Dikkat: Lucescu
Yarından sonra Perşembe günü Romanya ile son yılların en kritik milli maçlarından birisini oynayacağız. Dolmabahçe’deki maçı kazanarak Slovakya-Kosova maçından bahtımıza düşen rakibimizle deplasmanda bir maç daha oynayıp Dünya Kupası’nın yolunu tutmak istiyoruz.
İşte bu amaç uğrundaki ilk engelde Romanya’nın hocası hepimizin tanıdığı Mircea Lucescu. Çok dikkatli olmalıyız ve en küçük bir detayı bile atlamadan ve bir saniye bile konsantrasyondan düşmeden İstanbul’daki maçı ne şekilde olursa olsun galip bitirmeliyiz. Lucescu’nun bizim için hazırladığı onlarca tuzak olacak maç öncesinde ve maç içinde, hatta skora göre devre arasında soyunma odasına giderken bile pür-dikkat kesilmeliyiz.
Lucescu uzun yıllar ülkemizde ekmek yedi. En son milli takımımızı bile çalıştırdı. Beşiktaş ve Galatasaray’la kazanılmış şampiyonlukları da var bildiğiniz gibi. İlerleyen yaşına rağmen halen daha aktif futbolun içinde olmaya devam etmesi ve saha içinde olduğu kadar saha dışına yönelik yaptığı provokatif söylemler yüzünden psikolojik olarak çok dik durmamız gerekiyor.
Bu hafta içinde Türkiye’de kendisini çok seven bazı eski gazeteciler üzerinden bazı demeçlerini göreceğiz hiç kuşku yok. O röportajlarda neler söyleyeceğini üç aşağı-beş yukarı tahmin edebiliyoruz. Bakalım nasıl bir başlık çıkacak bu seferkinde. Daha önce “köpekler istedi diye atlar ölmez”, “Türkiye’de stat var ama oyuncu yok”, “bize çok fazla faul yaptılar” gibi söylemlerine aşina olan bizlere bakalım ne sürprizler hazırladı “ihtiyar kurt”?
Dört ay sonra 81 yaşına basacak Lucescu. Yaşıtları çoktan toruna torbaya karıştı. Kimi dünyayı dolaştı, kimi çekildiği köşesinde anılarını anlatıp-yazıp gününü gün ediyor. Ama bizim Luce öyle mi ya? Adam halen daha bilfiil aktif çalışma hayatının içinde. Yeri geldiğinde eleştiriyoruz ama hakkını teslim etmek lazım. Yaşıtlarına göre daha sağlıklı ve dinç olmasını belki de bu aktivitelerine borçlu Rumen hoca.
Romanya milli takımı kadrosunun en önemli oyuncuları bizim liglerimizde top koşturuyor. George Hagi’nin oğlu Yannis Hagi Alanya’da oynuyor. Deian Sorescu Gaziantep’ten, Valentin Mihaila da Rize’den gittiler Romen milli takımına.
Lucescu Hoca bizi gayet iyi tanıyor. Nerelerde güçlüyüz nerelerde zaafımız var belki bizden daha iyi biliyor. Ek yerimiz nerede, neremize basarsa bizi kızdırır, neremize oynarsa avantajlı olur bunlara son derecede hâkim zaten. Kendi milli takımı ile bizim aramızdaki sıklet farkını kapatmak ve bize çelme takmak için gerekirse belden aşağı vurmaktan da kaçınmayacaktır daha önce defalarca yaptığı gibi.
Bizim mevcut kadromuz ve elimizdeki jenerasyon gelecek en az iki-üç turnuvayı renklendirecek bir derinliğe ve çeşitliliğe sahip. Arda, Kenan, Barış, Uğurcan, Orkun, Abdülkerim, İsmail gibi sağlam bir omurgamız var. Kadroya çağrılmayı hak ettiği halde çeşitli sebeplerle çağrılmayan en az 6-7 oyuncumuz daha var rezerv olarak elimizde, bir de alttan gelenler var en az bir 11 de onlardan kurarız ve iddialı oluruz, maşallah diyelim.
Şimdi bize düşen bu gençlerin muvaffakiyeti için iyi düşünmek, maça gitmek, onları can-ı gönülden desteklemektir. Luce ne derse desin ne yaparsa yapsın kulak asmamak ve çocukların işlerini yapmaları bizi bir sonraki aşamaya ve Dünya Kupası’na taşıyacaktır inşallah.
Haydi bastır Türkiye.