Bill Gates’in sinyalci damadı
Baba, oğluna ‘benim seçtiğim kızla evleneceksin’ dedi. Oğlu ‘Olmaz’ dedi.
Baba ‘Ama kız Bill Gates’in kızı’ dedi. Oğlu ‘Olur’ dedi.
Sonrasında baba Bill Gates’i aradı. Ona ‘Benim oğlan senin kızla evlenmek istiyor’ dedi.
Bill Gates ‘Olmaz’ dedi. Baba ‘Ama benim oğlum Dünya Bankası’nda CEO’ dedi. Bill Gates ‘Olur’ dedi.
En sonunda baba Dünya Bankası’nı aradı ve ‘Benim oğlum bankanızda CEO olmak istiyor’ dedi.
Banka ‘Olmaz’ dedi. Baba, ‘Ama benim oğlum Bill Gates’in damadı’ dedi. Dünya Bankası ‘Olur’ dedi.
İşte, Galatasaray’da bu Mayıs ayında yapılacak seçimler öncesi Dursun Özbek’in etrafı yukarıda anlattığım hikayenin kahramanı ‘sahte damat’ benzeri bir dolu ‘sinyalci’ ile kuşatılmış durumda. ‘Size yazdığım kitabı hediye edeyim’ diye Özbek’i makamında ziyaret edenler mi ararsınız, yaş pastasını alıp ‘Başkanım iyi ki doğdun’ diyenleri mi ararsınız, her türlü yolu deneyip, kapıdan bacadan sızıp kendini Galatasaray Başkanı’na hatırlatan kerameti kendinden menkul arkadaşın sosyal medya paylaşımlarını görmekten yoruldum. Benim bildiğim son bir haftada 10’dan fazla doğum günü kutlaması yapıldı Dursun Özbek’e. Hani her şeyi bir yana bıraktım, başkan 76 yaşında, şekeri yükselecek, kilo alacak bu gidişle. (Bunların içinde samimi olanları ayrı tutarım)
SIKI TAKİP EDİLMESİ GEREKEN PROSEDÜRLER
Oysa ki; Galatasaray’ın önümüzdeki dönemde Kemerburgaz Alt Yapı tesisleri inşaatı, Ali Sami Yen Stadı yanındaki büyük ve kapsamlı salon-tesis-ticari alanlar inşaatı, Galatasaray adası havuz kısmı ikmal inşaatı, stadın esaslı bakım-onarımı, Kalamış sosyal tesisleri inşaatı gibi yaklaşık 250/300 milyon dolar bütçeli çok emek, ilgi ve takip isteyen rutin dışı hayati işleri var. Bunun yanında, Galatasaray Sportif AŞ’nin sermaye artırımı ve Galatasaray Mağazacılık AŞ’nin borsa da halka arzı-hisse satışı gibi çok önemli büyük projeler, sıkı takip edilmesi-tamamlanması gereken prosedürler var.
Basketbol, Voleybol, Yüzme, Su topu, Kürek, Yelken, Atletizm, Judo, Binicilik, Briç, e-Sports, Tenis, Satranç gibi amatör adı altında ciddi mesai ve bütçe gerektiren branşları ve buralarda sporcuları-personeli var. Beyoğlu-Hasnun Galip’teki eski kulüp binasının ve Galatasaray Lisesi karşısındaki müze binasının akıbetleri ile alakalı ciddi mesai gerektiren konular var. Taç Spor, Küçükçekmece Kürek tesisleri, Ergun Gürsoy Olimpik Yüzme Havuzu gibi; Florya Alt Yapı tesisleri gibi işletilmesi gereken tesisler var. En mühimi 350 milyon Euro harcanarak kurulan ve her ay vergi hariç 11 milyon Euro maaş ödemesi yapılması gereken bir futbol takımının sağlıklı idaresi gerekiyor. Son üç sezonun şampiyonu olan ve dördüncü şampiyonluğa koşan bu takımda gelecek sezon için yapılacak önemli transfer çalışmaları ve bunların bütçesini sağlamak gibi milyonlarca taraftarı da ilgilendiren hassas konular var. Bununla birlikte tüm bu devasa işleyişi sağlamak için istihdam edilen ve aylık toplamda 1.5 milyon dolar tutarında maaş ödenen kulüp personelini de unutmamak gerek. Diğer yandan, Galatasaray’ın SGK, TFF, UEFA, SPK, Vergi Dairesi, THY, Belediyeler, Mahkemeler, Bedaş, İgdaş, İski, GS Store’lar, Valilik, Bakanlıklar, Emniyet, Bankalar, basın gibi birçok kurumla ve sponsorlar ile muhatap olmak, sahaların çimlerinin bakımı, havuzun kloru, deplasman otelinin seçimi, formaların yeni sezon dizaynı gibi yüzlerce detayı içeren ve muhataplarla etkileşime girip sağlıklı akışın sağlanması gibi rutin, günlük takip edilmesi gereken konu başlığı var. Kamuoyunda en görünen ve üzerinde konuşulan, haftada bir gün 90 dakika oynanan Galatasaray futbol takımının Süper Lig maçlarına gelene kadar bu saydıklarım yanında daha bir dolu işin takip edilmesi ve süresi içinde sonuçlandırılması gerekiyor.
KULÜBÜN İŞLERİ 2-3 YÖNETİCİNİN ÜZERİNDE
İşte tam da bu noktada, uzun yıllar boyunca süregelen bir alışkanlık beni bu kadar büyüyen Galatasaray özelinde ciddi şekilde endişelendiriyor. Genellikle yakın zamana kadar Galatasaray’da yapılan seçimlerde yönetim listelerine çeşitli motivasyonlarla belli isimler yazılır ve öylece seçime gidilirdi. Bazı isimler oy için, bazı isimler kasa kolaylığı için, bazı isimler eş-dost hatırı için listeye girerdi. Oysa sonrasında görüldü ki, seçilen bu isimlerin büyük çoğunluğu buraya kadar saydığım işleri ya yapacak kapasitede değillerdi ya da yapmak istemediler ve koca kulübün işleri 2-3 yöneticinin üzerine kaldı. Halbuki yapılması gereken, ‘adama göre iş’ değil ‘işe göre adam’ seçmek olmalıydı. Geçenlerde de yazdım, Dursun Özbek özelinde bu kez tarihi bir fırsat var. Mayıs ayında yapılacak seçimde üstte saydığım ve muhtemelen bir kısmını eksik bıraktığım tüm bu işleri yapacak özellikte-kalitede insanı yeni yönetime almak gerekiyor. Kulüp yöneticiliğinin bir okulu yok, bundan sebep, gelecek yılların kadrolarını bugünden göreve getirmek misyonu yanında bir anlamda ülkenin en büyük holdinglerinden birisi olan Galatasaray’ın sağlıklı işleyişini sağlayacak ehil isimlere ihtiyaç var. Dursun başkan birçok konuda başarılı projeler hayata geçirmek için girişimleri yapıyor olsa da bu projelerin takip ve kontrolüne yetişmesi mümkün değil. Galatasaray’da sürdürülebilir başarı ve sağlıklı büyüme için ‘sinyalci sahte damatlara’ değil, sorumluluk sahibi, gönülden ve hesapsız, liyakatli, gerçek Galatasaray sevdalılarının işbaşı yapmasına ihtiyaç var.