Güney Amerika’daki Filistin: Mapuche

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Günümüzde, tüm dünyânın şahitliğinde Filistin’de bir soykırım işleniyor. 1948’den beri Filistin’de devam eden zulüm ve işgâl, dünya kamuoyunun görmezden gelmesi, Siyonizm tahakkümündeki medyanın algı operasyonları sebebiyle insanlık her türlü demokrasi ve insan hakları masalına rağmen güçlünün haklı olmasının vahametini seyrediyor.

Ancak bu yaşananlar ne günümüze ne de Filistin’e özel ve Filistin’le sınırlıdır. Avrupa’nın ipten kazıktan kurtulup dünyâyı “coğrafî keşifler” yalanıyla işgâl etmeye ve kolonileştirip sömürgeleştirmeye başlamasından beri benzer şeyler yaşanıyor. 

Kâşif kostümü giymiş deniz haydudu Kristof Kolomb’un Amerika’ya ayak basmasından hemen iki sene sonra, Avrupa dışındaki topraklar, 1494 yılında Papa 6. Alexsander tarafından İspanya ve Portekiz krallıkları arasında paylaştırılır. Tordesillas Anlaşması olarak bilinen bu paylaşımda Papa’nın amacı bu toprakların Hristiyanlaştırılmasıydı. Bugün Güney Amerika’da İspanyolca ve Portekizce konuşulmasının sebebi budur. Maalesef burayı işgâl eden Avrupalılar, girdikleri her yerde olduğu gibi bu toprakların gerçek sâhipleri olan insanları yok farz ettiler ve onların hem dillerini, hem kültürlerini hem de dinlerini yok ettiler.

Bu tâlihsizliği yaşayan milletlerden biri de günümüzde Güney Amerika’nın orta kesimlerinde, Şili ile Arjantin arasında kalan bölgenin insanları olan Mapuchelerdir. “Mapuche”, kendi dillerinde “toprağın insanları” anlamına gelmektedir. Şilili diktatör Pinochet tarafından büyük soykırıma ve kültür kıyımına uğrayan Mapuche halkının nüfûsu, İspanyol işgâlcilerden önce 2 milyon olduğu tahmin ediliyor. Günümüzdeki nüfûsları 1 milyon civârındadır. Bu sayının 300 bin kadarı Arjantin topraklarında yaşamaktadır. Toprakları ellerinden alındığı ve çalışmak için büyük şehirlere göç etmek zorunda bırakıldıkları için, nüfûsları azalırken dil ve kültür bilgileri de zayıflamıştır. Ancak özellikle son yıllarda güçlenen kültürel bilinç ile bu olumsuz durumlar telâfi edilmeye başlamıştır. Mapucheler, kendilerine yaşadıkları bölgelere göre değişik adlar vermektedir. Dolayısıyla, genel bir bayrağın yanında, birçok bayrakları vardır.
 

 

 

 

 BENETTON’UN MAPUCHE İLGİSİ

Ünlü İtalyan tekstil ve moda firması Benetton, Arjantin’in Patagonya bölgesindeki Mapuche halkına âit olan topraklardan 900.000 hektar (Niğde’den daha büyük bir alan) gibi büyük bir bölümünü, 1991 yılında özelleştirilen Compañía de Tierras del Sud Argentino adlı şirket vasıtasıyla satın almıştır. Dünyâda insan hakları ve çevre sorunlarıyla ilgili kampanyalara destek veren Benetton’un Güney Amerika’nın “gözlerden uzak” bu bölgesinde bir devlet kurmaya yetecek kadar büyük bir toprak parçasını alması, insanın aklına Siyonistlerin Filistin’de toprak satın almasını getirmektedir. Ocak 2026’ta Güney Amerika’nın çeşitli bölgelerinde Siyonistlerin çıkardığı iddia edilen yangınları bununla birleştirdiğimizde akla hiç de mâsum bir süreç gelmiyor.  

Tekstil ve moda devi Benetton ile anavatanlarını terk etmeyi reddeden Mapuche aileleri arasındaki anlaşmazlıklar uzun zamandır biliniyor. Bu toprakların bir kısmı Mapuche halkına ait olup, aşırı kalabalık bir arazi şeridinde yaşamaya zorlanan Mapuche halkı, yıllardır kendilerini yük olan İtalyan ev sahiplerinden kurtarmak için mücadele ediyor.

Topraklarını Benetton'a devretmek zorunda kalan Mapuche halkına karşı verilen tahliye kararı, özellikle uluslararası hukukçu Fabio Marcelli'nin "Yerli Halkların Hakları" adlı kitabında belirtildiği gibi, "hem uluslararası hem de ulusal hukuk sisteminin giderek yerli haklarını güvence altına almaya yöneldiği" göz önüne alındığında, oldukça ciddi bir durumdur. Marcelli, fattoquotidiano.it adresindeki blogunda, "Bu sâdece adâletle ilgili değil," diyor, "aynı zamanda toprağın daha çevre dostu bir şekilde kullanılması ve orada yaşayan insanlar için gıda egemenliğinin sağlanmasıyla da ilgilidir." 

Benetton, Arjantin'in en büyük toprak sâhiplerinden biri, hatta en büyüğü; 280 bin koyunun otladığı bir alana sâhiptir. Bu koyunlar, yoğun bir şekilde yetiştiriliyor ve yerli halkın topraklarında otluyor, grubun ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 10'unu veya 6.000 tondan fazla yünü karşılıyor. Hatta Benetton'un, topraklarından hiç ayrılmadan tüm Patagonya'yı geçebileceği söyleniyor.

Mapuche halkı, artık arazilerini ayıran çitlere veya suya erişimde karşılaştıkları engellere tahammül edemiyor. Bu, hem faaliyetleriyle hem de insanca bir yaşam sürmeleriyle bağlantılı önemli bir sorun. Hayvanları otlatmak, kısıtlamalar ve dikenli tellerle karşılaşmadan imkânsız; bu da toprak mülkiyeti hakkında neredeyse hiçbir bilgisi olmayan bir halk için iki kat daha saçma. Mapuche halkı, "Biz toprağa âit olduğumuzu biliyoruz; toprağın kendilerine âit olduğuna inananlar var" diyor.

Benetton’un Arjantin'deki yetkili temsilcisi Carlo Benetton'un sık sık dile getirdiği "Gidelim, artık buna değmez, burası çok pahalı ve kalırsak da sadece duygusal nedenlerle kalırız" gibi açıklamalarına rağmen, Benetton’un Mapuche topraklarından neden ayrılmak istemediği gizemini koruyor. Kimileri bunun yoğun hayvancılığa ayrılan alandan kaynaklandığını söylerken, kimileri de henüz keşfedilmemiş mineral kaynaklarının olduğuna inanıyor.

Dünya genelinde milyonlarca yerli halk ve köylü, yerel halka zarar veren ve çokuluslu şirketler için büyük kârlar sağlayan büyük arâzilerin yönetimi nedeniyle yoksulluğa ve kentleşmeye zorlanıyor. Mapuche halkı bunun farkındadır. Bunun nedeni, uluslararası sözleşmelerin maddelerini ezbere bilmeleri değil, topraklarına duydukları sevgi ve başkalarına eğmeme duygusunun DNA'larına kazınmış olmasıdır. Mapuche topluluğu sözcüsü Rosa Rua Nahuelquir bunu şöyle ifâde etmektedir: “Benetton'un ne yaptığını düşündüğüne bakılmaksızın, topraklarımızda yaşamaya devam edeceğiz, çünkü bunlar atalarımızın ata topraklarıdır. Yüzyıllarca süren aşağılanmayı, yağmayı ve gaspı tersine çevirme inancımızla devam ediyoruz.”

 

Kaynak: www.ilcambiamento.it/articoli/benetton_terre_mapuche 

 

 

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...