Birlikte gururlandık
Helal olsun çocuklar, hakikaten helal olsun. Son zamanlarda böylesine bir mutluluğa hasrettik. Bir kez daha gördük ki topyekûn, hep birlikte, omuz omuza sevinebiliyoruz. Ekran başına kitlenen milyonlar, stadyumdaki taraftarlar… Büyük bir mücadelenin finalinde Kosova karşısında alınan galibiyetle, 24 yıl sonra Dünya Kupası finallerine gitmek… Olayın bu kadarı aslında futbola dair, sporsal bir aktivite. Ama daha önemlisi; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde kendisini bu hissiyatın derin bağlarıyla, aidiyetle ait hisseden her bir bireyin ortak sevinci.
Benim için çok daha önemli olan tarafı ise bu: birlikte ağlayıp birlikte gülebilmek, beraber sevinebilmek. Bazen küçük detaylar yüzünden ayrıştığımız, kırıldığımız, uzaklaştığımız yerlerde; aynı formayı üzerinde taşıyan 11 aslanın bize yansıttığı o gururu hep birlikte yaşadık. Demek ki beraber sevince çok güzel oluyoruz, birlikte hissedince daha da “bir” oluyoruz.
Birlikte sevebilme, birlikte üzülebilme hissiyatımızı daha yoğun yaşamalı ve gündemde tutmalıyız. Dünyanın çok daha zorlu süreçlerden geçtiği bu günlerde, bu ülkenin her bir bireyinin bu ruhu bu denli yoğun bir şekilde yaşaması gerekiyor. Konu sadece bir futbol aktivitesi değil; nerede, hangi şehirde olursa olsun, her zaman birlik ruhunu yaşatabilmek ve yansıtabilmek.
Helal olsun çocuklar, size yürekten helal olsun. Her birinizin emeğine sağlık. Bizler de sonuna kadar, iyi günde de zor günde de milli takımımızın yanında olacağız, onları destekleyeceğiz. Birlikte kazanma ya da birlikte kaybetme ruhunu bu topraklarda sonuna kadar yaşatmaya devam edeceğiz.
Yazılan her ifadenin derinliğinde yatan anlam şu: Bu ülkeyi çok seviyoruz. Ülkemizin her bireyine kalben, bu muhabbet bağıyla bağlıyız. Bir yolculuğumuz var bu hayatta ama amacımız; bu birlik ruhunu yaşatmak ve yansıtmak.