Türk sporunda yeni Fair Play Dönemi

YAYINLAMA:

TMOK (Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi) seçimiyle, bayrağı Ahmet Gülüm’den alan Prof.Dr. Veli Ozan Çakır, spor yapılanmamızda yeni bir dönemin başlangıcını da sağlıyor. Yeni TMOK başkanı, aynı zamanda Spor Hizmetleri Genel Müdürü görevini 2024 Mart’tan bu yana sürdüren isim. TMOK, dernek statüsünde kurulmuş kâr amacı gütmeyen, kamu yararına çalışan ve tamamen özerk bir sivil toplum kuruluşudur. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) tarafından tanınan, Türkiye'deki tek yetkili olimpik otoritedir. 

Öte yandan spor federasyonları spor dalı ile ilgili faaliyetleri yürütmek üzere Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulur ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Resmi Gazete’de yayımlanması ile tüzel kişilik kazanır.

Bu son dönem ile federasyonların TMOK ile daha güçlü ve daha verimli yürüyeceği bir süreç hedefleniyor.

Bunun ilk adımlarından biri, TMOK Fair Play Komisyonu’nun spor federasyonları iş birliği ile Fair Play eğitimlerini milli sporculara kadar taşıyacağı proje olacak.

Komisyonun son İcra Kurulu toplantısında, sürecin mimarisi konuşuldu, hazırlıkları somut olarak başladı.

Özellikle Sporcu Esenliği ve Çocuk Koruma başlığı, Fair Play ile bütünleşen bir içerikle aktarılacak.

İçinde yer almaktan guru duyduğum İcra Kurulu’nda Başkan Remzi Yılmaz, üyeler Prof.Dr. Soner Şahin, Doç.Dr. Sevim Güllü ve meslektaşım Bülent Tuncay ile çabamızın ortak düsturu: Daha iyiye, daha güzele…

 

***

 

“BİZİM ÇOCUKLAR” AMERİKA’DA

Tarih 29 Şubat 2012.

A Milli Futbol takımımız, Abdullah Avcı yönetiminde ilk maçına çıkmaya hazırlanıyordu.

İstanbul’da 3-0 kaybedilen Hırvatistan maçının rövanşı, Zagrep’te 0-0 bitince Euro 2012’ye gidememiştik.

Guus Hiddink, 15,5 ay sonra gönderildiğinde, sonuçlardan ziyade, oyunuyla tatmin etmeyen bir takımımız vardı.

Abdullah Avcı, potansiyeli yüksek ama başarısız sonuçlarla gelen bir süreci devralmıştı.

Milli takım soğuktu.

Tribünler ya boş ya da sadece tepkiliydi.

Oysa, formayı giyen isimler, yüzler değişse de bunlar bizim çocuklardı.

Milli takım, bizim çocuklarımızı kucakladığımız yer olmalıydı. O maçın yayıncı kuruluşu ATV’de ve kardeş kanalı A Haber’de, milli maç tanıtımları, ‘Bizim Çocuklar’ sahaya çıkıyor… sözleriyle başlıyordu. O günlerin TFF Pazarlama Direktörü Elif Canbay, ‘bizim ekip sizin sloganı çok beğendi. Kullanmak istiyoruz. Çalışacağız üzerine. Sakıncası var mı’ diye sorduğunda dünyalar benim olmuştu.

Kimilerinin tartıştığı sloganım, TFF’de de kabul görmüştü.

Şimdi her milli maçta, TV’de ya da sosyal medyada, bu sloganı, hatta TFF’nin resmi SM hesaplarında gördükçe gururlanırım.

Tam da yeri gelmişken; tebrikler Bizim Çocuklar, play-off’ta başardık.

Hazırlık maçlarını sadece kazanmadık, kalibremizi de gösterdik.

İsim tartışmalarında boğulmadan, Montella ve ekibine destek zamanı…

Yolumuz final olsun…

 

***

 

SIFIR ATIK: FORUMDAN FESTİVALE

Sıfır Atık Vakfının koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda iki büyük organizasyon eşzamanlı düzenlendi: "Sıfır Atık Forumu 2026" ve “Sıfır Atık Festivali”. 

Açılış konuşmasını Birleşmiş Milletler (BM) Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan, kapanışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptı.

Bu alana gösterilen ilgiden ziyade, nasıl ciddiyetle çalışıldığının göstergesi, açılış ve kapanış konuşmalarıdır.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 BM Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, şehirlerin sürdürülebilir dönüşümünü hızlandırmayı amaçlayan "Küresel Sıfır Atık Bölgeleri Girişimi" tanıtımının sözcüsü oldu. Girişimin ilk aşamasında Meksika'nın başkenti Mexico City, Kenya'nın Kisumu şehri ve Malezya'nın George Town kenti pilot bölgeler olarak belirlendi.

Bu şehirlerde geliştirilecek uygulamalar, atık oluşumunun önlenmesi, metan emisyonlarının azaltılması, kaynak verimliliğinin artırılması ve sürdürülebilir kentsel dönüşüm politikalarının yaygınlaştırılması açısından örnek modeller oluşturacak.

Forum’da küresel sorunlara çözüm arayan öneren çok sayıda panel ve buluşma gerçekleşirken, birkaç km ötede onbinlerce vatandaş, sıfır atık festivalindeydi.

Örneğin bir panelde uzmanlar, gençlerin su yönetiminde daha fazla rol üstlenmesi, havza bazlı yönetim anlayışının yaygınlaştırılması ve plastik şişe kullanımının azaltılması gerektiğini anlatırken, festival alanında sponsorlar mataralar dağıtıyor, plastik şişe kullanımından uzaklaşmaya teşvik ediyordu.

Wayout Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ulf Stenerhag, her gün yaklaşık 1,5 milyar plastik şişe üretildiğini ve yalnızca yüzde 9'unun geri dönüştürüldüğünü söylüyordu.

Çocuklar çok eğlendi.

Çok şey öğrendiler.

Forum ayrı, festival ayrı değer kattı, bilinç yaygınlaştırma ve eğitim gerçekleşti.

Sadece panel başlıklarını sıralasak, sayfayı dolduracak kadar güçlü içerik oluşur.

Organizasyonda emeği geçen herkese büyük alkışlar (güvenlik düzenlemelerini yapanlar hariç)…

 

***

 

GÜVENLİK EZİYETİ

 

Son birkaç yıldır giderek artan bir güvenlik eziyeti ile karşı karşıyayız.

Her vatandaş, aynı sıkıntıya maruz bırakılıyor.

Adı “güvenlik” ile başlayan gerekçelere “cumhurbaşkanlığı”, “bakan bey”, “bakanlık” gibi sözcükler eklenerek açıklama da yapılmıyor.

Devletin ana işlevleri, iç ve dış güvenlik, eğitim, sağlık alanlarıdır.

Bu hizmet, kişi ya da gruplara değil, herkese eşit olarak sağlanır.

Ayrıca, her biri özel davetli insanlara güvenlik tehdidi gibi yaklaşmak hiç yakışık almıyor.

Koca iş adamları, akademisyenler, yöneticiler, öğrenciler, birer tehdit gibi muamele görüyor.

Yasaklı alanlar, girmek değil sadece çıkmak da yasak yaklaşımı, insanı o ortama geldiğine pişman ediyor. Cumhurbaşkanının katılacağı etkinliğe davet edilenler, kapıda içeriye alınmadan dışarıda bekletilebiliyor. Kimse kimseye şikayet edilemiyor ve bu güvenlik şiddeti devam ediyor.

Herkesin hemfikir olduğu şudur; adı anılan isimler, sayın cumhurbaşkanı, ilgili bakanlar, valiler, yöneticiler, bu yaklaşımlardan asla haberdar değildir. Ama isimlerini kullanıldığı aşikar.

Çözüm üretmek, hayatı kolaylaştırmak yerine eziyet üreten, zorluk çıkaran, kötü davranan, yolları kesen, uzun uzun yürüten, çoluk çocuk tanımayan anlayış hızla yok olmalı.

Adı anılan, karar onların gibi sunulan hiçbir ismin bu yaşanan eziyetlerden haberdar olmadığına eminim. Eminim duyarlar ve özellikle emniyet teşkilatı, önceliğini hatırlar; vatandaşın hayatını zorlaştırmaktan uzaklaşır.

 

 

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...