Ercan’ı Türkiye’ye bağlamak çözüm mü?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) birbirinden ayrılmaz iki bağımsız devlettir.

Türkiye ile KKTC arasındaki bağlar her alanda iki toplumu etkileyecek nitelikte olup vaz geçilmezdir. İşte bu sorunlardan biri de havayolu ulaşımı veya ulaşılamazlığıdır. Bu konuyu ilk olarak Mayıs 2022’de yazdığım yazıda şöyle anlatmıştım.

“Geride kalan Şeker Bayramı’nda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar’ı bayramlaşmak için aradım. Hal hatır sorduktan sonra, daha önce kendisine sorduğum KKTC’de yeni bir havayolu şirketi kurulması konusuna değinince Tatar, gündemi değiştirecek başka önemli bir konudan söz etti.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye havalimanları ile Ercan Havalimanı arasında yapılan uçuşlarda, uçak bilet fiyatlarının çok yüksek olduğunu ve bu durumun Kuzey Kıbrıs’a tatil yapmak amacıyla gelmek isteyenler için önemli bir engel olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:

“Sizin de bildiğiniz gibi Kuzey Kıbrıs’a yani Ercan Havalimanı’na yapılan uçak seferleri dış hat seferi olarak işlem görüyor. Türkiye’deki İstanbul ve Sabiha Gökçen Havalimanlarını özel sektör şirketleri işlettiği için yolculardan havalimanı vergisi alınmaktadır. Bu miktar İstanbul Havalimanı’nda 20 Euro, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ise 15 Euro’dur. Bu vergiler de
yolculardan tahsil edilmektedir. Bunun bir tek çözüm yolu vardır. O da, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Lefkoşa Ercan Havalimanı uçuşlarını iç hat uçuşu yapma kararı alırsa havalimanı vergisi 3 Euro’ya iner. Yurt dışı çıkış harcı da kalkınca bu iş hem Türk vatandaşlarına yarar, hem de Kuzey Kıbrıs’ın turizmine büyük katkıda bulunur.”

Bu duruma Türkiye’de gelir kaybına uğrayacak olan havalimanlarının işletmeci şirketlerinin itiraz etmesinin yanı sıra, Ercan Havalimanı’nın da iç hat uçuşu gösterilmesine Kuzey Kıbrıs’taki bazı kesimlerin hayır diyeceğini hatırlattığım Cumhurbaşkanı Tatar “O konu çok önemli değil.” diyerek sözlerini noktaladı. Vedalaştık ve iyi dileklerle görüşmemizi bitirdik. Şimdi gözler Ankara’da. Böyle bir karar alına bilinir mi?

Kararın siyasi ve hukuki sonuçları ne olur? Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bu fikre sıcak bakabilir mi? Özelleştirme İdaresi Başkanlığı itiraz eder mi? En önemlisi, bu fikir Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ilgi görebilir mi bekleyip görelim.”

Bu yazının üzerinden tam dört yıl geçti ve Tatar Cumhurbaşkanlığı’ndan ayrıldı. Fakat, onun dile getirdiği Ercan Havalimanı iç hat olsun düşüncesi yine gündeme geldi. Geçen hafta Türkiye’den bir heyetin KKTC’ye gidip bu konuları ele alacağı mealinde haberler okuduk. Kars doğumlu, Yeniden Doğuş Partisi lideri olan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, DHMİ ve SHGM benzeri kriterlere göre bir yapılanmaya gittiklerini, amaçlarının bilet fiyatlarını düşürmek ve dış hat uçuşlarının önünü açmak olduğunu belirterek bu konuyu tekrar gündeme getirince KKTC’de tam bir siyasi kriz çıktı. Muhalefet bu düşünceye tavır alınca Ulusal Birlik Partili Başbakan Ünal Üstel ise, Ercan’nın iç hat statüsüne alınması gibi bir durum olmadığını, amaçlarının bilet fiyatları ve uçuş imkanlarını artırmak olduğunu söyledi. Bu nasıl bir hükümet ortaklığı, bu nasıl koalisyon anlayan varsa beri gelsin.

Bakan bir şey diyor, Başbakan Üstel “Ercan’ın statüsü değişmeyecek” diye karşı çıkıyor. Hiç mi bir araya gelip bu kadar önemli konuyu konuşmazlar.

Bakan, THY’nin Batum’a yaptığı iç hat uçak seferlerinin örnek alınmasını, bunun da Gürcistan’ın egemenliğini zedeleme gibi bir durum yaratmadığını söylüyor. Meslek örgütlerinden, Hava Trafik Kontrolleri Sendikası Başkanı Kürşat Hüdaverdioğlu ise, Batum ile Ercan’ın çok ayrı hukuki ve siyasi statülerde olduğunu belirterek bu görüşe itiraz ediyor. Sendika, sadece Türkiye’nin alacağı iç hat kararıyla bilet fiyatlarının düşeceğini söylüyor. Cumhuriyetçi Türk Partisi Gurup Başkan Vekili Asım Akansoy ise iç hat uygulamasının siyasi, anayasal ve de hukuki sonuçlar doğuracağını belirtip bu görüşe karşı olduklarını açıkladı. Türkiye’nin Ercan’ı iç hat olarak ilan etmesinin gümrük ve diğer konularda sorun doğuracağını ve tam anlamda hayata geçmesinin çok zor olacağını anlatan uzmanlar, bilet fiyatlarının da düşme garantisi olmadığını, en iyi yolun KKTC orijinli bir havayolu şirketi kurmak olduğunu özellikle söylüyor.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yeniden milli bir bayrak taşıyıcı hava yoluna sahip olması gerektiğini belirterek, bunun yalnızca ulaşım değil, ekonomik kalkınma ve stratejik bağımsızlık açısından da hayati önem taşıdığını ifade edip, kanatlarımızla uçmanın artık zamanı geldi” diyor.
Pegasus Havayolları KKTC Temsilcisi Zeki Ziya ise, Ercan Havalimanı’nın özelleştirilmesinin ardından eski indirimlerin kaldırıldığını belirterek “Türkiye'de KKTC uçuşlarına konaklama ve yer hizmeti ücreti uygulanmıyordu; KKTC'de ise yüzde 50 indirim vardı. Özelleştirmeyle bu avantajlar son buldu ve maliyetler yükseldi. KKTC ise çıkış harcından KDV alan tek ülke. Bu şartlarda düşük fiyatlı bilet satılmasını beklemek gerçekçi değildir. İç hat statüsünün uygulanması ise mümkün değil” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ta koalisyon hükümeti ucuz bilet, daha çok uçuş için ortaya atılan görüşleri ortak noktada nasıl buluşturacak doğrusu bilemiyorum.

Mutlu yarınlar Kuzey Kıbrıs.

                                                                                                           ***

Akademisyenlerden bilimsel araştırma
Onur Air ve Atlas iflasları için anket

Türk sivil havacılık ailesinin en eski şirketlerinden biri olan Onur Air, 1992 yılında Kuzey Kıbrıslı Kazım Tonguz tarafından TK Akdeniz adıyla kurulur ve daha sonra Onur Air Taşımacılık A.Ş adıyla tescil ettirilir.

Şubat 1994’te Ten Tur Gurubu Onur Air’in bir kısım hisselerini, ardından 1996 yılında Ten Tur ortakları Hayri İçli, Ünsal Tülbençi ve Hamit Cankut Bagana Onur Air’ı tamamen satın alır.

2000’lı yıllarda Hayri İçli ve Ünsal Tülbentçi ortaklıktan ayrılınca Hamit Cankut Bagana tek ortak olarak kalır. 2003’te iç hat uçuşlarına başlayan bu şirket, 36 uçaklık filosunun 12 uçağını Saudi Arabia Havayolları’na kiraladı.

Bu anlaşmanın Suudiler tarafından sona erdirilmesi şirketin gidişatını çok olumsuz etkiledi ve Onur Air’in satışı gündeme geldi. Bu süreç de olumsuz sona erince ilk iflas kararı istinafta bozulsa da şirket için 16 Nisan 2026 tarihinde verilen iflas kararı kesinleşti. Çalışanlar iflas masasından ümitli.

Almanya’da yaşayan Türk iş insanı Vural Öger tarafından 2001 yılında kurulan Atlas Jet adlı firmaya 2004 yılında Etstur’un ortağı Ali Murat Ersoy ortak oldu. Avrupa Parlamentosu’nda milletvekili de olan Vural Öger şirkette bulunan hissesini 2006 yılında Murat Ersoy’a bırakıp ortaklıktan ayrılır.

Daha sonra Atlas Global adıyla yoluna devam eden bu şirket de iç hat uçuşu yaparsa da sonuçta başarılı olamaz. Mahkeme 2020 yılında şirketin iflası istemiyle açılan davayı kabul eder. Şirketin kapanması çalışanların işsiz kalmasına ve birikmiş alacaklarını da ne yazık ki alamamasına neden oldu.

ÖNEMLİ İKİ ŞİRKETİN İFLASI

Türk sivil havacılık tarihine adlarını yazdıran bu iki şirketin de iflas ederek ticari hayattan çekilmesiyle yüzlerce çalışan işsiz kaldı, haklarını alamadı. 

Süreç devam ederek bir ilk yaşandı ve üç akademisyen bir anketle bu iflasları bilimsel olarak inceleme kararı aldı. İstanbul Ticaret Üniversitesi, İşletme Fakültesi Havacılık Yönetimi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ümit Kanmaz, Gelişim Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Olcay Ölçen ve Muğla Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Dilek Can, her iki şirketin çalışanlarına sosyal medyadan şöyle seslendiler. 

“Merhaba Saygıdeğer katılımcı, bu araştırmanın amacı, 2020’li yıllarda faaliyetlerini durduran Onur Air ve AtlasGlobal’in iflas sürecine etki eden temel nedenleri ortaya koymaktır. Amaç, şirketlerin faaliyet dönemindeki iç yapısal ve yönetsel dinamikleri analiz ederek batış sürecini hazırlayan faktörleri bilimsel olarak değerlendirmektir. Ankette yer alan sorular;
organizasyon ve yönetim yapısı, finansal uygulamalar, stratejik kararlar, rekabet anlayışı, müşteri ilişkileri, insan kaynakları, kurum kültürü ve bilgi sistemleri gibi alanları kapsamaktadır. Çalışma, eski çalışanlar ve yöneticilerin değerlendirmelerine dayanmaktadır. Katılım yalnızca 18 yaş ve üzeri bireyler için geçerlidir ve tamamen gönüllülük esasına dayanır. Kimliğinizi belirleyici herhangi bir bilgi istenmemektedir. Veriler gizli tutulacak, yalnızca bilimsel amaçla ve toplu olarak analiz edilecektir. Anketin tamamlanması yaklaşık 5–10 dakika sürmektedir. İstediğiniz zaman çalışmadan ayrılabilirsiniz. Sağlıklı ve güvenilir sonuçlara ulaşabilmek için soruları eksiksiz ve samimi şekilde yanıtlamanız önemlidir.”
Kendileriyle konu hakkında yazıştığım bilim insanları, yayınladıkları anket formunun iki şirkette bizzat çalışanlar tarafından doğru ve eksiksiz bilgilerle doldurulmasının çok önemli olduğunu belirterek “Anketin sonuçlanmasından sonra elde ettiğimiz verilerle iflasların nedenlerini bilimsel olarak saptayıp bir makale olarak yayınlayacağız.” Ekonomik hayatın sıkıntılı bir sürece girdiği bu dönemde havacılıkta olduğu gibi diğer sektörlerde de ne yazık ki bazı iflaslar kaçınılmaz olmaktadır. Bu araştırmanın iflasların gerçek sebebini ortaya koyması ve bunun diğer kritik sektörlere de örnek olması dileğiyle.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...