Satıcı geliyor!
Hep ekranı konuşuyoruz. Hangi dizi başlamış, hangisi bitmiş… Dijital platform ne yapmış… Vizyona hangi film girmiş, hangi gala yapılmış… Ödül törenleri, kırmızı halılar…
Bu hafta biraz sahneye bakalım istedim.
Son yıllarda Türkiye’nin genelinde tiyatro sahneleri hareketli. O eski “tiyatrolar boş” lafı artık pek geçerli değil. Salonlar dolu. İlgi var. Hem de ciddi bir ilgi.

İstanbul’da yaşayan biri olarak, bazı oyunlara bilet bulmakta zorlanıyorum. Günler öncesinden tükeniyor. Üstelik fiyatlar da hiç ucuz değil. Buna rağmen insanlar gidiyor.
Ve artık sahnelerde sadece tiyatro kökenli isimleri değil, televizyonda yıllardır izlediğimiz o büyük oyuncuları da görüyoruz. Usta isimler sahneye dönüyor. Bu da işin başka bir heyecanı.
O isimlerden biri de Halit Ergenç… O da yeni bir tiyatro oyununa hazırlanıyormuş. Oyun, Death of a Salesman, yani “Satıcının Ölümü”. Dünya tiyatrosunun en güçlü metinlerinden biri.
Halit Ergenç sahnede Willy Loman’ı oynayacak. Yanında Zerrin Tekindor ve Fatih Artman var. Üç güçlü oyuncu, ağır bir metin. Beklenti ister istemez yükseliyor.
Oyunun Zorlu PSM’de sahnelenmesi planlanıyor. Şimdilik net tarih, yönetmen ve yapım detayları açıklanmış değil. Hazırlık süreci devam ediyor.
İYİ KÖTÜ VE PELİN…
Şimdi işin içine biraz müzik de giriyor. Bu kez bir müzikali konuşuyoruz. Hem de son günlerde epey konuşulan bir işi.

“Jekyll ve Hyde Müzikali” yeniden sahnede. Başrolde Hayko Cepkin var. Hayko hem iyi kalpli doktor Jekyll’ı hem de onun içindeki karanlık Hyde’ı oynuyor. Yani sahnede iki ayrı karakteri tek başına götürüyor. Kolay iş değil.
Karşısında Pelin Akil var. Pelin Lucy karakterini canlandırıyor. İşin Aslı astarını yazacak olursam; Pelin Akil için kendini göstereceği büyük bir iş bu.
Bu iki ismi aynı afişte görmek bile merak uyandırıyor. Hayko’nun sahnedeki sert ve karanlık tarafı bu role çok uygun. Pelin zaten işin içinden ama burada başka bir boyuta geçiyor.
Bu oyun bir müzikal. Canlı orkestra var, kalabalık kadro var, ciddi bir sahne tasarımı var. Gösterimler İstanbul’da devam ediyor ve ilgi yüksek.
Tiyatroda sezon gerçekten hareketli. Ve bu hareket, öyle geçici bir heves gibi durmuyor.
BANA Bİ BİLET BE YA…
Alın size bilet bulmakta zorlandığım, bilet fiyatlarının da hiç öyle hafife alınmayacağı bir oyun. Ata Demirer, gazinosuyla Zorlu PSM’de. Ama yer bulmak neredeyse imkânsız.

Adam yıllardır sahnede. Bu işi gerçekten iyi yapıyor. Ben birkaç gösterisine gittim. Şunu net söyleyeyim; sahneye çıktığı anda seyirciyi kendine kilitliyor. İki saat boyunca tempo düşmüyor.
Şimdi yine Zorlu PSM’de. Yine tek başına. Yine kendi yazdığı, kendi kurduğu gösterisiyle sahnede.
Ata’nın işi sadece stand-up değil. Şarkı söylüyor, taklit yapıyor, hikâye anlatıyor. Bazen bir karakterle kırıp geçiriyor, bazen de bir şarkı ile tüm salon ona eşlik ediyor. Bu dengeyi kurabilen çok isim yok.
Sahnede yapay durmuyor. Kasılmıyor. “İlla güldüreceğim” diye uğraşmıyor. Adam doğal... Seyirci de o akışın içine giriyor.
Zorlu PSM gibi büyük bir sahnede tek başına çıkıp o salonu doldurmak ve doldurmaya devam etmek herkesin harcı değil. Ata bunu yıllardır yapıyor.
Bu sezon sahne tarafı hareketli dedik ya… İşte o hareketin en sağlam isimlerinden biri de Ata Demirer. Ve belli ki bir süre daha sahneden inmeye niyeti yok.