Artılar ve eksiler
Süleyman Bey (Öztürk) Galatasaray adasının müdürüydü. Beyefendi, çalışkan, kibar ve dürüst bir insandı. Doksanlı yılların başlarında, Alp Başkan’la (Yalman) her adaya gittiğimizde, biz motordan inerken adaya başkan geldi diye Galatasaray marşı çaldırır, üyelere bir anlamda işaret verirdi. Bugün bu güzel uygulamayı hep hatırlar, Süleyman Bey’i sevgiyle-saygıyla yad ederim.
Bunca sene oldu, tüm yöneticilere bu geleneği devam ettirin diye çok söyledim ama kimse bu konuda parmağını dahi kıpırdatmadı. Adamızın emektar müdürü Süleyman Bey’in iki oğlu vardı ve onlar çocukluklarından itibaren Galatasaray adasında yüzer, eğlenir ve kulübün kürek takımında sporcu olarak Galatasaray için ter dökerlerdi. Bunlar; babadan Galatasaraylı Çetin ve Metin Öztürk, bugün hepimizin tanıdığı Galatasaray’da bilinen saygın kişiler.. Çetin Öztürk, başkan Özbek’in danışmanı olarak çok yararlı işlere imza atmasının yanında bir de Galatasaray kürek şubesi ile yakından ilgileniyor, kendisinden herkes çok memnun.
Ancak Galatasaray 2. Başkanı olarak görev yapan Metin Öztürk için maalesef çok da olumlu şeyler duymuyorum. Geçtiğimiz yıllarda olmayan şubelerden, kapalı tesislerden sorumlu idi kendisi. Bu yöndeki eleştiriler üzerine bu dönem kürek şubesinden sorumlu oldu. Bunu duyunca ben de tam onun hakkında pozitif bir şeyler yazacaktım ki, yine fırsat olmadı. Duyduğuma göre Metin Öztürk, sorumlu olduğu Kalamış ve Ada'dan kulüp personelinin yararlanmasını yasaklamış. Bu konudaki yasağı aslında bazı nedenlerle anlayışla karşılamak mümkün ama Galatasaray özelinde bu kulübün personeli içinde Galatasaray Spor Kulübü üyesi olanlar da var.
Bunların eşleri, çocukları tesislerden yararlanırken kendilerinin yararlanamaması gibi bir durum biraz garip değil mi? Şimdi Metin Bey diyecek ki; bu yasak havuz, deniz, plaj için geçerli, restoran kısmından yararlanabilirler.. Öyle de, düşünsenize küçük kızı havuzda yüzen kulüp üyesi bir personelin içine düşeceği zor durumu. Zamanında sevgili ada müdürümüzün çocukları sıfatıyla tesislerden sınırsız yararlanan bireyler olarak sizin bu konuda, geldiğiniz yeri unutmuşçasına, çalışanlara böyle davranmanızı kabul etmek mümkün değil Metin Bey... Gelecekte başkanlık hayalleri kurup, etrafta kasılarak gezeceğinize, kendinize yandaş devşirmek için yönetim içinde kulisler yapacağınıza keşke biraz tevazu gösterip, iyi insan olmaya çabalasanız daha iyi bir seçim yatırımı olmaz mı? Ama siz, ben ne yapsam zaten başkan olamam diye düşünüyorsanız o başka tabii. O zaman böyle devam edin..
MARİFET İLTİFATA TABİDİR
Diğer yandan Çarşamba günü yönetime yeni dahil olan genç bir kulüp üyesi, Ömer Sarıgül’ün sorumlu olduğu Voleybol Şubesi’nden çok güzel haberler düştü sosyal medyada önüme. Kendisini tebrik etmek için aradım.. Söylediğine göre Voleybol Federasyonu ile kurulan yeni ve iyi ilişkiler sayesinde Galatasaray normalin üçte biri bedelle-ki onu da Daikin ödemiş- ‘Wild Card’ alarak Erkeklerde Şampiyonlar Ligine katılma hakkı kazanmış. Kadın Voleybol takımı zaten Şampiyonlar Ligine katılıyordu, böylece Voleybol da çıta yükselmiş oldu.. Bu arada Erkek takımına voleybolun Osimhen’i diye kabul edilen çok iyi bir oyuncu transfer etmişler, şampiyonluğu zorlayacaklarını düşünüyorlar.. Ömer, takımların personel, malzeme eksiklerini de gidermek için çabalıyor, uzun uzun anlattı. Diğer yandan, sezon başlayınca Galatasaray Lisesi’nden her hafta isteyen öğrencileri salonlara maç izlemeye götürmenin planlarını yapıyor. Söylediklerini dinleyince ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Genç, heyecanlı, istekli bir genç adam 16 amatör şubenin tümünden sorumlu tecrübeli yönetici Mehmet Cibara’nın destek ve yönlendirmesi ile Voleybol Şubesine yeni bir heyecan getirmiş, bu şubedeki yükü üzerine almış.. Diğer yandan, uzun süreden beri görev edindiği ve ilgili kurumlar arasında mekik dokuyarak kulübe masraf çıkartmadan hallettiği Kemerburgaz tesislerinin girişindeki tehlike arz eden yolun da genişletilmesi sürecinin tamamlandığını söyledi. Helal olsun diye geçirdim içimden.. Yaklaşık Kemerburgaz’ın toplam maliyetinin 10’da biri kadar bir tutarda imalat-iş kulübün kasasından para çıkmadan halledilmiş.. Açıkçası bu genç yöneticinin heyecanla anlattıklarını yazmaktan çekindim bir an. Öyle ya yönetimdeki bazı fenafillahlar sonra çocuğa cephe alırlar diye endişelendim. Sonra hızla vaz geçtim bu düşüncemden. Malum; marifet iltifata tabidir, sıkıysa cephe alsınlar..
YANLIŞI YANLIŞLA DÜZELTEMEZSİNİZ
Bir başka gelişme de, geçende yazdığım ve olağanüstü genel kurulda kabul edilen yıllık üyelik aidatı ile alakalı.. Bu aidat artışının önceden ödeme yapanlar için sıkıntı yaratacağını, eylüldeki mali kongrede katılım hakkı konusunda karışıklık olacağını belirtmiştim. Kulüpten SMS ile gelen son mesaj yıllık aidat artışının bu yıl için yazımda bahsettiğim sebeplerle uygulanmayacağı kararı alındığı yönündeydi. Ne yani bir yanlışı başka bir yanlışla mı düzeltmeye çalışıyorsunuz.. Kişi başı beş yüz TL artış miktarından vaz geçince, on bin kişinin bu yıl aidat yatıracağını var sayarsak yaklaşık 5.000.000.TL gelirden mahrum olacak Galatasaray. Bunu atlayan, bu karışıklığa sebep olan malum arkadaşlara benden selam olsun. Aferin, siz de böyle devam edin..