Geçmişten gelen, geleceğe uzanan
Geçmişten gelen, geleceğe uzanan
Bilal Erdoğan’ın bu girişimi aslında bir “nostalji”den çok öte, bilinçli bir kültürel restorasyon hareketidir. Kendisi, 2010’ların başından itibaren geleneksel sporların ihya edilmesi için başlatılan yolculuğun en önemli aktörlerinden biridir. Onun liderliğinde, 2013’te Okçular Vakfı’nın temelleri atılmış; neredeyse unutulmaya yüz tutmuş Osmanlı yayının yeniden inşası bile Macaristan’dan öğrenilerek tekrar canlandırılmıştır.
Bugün geldiğimiz noktada, Etnospor Kültür Festivali bu restorasyonun en görünür yüzü olmuştur. Bu yıl 8’incisi düzenlenen festivalin son iki yılına ait kapsam verileri, geçen yıl 40’ı aşkın ülkeden katılım ve 1.83 milyonu aşkın ziyaretçi ile rekor kırmıştır. Bu yılki festivalde ise 24 ülkeden misafirler yer almıştır.
KÜRESEL VİZYON VE STRATEJİK LİDERLİK
Etnospor hareketinin en başarılı yönlerinden biri, sadece ulusal sınırlarla kalmayıp hızla küresel bir vizyona dönüşmesidir. Bilal Erdoğan’ın başkanlığını yaptığı Dünya Etnospor Konfederasyonu (World Ethnosport Union), kısa sürede 30’dan fazla ülkeye ulaşarak kıtalararası bir ağa dönüşmüştür. Özellikle son dönemde Fas gibi ülkelerle yapılan üyelik ve iş birliği anlaşmaları, bu hareketin Afrika kıtasındaki stratejik açılımının bir göstergesidir.
Bu liderlik sadece bir organizatörlük değil, aynı zamanda bir “kültür diplomasisi” işlevi görmektedir. Nitekim Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da etnosporun, spor ile politikanın ayrıştığı noktalarda birleştirici bir köprü olduğunu vurgulamıştır.
GELENEKSEL SPORLARIN OLİMPİYATI’NA GİDEN YOL
Bilal Erdoğan liderliğindeki hareket, belki de en büyük iddiasını “Etnosports 2027” projesiyle ortaya koyuyor. Bu proje, geleneksel sporları dünyanın en büyük vitrinine taşımayı amaçlıyor. Geleneksel sporları birer “geçmişin kalıntısı” olmaktan çıkarıp, modern disiplinler olarak tanımlamayı hedefleyen bir zihniyet dönüşümü var. Bugün geleneksel okçuluk, 2019’dan bu yana kurulan federasyonla 500’ü aşkın kulüp ve 20 binin üzerinde lisanslı sporcuya ulaştıysa, bu potansiyelin ne kadar büyük olduğu görülmektedir.
FARKLI KÜLTÜRLERİN BULUŞTUĞU HAN ÇADIRI
Bu festival sağlam bir adım mı? Cevap, festivalin sadece bir spor karşılaşması değil, bir “kültür şöleni” olarak tasarlanmış olmasıdır. Yağlı güreşten cirit ve okçuluğa, el sanatları atölyelerinden geleneksel lezzetlere kadar her şey, Han Çadırı altında bir bütünlük sunuyor.
Özellikle bu yıl “Dünya Burada” sloganıyla ilk kez festivale dahil edilen Ripka (Litvanya), Lapta (Rusya) ve Tavreli gibi sporlar, Etnospor’un kapsayıcılığını ve araştırma derinliğini göstermektedir. 2025 yılında festival temasının “Gelenek Ailede Başlar” olarak belirlenmesi ve çocuklara yönelik atölyelerin ağırlık kazanması, bu kültürel aktarımın ne kadar nesiller arası bağ kurmaya odaklandığının altını çizmektedir.
Bilal Erdoğan’ın başarısı, unutulmuş bir mirası “turistik” bir aktivite olmaktan çıkarıp, kurumsal bir yapıya kavuşturarak “spor diplomasisi” seviyesine taşımasıdır. Etnospor, belki de yıllar sonra ilk kez, Türk bozkır kültürünün atlı sporlarını, Japon samuray okçuluğuyla, Afrika kabile güreşleriyle aynı platformda buluşturan ender organizasyonlardan biridir.
Ancak en büyük sınav henüz gelmedi: “Ethnosports 2027” vizyonunun başarısı, bu hareketin global başarısını göstereceğinden eminim. Bugün için, Bilal Erdoğan’ın bu azmi, iddiası ve uluslararası çaptaki organizasyon kabiliyeti, geleneği geleceğe bağlayan sağlam bir irade olarak not edilmeyi fazlasıyla hak etmektedir.
GÜNÜN SÖZÜ: DÜNYA BURDA -ETNOSPOR