Süpürgenin yönü

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Gündelik hayatın en büyük konforu, başkalarının hatalarını konuşmaktır. Televizyon karşısında dünyayı kurtarırken, trafikte yan şeritteki sürücüye öfkelenirken ya da ofis mutfağında bir arkadaşımızın eksiklerini çekiştirirken tuhaf bir ahlaki üstünlük hissi yaşarız. Kimin neyi yanlış yaptığını, nerede çuvalladığını cerrah titizliğiyle teşhis ederiz. Ama garip bir körlüğümüz var: Kendi kapımızın önündeki toz deryasını görmeyiz.

 

“Herkes kendi kapısının önünü süpürse, sokaklar tertemiz olur” sözü sadece bir temizlik öğüdü değil, bir ahlak ilkesidir. Bugün biz, kendi eşiğimizdeki çöpleri halının altına iterken, elimizde süpürgeyle başkasının kapısında kusur arıyoruz. Komşunun gürültüsünden şikâyet ederken kendi nezaketsizliğimizi doğallık sayıyoruz. Sistemin bozukluğundan yakınırken, sıramız gelince bir tanıdık aracılığıyla öne geçmeyi iş bitiricilik diye meşrulaştırıyoruz.

 

Sorumluluktan kaçmanın en yaygın yolu, hatayı başka bir hatayla örtmektir. O yalan söylüyorsa ben neden dürüst olayım? ya da Herkes yapıyor, benimki devede kulak demek, vicdanı kirli bir suyla yıkamaktır. Oysa yanlış, yanlışla birleşince doğruya dönüşmez; sadece karanlığı büyütür.

 

Asıl mesele, herkesin yanlış yaptığı bir ortamda doğru kalabilme cesaretidir. Kendi kapısının önünü süpüren insan, sokağın geri kalanı çamur içindeyken bile kendine ait temiz bir alanda nefes alır. Bu enayilik değil, karakterdir.

 

Başkalarını yargılarken gösterdiğimiz iştah, çoğu zaman kendi sorumluluklarımızdan kaçışımızdır. Birini affetmemek için binlerce gerekçe buluruz; kendimizi affetmek için ise tek bir bahane yeter. Başkasının kapısındaki tozla uğraşmak, kendi evimizdeki dağınıklıkla yüzleşmemek için bulduğumuz en rahat yoldur.

 

Gerçek sorumluluk, aynaya baktığında gördüğün o tek kişilik kalabalığı düzeltmektir. Değişim; bir tweet atmakla ya da birini eleştirmekle değil, işini iyi yapmakla, sözünü tutmakla ve trafikte o kornaya basmamayı seçmekle başlar.

 

Belki de dünya, “Haklıyım” diye bağıranların değil; payına düşen dürüstlüğü sessizce yerine getirenlerin hatırına dönüyordur. Yarın sokağa çıktığında, başkasının çöpüne takılmadan önce kendi eşiğine bak. Orası temizlenmeden, sokak sana hep kirli görünecek.

 

Şimdi asıl soru şu: Süpürgenin yönü nereye bakıyor? Kendine mi, yoksa hep karşı kaldırıma mı?

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...