Nasıl bir Galatasaray?
Yedi Haziran Pazar günü Galatasaray Lisesi’nde 93 yıl öncesinden başlayan bir geleneğin devamı ‘Geleneksel Galatasaray Pilavı’ vardı. Galatasaray Spor Kulübü’nün de kurulduğu Lise’nin mezunları, çocukluklarının geçtiği koridorlarda, bahçelerde, eski günlere-anılarına, ilk gençlik yıllarına özlemlerini gidermek ve belki de yeniden o bahçede top oynayan haylaz çocuklar olmak hayaliyle bir kez daha bir araya geldiler. Bu yılın ana teması, Galatasaray Lisesi mezunu ve aynı zamanda 1908-1910 yılları arasında Lise’de müdürlük de yapan Tevfik Fikret’di. TEV-fik FİK-ret (Adının 1.hecesi+Soyadının 1.hecesi ile Adının 2. hecesi+Soyadının 2.hecesi adı ve soyadını tekrar eder) aynı zamanda Galatasaray Spor Kulübü’nün de destekçisi ve yol göstericisi ‘Hami Başkan’ı olarak kabul edilir.
TEVFİK FİKRET’İN İDEASI VİZYONUMUZ
Bu pilavda bir kez daha görüldü ki Galatasaray Spor Kulübü’nün dünya spor literatüründe emsali olmayan bir insan kaynağı, bir fikri alt yapısı ve yaklaşık 6 asır öncesine dayanan bir geçmişi var. Bu paha biçilemez fikri değerler bütününün Cumhuriyetimizin tüm yurttaşlarına hitap eden bir ortak kültür olmasında başrol hiç şüphesiz Galatasaray Spor Kulübü’dür. Tevfik Fikret’in, Mustafa Kemal Atatürk’e de ilham veren ‘fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür’ düsturu bugün de geçerliliğini sürdüren ve Galatasaray’ın vizyonunu belirleyen en belirgin idea olmaya devam etmektedir. Bu pilav vesilesi ile Galatasaraylılar Derneği (Lise Mezunlar Derneği) süreli yayını olan ‘Sultani’ dergisinin Haziran sayısını okuma fırsatı buldum. Dergi, kapağından son sayfasına kadar ‘Nasıl Bir Galatasaray?’ sorusuna cevap aramış ve bu başlık altında konusunda uzman-kamuoyunun da tanıdığı Galatasaraylılar ile bu hususu irdelemiş. Genel olarak, yapılan röportajları okuduğumda, Galatasaray’ın gerek kulüp gerek diğer Galatasaraylı kurumlar bakımından organizasyon şemasının yeniden kurgulanması, Galatasaray’ın farklı tüzel kişiliklerinin ortak hareket etme imkanını sağlayacak mekanizmalarının kurulması gerekliliği konusunda bir uzlaşı olduğunu gördüm. Nasıl bir Galatasaray? sorusunun Galatasaray Spor Kulübü’nü ilgilendiren başlıkları daha önce değişik yazılarda bahsettiğim; kulübün Galatasaray Logosunun kullanımı nedeniyle Galatasaray Eğitim Vakfı ve Derneğe ödemesi gereken pay, Beyoğlu’ndaki PTT Binası olarak bilinen yerdeki Galatasaray Müze binasının mülkiyet-kullanım hakkının halledilmesi gibi konuları içerdiğini fark ettim.
SPOR AKADEMİSİ KURULSUN
Tartışmalara-öne sürülen fikirlere katkı olması bakımından ben de bir öneri de bulunmak isterim. Hazır Kemerburgaz tesisleri yeni yapılmışken ve orada hazineye ait boş araziler mevcutken, Galatasaray Üniversitesi bünyesinde bir spor akademisi-yüksek okulu kurularak sporun finansmanı, sporun iletişimi, spor kulübü yöneticiliği gibi konularda oradaki tesislere bitişik alandan tahsis yoluyla yeni yer temin edilmesini ve uygulamalı eğitim imkanı yaratılması gerektiğini düşünüyorum. Bu arada Galatasaray Spor Kulübü’nün stadın yanında yapacağı yeni tesislerinin de bir kısmının bu amaçla Galatasaray Üniversitesi’ne tahsis edilmesini, hatta inşaat bedelinin Milli Eğitim ve Spor Bakanlığı tarafından karşılanması gerektiğini de belirtmek isterim.
GALATASARAY PİLAVI MENÜYE GİRDİ
Galatasaray Lisesi bahçesindeki tarihi çeşmenin replikasının Kemerburgaz’a konulacağını daha önce yazmıştım. Pazar günü Galatasaray Lisesi’nde yapılan Pilav Günü’nde yeni bir gelişme daha oldu. Anladığım kadarı ile bundan sonra Kemerburgaz tesislerinde futbolcular belli aralıklarla Galatasaray Pilavı’na kaşık sallayacaklar, çünkü kuzu eti, kuş üzümü ve dolmalık fıstık ile hazırlanan bu tarihi pilav artık Galatasaray Spor Kulübü’nün menüsünde de yer alacak. Bu konularda biz lise mezunlarından daha sıkı lise sevdalısı bir futbol şubesi olduğunu görmek mutluluk verici. Lisenin suyundan sonra pilavı da Kemerburgaz’a taşınıyor. Bunları biz niye akıl edemedik daha önce kıskandım açıkçası..