Şarkıların da kaderi var mı?
Sadece insanların değil aklınıza gelebilecek her canlı ve cansız varlığın bir kaderi vardır. Son yirmi yılda dijital medya sayesinde yeniden patlayan şarkılar bunun en güzel örneği.
Radyo mecrası popülerliğini yitirmeye başladıktan sonra önce sinema sektörü sonra da dizi sektörü dijital medya ile el ele vererek müzik dünyasını domine etmeye başladı. Öylesine ilginç olaylar yaşamaya başladık ki bir şarkı ve şarkıcı bir dizide yayınlandıktan hemen sonra yıllardır yakalayamadığı şöhreti yakalar oldu. Yeni yayınlanan pek çok şarkı bir dizi veya filmde yayınlandıktan sonra jet hızıyla hit oldu. Bunun sayısız örneği var ve bu örneklere her geçen gün yenisi ekleniyor.
ÇOK ÖRNEK VAR
“Issız Adam” adlı filimde gündeme gelen Ayla Dikmen’in “Anlamazdın” adlı şarkısı, Netflix’te yayınlanan “Bir Başkadır” adlı dizide gündeme gelen Ferdi Özbeğen’in “Aşkımı Bir Sır Gibi” adlı şarkısı bunlara sadece birer örnek. İki şarkının da ortak özelliği hayatta olmayan solistlere ait olması ve belki de o şarkıların solistleri hayatta iken o şarkıları plak yaptıkları dönemde dahi elde edemedikleri popülerliği yaşaması. Bu iki şarkı bir anda yeniden hit oldu. Bunu ne Ferdi Özbeğen görebildi ne de Ayla Dikmen.
2026 yılında benzer bir olay daha yaşandı. Neyse ki bu kez şarkıyı söyleyen solist hayatta iken gerçekleşti bu olay. Netflix’te yayınlanan “Masumiyet Müzesi” adlı dizide kullanılan “Seni Bana Katsam” şarkısı yıllar sonra popüler oldu. Öyle bir popülerlik yakaladı ki şarkı ilk yayınladığı dönemde hiç ses getirmeyen köşede kalan bir şarkı iken 49 yıl sonra adeta yeniden doğdu. Şarkıyı Neco seslendirmiş. Neco çok özel bir vokal. Ne Türkiye’de ne de dünyada böyle bir ses rengi olan sanatçı yok. Getirsinler benzerini bu sayfayı yiyeceğim o kadar büyük bir ses gözümde Neco. Bu adam Türkiye sınırları dışında bir ülkede mesela İtalya’da, İspanya’da filan yaşasaydı ve aynı dönem müzik yapsaydı şu an bir “oldies” dünya starı olarak anılacaktı ama coğrafyanın kaderi diyelim ve geçelim.
Ben “Masumiyet Müzesi” filmini izlemedim ne vaktim vardı ne de merakım. Filmin Netflix’e girmesiyle birlikte eş zamanlı sosyal medyada bu şarkıyı duyar oldum. Özellikle çiftler ve genç kızlar ama özellikle güzel kızlar bu şarkıyı Instagram hikayelerinde paylaşmaya başladı. Bir numaralar dönüyor dedim ve olayı anlamam zaten bir günümü aldı. Bu şarkı Netflix ile aynı anda Instagram’da da patladı ve bu az önce söylediğim gibi belirli bir hedef kitlede AB Grubu olarak adlandırdığımız profilde oldu. Dijital dünyanın popüler kültür karşısında bir zaferine daha tanıklık ettik.
İLK YAYINLANDIĞINDA ŞARKIYI KİMSE TAKMADI
Şarkının hikayesi de çok enteresan. 1977 yılında yayınlandı bu şarkı. Şarkının söz yazarı efsane şarkıların söz yazarı Fikret Şeneş. Kadının nerdeyse tutmayan şarkısı yok. Bir gün Neco’yu aradı ve ona bu şarkıyı verdi. Şarkı plak oldu. Bir yüzünde bu şarkı yani “Seni Bana Katsam” diğer yüzünde ise “Kıyamet Günü” adlı şarkı yer aldı. Plak Yankı Plak tarafından yayınlandı ama şarkıyı o dönem kimse takmadı beğenmedi. Neco’nun da Fikret Şeneş’in de en başarısız işlerinden biri oldu. Neco bunu anlatırken “…şarkı satmadı, bilinmedi, görülmedi…” ifadelerini kullandı. Sonra şarkı unutuldu gitti. Plakta yer alan iki şarkının düzenlemesini yetmişlerin efsane aranjörlerinden Norayr Demirci yaptı. Çok büyük bir aranjördü Norayr Demirci klasik müzik ekolünden gelen bir aranjördü, Fikret Şeneş deseniz ayrı bir efsane, Neco’da o dönem popüler. Yani üç büyük bir araya gelmiş ama gol atamamış gibi bir durum yaşandı 1977 yılında.
İşte ben bunun için de şarkıların kaderlerinin olduğuna inanıyorum. 1977 yılında yayınlanan ama başarısız olan “Seni Bana Katsam” şarkısı Netflix ve sonrasında Instagram sayesinde tam 49 yıl sonra 2026 yılında hit oldu. Hani akacak kan damarda durmaz derler ya tam da ona örnek. Kan beklemiş, beklemiş, beklemiş ve 49 sonra akacak bir damar bulmuş. Şarkının Spotify verilerine baktım çok kısa bir sürede 10 milyondan fazla kez dinlenmiş. Şarkı yıllar sonra Neco’yu tekrar gündeme getirdi ve müzik pazarlamasında dijital medyanın viral gücünün ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtladı.
NECO TÜRKİYE’NİN EN İYİ YORUMCULARINDAN BİRİ

Bu şarkıdan bahsedip de Neco’dan bahsetmeden geçemem. Yetmişleri ve seksenleri çok aktif geçiren bir sanatçıdır Neco. Adam gibi pop müzik yapmıştır ne alaturkaya kaydı ne de başka bir türe sadece batı tınılı pop müziği söyledi. Ballad şarkılarla daha çok ünlendi. Romantik bir ses tonuna sahip olması onda bu balladları daha farklı hissettirdi. 1982 yılında Eurovision Şarkı Yarışmasına katıldı. “Hani” adlı Olcayto Ahmet Tuğsuz bestesini seslendirdi. Selmi Andak bestesi “O Şarkıyı Henüz Yazmadım” şarkısı barok dönemini o döneme taşıyan bir şarkıdır. Onun müziğini anlamak için Spotify’dan “En İyileriyle Neco” albümünü dinlemenizi tavsiye edeceğim. 1991 yılından beri hiçbir albüm ya da şarkı yayınlamadı sadece 2014 yılında kızı Ayşe Özyılmazel ile onun “Hani” teklisinde bir feat yaptı. Böyle iyi bir sesin günümüzde müzik yapmaması ve 25 yıldır Kaz Dağlarında yaşaması ise bence Türkiye’nin kültür ve müzik politikalarının ayıbı…
***
Deniz Seki’den sürpriz yorum

Dönelim şarkımıza. “Seni Bana Katsam” Nisan ayında bir sürprize daha imza attı ve şarkı yeniden coverlandı. Şarkıyı müzik dünyasının bana göre son yirmi yılda yorumunu en çok geliştiren vokali Deniz Seki yeniden yorumladı. İlk duyduğumda çok şaşırdım. Dinledim şarkıyı ve şarkıda günümüz ile geçmişin bir duygusal ve melodik buluşmasını hissettim. Deniz Seki şarkıya bir klip de çekti. Şarkının renkli video klibi İmre Haydaroğlu tarafından Türk sinemasının özel sahnelerinden ilham alınarak yapay zeka teknolojisiyle hazırlanmış. Çok çok ama çok güzel bir klip olmuş. Kaliteli görüntüsü, hikayesi ve mutlu sonla biten her sahnesi nostalji kokan bir klip hazırladı Deniz Seki ve ekibi. Klip iki haftada YouTube’da 700 bin izlenme almış. Şarkının düzenlemesini yapan Serhan Bülbül ise orijinalinde aralarda düşüş gösteren ritmi güçlendirmiş ve şarkı baştan sonra akan bir şarkı olmuş.
Şarkının orijinali ise Fransızca bir şarkı. Yetmişlerin önemli yorumcu ve bestecisi Joe Dassin 1976 yılında seslendirmiş bu şarkıyı. Spotify’da 44,8 milyon kez dinleniş. Şarkının orijinali de Türkçe aranjmanı da dört dörtlük.
Bu hikayeden sonra artık bu üç şarkı dinlenir…
Joe Dassin - à toi (1976) – Sen Bana Katsam’ın Orijinal Fransızca yorumu
Neco- Seni Bana Katsam (1977)
Deniz Seki - Seni Bana Katsam (2026)
***
Müzik ile roman ortak paydada buluştu

Gazeteci ve editör Suat Kavukluoğlu, kültür-sanat dünyasındaki yıllara yayılan üretimini farklı bir projeyle taçlandırdı. NTV’de yayınlanan “Gece Gündüz”, “Söz ve Müzik” ve “B Yüzü Şarkıları” gibi programlarla tanınan Kavukluoğlu, ilk romanı “Son Güzel İstanbul” için yazdığı şarkıları yapay zeka desteğiyle dinleyiciyle buluşturdu.
Henüz okurla buluşmamış bir romanın içinden doğan şarkılar, ilk kez bir projenin çıkış noktası oldu. “Son Güzel İstanbul”un soundtrack albümü, dinleyiciyi kitabın dünyasına davet eden ilk kapı niteliği taşıyor.
Sözleri Suat Kavukluoğlu tarafından yazılan şarkılar, Türkiye’de Ajda Pekkan, MFÖ, Murathan Mungan ve Nükhet Duru gibi önemli isimlerle yaptığı çalışmalarıyla tanınan Türk asıllı Amerikalı müzisyen Fuad tarafından bestelendi. Pandemi döneminde yazılıp bestelenen şarkılar uzun bir orkestrasyon sürecinin ardından hayata geçirildi. Projede, düzenlemelere son dokunuşlar ve vokal kayıtları yapay zeka desteğiyle yapılarak geleneksel müzik üretimi ile yeni teknolojiler ortak paydada buluşturuldu.
ŞARKILAR ROMANIN OMURGASI

“Son Güzel İstanbul”, genç bir gazeteci ile arkadaşlarının, bir döneme iz bırakan şarkıcı Alev’le yollarının kesişmesini ve müzikle örülü bir yolculuğu anlatıyor. Albümde yer alan şarkılar, bu hikâyenin duygusal omurgasını oluşturuyor. Dinleyici önce romanın şarkılarıyla tanıştı. Şarkıların hikayesini merak eden ve okumak isteyenler ise yakında yayınlanacak romanla bu meraklarını giderecekler.
Albümde yer alan “Fotoğraf”, “Benim İçin Bana Gel” ve “Sonsuz Denizlerde” gibi şarkılar bu romanın karakterlerini, duygularını ve hikâyesini anlatan bir kapı niteliğinde. Suat Kavukluoğlu çok yetenekli ve kaliteli işlere imza atan bir müzik insanı. Müziği çok seviyor sanatla iç içe yaşıyor bugüne kadar hep iyi işlere orijinal işlere imza attı. Bu proje buna tipik bir örnek. Bu orijinal projeyi incelemenizi, şarkılarını dinlemenizi sonra da hayal dünyanızda şarkılarla oluşan o imgeleri romanı okuyarak pekiştirmenizi tavsiye edeceğim.
***
Kırık Kalpler 10 yaşında

Sertab Erener, kariyerinde iz bırakan albümlerinden Kırık Kalpler’in 10. yılını özel bir projeyle kutluyor. “Kırık Kalpler 10. Yıl Dönümü” albümü dijital platformlara sunuldu.
Bu albümün vokal kayıtları New York, Brooklyn’de bulunan Studio G’de, Grammy ödüllü prodüktör Joel Hamilton ile gerçekleştirilmişti.
Sertab Erener, albümle ilgili: “Zaman geçtikçe şarkılar eskimez aslında olgunlaşırlarmış. İnsanlar gibi şarkılar da yaş aldıkça, daha bir derin, daha bir anlamlı… İtiraf etmeliyim söylerken şarkılar eskisinden daha çok canımı yaktı. Siz de umarım dinlerken aynı cümlelerle tarif edersiniz duygularınızı. 10. yılını kutladığım Kırık Kalpler’in yıldönümünde her şarkıya özel hikayesi olan klipleri de size seyrettirebileceğim için çok mutluyum.”
Albümü dinledim ilk yayınlanan albüme göre kayıtlar bir tık daha güçlendirilmiş daha iyi bir masteringle çıkıyor karşımıza. Albüm güzel kaliteli bir albüm ama ben neden Sertab Erener bu albüme böyle ekstra bir anlam yükledi onu anlamadım ama ben bu albümü bir dinleyin derim çünkü bu yeni kayıtlar çok daha iyi olmuş.