Hayat telaşına çok mu kaptırıyoruz?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Dijitalleşen dünya ile birlikte art arda olaylara yetişme telaşına düştük, farkında mısınız? Her şeyi teğet geçiyoruz. Olayların derinliğini yaşayamadan, gündelik telaş içerisindeki koşturma bize hep bir sonrasına yetişme, hep bir sonrasına ulaşma telaşından bırakıyor.

 

Derinliğini yaşamadığımız olayların, içselleştiremediğimiz hislerin içeriğine ulaşamadan teğet geçiyoruz. Zamanlar, anlar geçiyor; biriktirmemiz gereken anları biriktiremiyor, farkına varmadan kaçıyoruz hayatın içerisinde.

 

Dijital görsellere takılalım derken hayatın o en derin hislerini yaşayamadan tüketilen zamanlardayız. Hep bir şeye yetişmek zorunda mıyız gerçekten? Hep ulaşmak zorunda mıyız? Her görseli görmek zorunda mıyız? Yoksa bizi mutlu eden anlarla hayatı daha anlamlı yaşamalı mıyız?

 

Dijital iletişime ve her bir iletide çok daha fazla görsel bombardımanı ulaştırırken bize sadece “izle ama hissetme” diyor. Sadece dokun, bir beğenide bulun ama o dokunuşta gerçekten ruhunda yaşama diyor.

 

Hissizleşen, duygusuzlaşan, duyarlılık eşiği kaybolan bireyler hâline geldik.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...