalım dedik.
Haydi kalın sağlıcakla.