Direksiyonun başındaki görünmez baskı

YAYINLAMA:

Bir ehliyet sahibi olmak, özgürlüğe açılan en büyük kapılardan biridir. Ancak bugün birçok kadın için bu kapı, evdeki cüzdanın bir köşesinde kilitli duruyor. ‘Ehliyetim var ama araba kullanmıyorum’. Bu cümleyle kaç kez karşılaştınız? Genç ya da ileri yaş fark etmeksizin, trafiğe çıkmaktan imtina eden kadınların ortak bir noktası var: Korku değil, baskı.

 

Yan koltuktaki hata denetçisi

Otomobil dünyasının en acı gerçeklerinden biri, kadının kendi başına başardığı şeyleri, yanına bir erkek denetçi oturduğunda yapamaz hale gelmesidir. Bugün kendi başına şehirler arası yüzlerce kilometreyi çocuklarıyla birlikte, huzurla ve güvenle kat edebilen bir kadın düşünün. O kadın, yan koltuğuna kocası veya bir başka erkek aile ferdi oturduğunda, ‘acaba hata mı yaparım?’ çekincesiyle otoparkta üç saniyede yapabileceği parkı üç dakikada bile yapamaz hale geliyor.

 

Bu bir beceriksizlik değil, bu tamamen bir baskı meselesi. Yan koltuktan gelen o eleştirel bakışlar, ses tonundaki sabırsızlık veya her hamlede yapamayacaksın hissini uyandıran o imalar, kadının direksiyon hakimiyetini değil, özgüvenini sarsıyor.

 

Bir otomobil, bir kadının hayatına ne katar?

Kadınlar, iş hayatının karmaşasından çocuk yetiştirmenin zorluğuna kadar hayatta onca çetrefilli şeyi başarıyla yönetirken, bir otomobili sürmeyi mi beceremeyecekler? Elbette hayır! Asıl mesele, kadınların kendilerinde o cesareti bulması ve çevresindeki anne, baba, kardeş ve eşten o ‘yapabilirsin’ desteğini duymasıdır.

 

Düşünün; otoparkta öylece yatan, sadece hafta sonu eşle beraber gezmek için kullanılan otomobilin, bir kadının hayatına katacağı konforu hayal edin. Ağır alışveriş poşetlerini dakikalarca taşımak zorunda kalmadan, doğrudan bagaja yerleştirip evine ulaşan, kendi rotasını kendi çizen, akşam saatlerinde toplu taşıma telaşına girmeden konforla seyahat edebilen bir kadının yaşam kalitesini düşünün. Bir otomobil, bir kadın için sadece bir ulaşım aracı değil; bağımsızlığın en somut halidir.

 

Ehliyetler cüzdan değil, yollar için!

Kadın sürücülerin trafikte erkeklerden gelecek tepkilerden çekinerek sürücü olmaktan vazgeçmesi, aslında toplumun kaybettiği bir potansiyeldir. Trafik, sadece erkeklerin kuralları koyduğu bir alan değil; her bireyin, her sürücünün eşit derecede güvenle var olabileceği bir ortak yaşam alanıdır.

 

Kadınların daha çok trafikte olduğu bir dünya, eminim çok daha nezaketli, çok daha dikkatli ve çok daha kurallara saygılı bir dünya olacaktır. Artık o ehliyetleri cüzdanlardan çıkarma vakti geldi. Çevresindeki kadınlara ‘korkma, yaparsın’ diyen bir anlayışa, yollarda kendi rotasını çizen cesur kadınlara ihtiyacımız var.

 

Ehliyetlerin cüzdanlarda tozlanmadığı, trafikte kadınların özgüveniyle yolların güzelleştiği günlere...

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...