Hızlı ama duygusuz iletişim

YAYINLAMA:

İletişimin hızı her geçen gün artıyor. Farklı mecralar, metotlar ve şekiller üzerinden insanların birbiriyle etkileşim halinde olma ve iletiler gönderme hızları giderek yükseliyor. Akıllı telefonlar ve mesajlaşma uygulamaları sayesinde çok daha hızlı bir iletişim akışı içindeyiz.

 

Ancak burada farklı bir paradoks var: İnsanlar daha çok iletişim kuruyor ancak daha az konuşuyor. Hızlı bir şekilde birbirimize ulaşıyoruz ama duygularımızı aktarırken bu derin katmanları karşı tarafa taşıyamıyoruz.

 

WhatsApp üzerinden ya da mesaj yoluyla durumunuzu iletmek daha kolay geliyor. Ancak bununla birlikte yüz yüze iletişimde duyguyu aktarabileceğimiz ses tonu, mimik ve beden dili gibi unsurları yansıtamıyoruz. Göz teması kuramadığınız, yüz yüze o enerjiyi aktaramadığınız bir iletişimde duygular da tam anlamıyla karşı tarafa geçmiyor.

 

Bu durum, duyguların mesajlar üzerinden emojilere sıkışmasına sebep oluyor. İfade şekilleri değişti; insanlar uzun uzun anlatmak yerine tek bir emoji ile duygusunu aktarmaya çalışıyor. Ancak bu, maalesef karşı tarafa net ve derin bir şekilde ulaşmıyor.

 

“Mesajla konuşuyoruz ama birbirimizi tam anlamıyoruz.” ifadelerini çokça duyuyoruz. Yazılı iletişim ve mesajlaşma sistemi, yanlış anlaşılmaların ve iletişim kazalarının çoğalmasına sebep oluyor. Karşınızdaki bireyin kızgın mı olduğu, olayı onaylayıp onaylamadığı, küskünlüğü, sevinci ya da size olan samimiyeti net bir şekilde anlaşılamıyor.

 

Özellikle ikili ilişkilerde mesajlaşma sistemi bazen ilişkilerin sona ermesine bile sebep olabiliyor. Oysa en sağlıklı ve doğru iletişim metodu, yüz yüze birbirini anlamaya çalışarak, dinleyerek ve birbirinin duygularını önemseyerek kurulan iletişimdir.

 

Mesaj yöntemiyle yapılan tartışmalar çoğu zaman ayrılıklara sebep oluyor. Özürler kabul görmüyor, kırgınlıklar giderilemiyor. Mesajlaşma, duygusal yüzleşmeyi azaltıyor ve insanlar yüz yüze söylemekte zorlandıkları şeyleri bir mesajla çok daha sert şekilde ifade edebiliyor.

 

Duygular gitgide kaybolmaya başladı. Bu durum, iletişimin kalitesini de düşürüyor. Son yıllarda ilişki yönetiminde yaşanan sorunların önemli sebeplerinden biri de budur. İnsanlar artık eskisi kadar sevmiyor, değer vermiyor ya da anlamaya çalışmıyor.

 

Hızla devam eden bu iletişim evreni bize bazı kolaylıklar sağlasa da, samimiyetsizliğin arttığı, içi boşaltılmış ve kendi ruhunun boşluğunu yaşayan insanlarla dolu bir dünyada yaşamamıza sebep oluyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...