İspanya’nın öğrettikleri!
FIFA Dünya Kupası pazar akşamı oynanan finalle sona erdi. Arjantin’i deviren İspanya futbolun en büyüğü olduğunu tescilledi...
Filistin’deki zulmü en üst perdeden dünyaya duyuran, vicdanı ile vicdanı olanların sempatisini kazanan İspanya, sadece futboluyla değil insanlığıyla da gönüllerin şampiyonu oldu...
Biz dönelim futbola...
İspanya bu kupayı sonuna kadar hak etti. Oynadığı tüm maçlarda sahada basmadık yer bırakmayan, pres yaparak rakiplerini sürekli hataya zorlayan, orkestra gibi “takım” olan Boğalar, bencillik de yapmayınca gösterişsiz ama makine gibi futboluyla adını dünyanın zirvesine ikinci kez yazdırdı...
16 yıl sonra başarısını tekrarlayan İspanya, genç yıldızlarla da bu işin olabileceğini dünyaya öğretti...
Teknik Direktör Luis Fuente’nin gösterişsiz ama bir öğreti dolu olan kariyerinde apoletine yeni bir yıldız daha eklendi...
Artık futbolda değişim şart...
Bireysel yıldızların etkisi tek başına yetmiyor. Antrenman sürelerini yükselten, sahadaki koşu mesafesini artıran, fizik gücüyle ayakta kalabilen ve panik yapmayan takımlar başarıya daha yakın...
Özetle turnuvanın kazananı İspanya oldu. Fas, Dünya Kupası’nın çıkış yapan takımı olurken, Brezilya ise hayal kırıklığının diğer adıydı...
Gelelim turnuvanın kaybedenine...
Yapılan haksızlıklara ses çıkartmayan, takımların haklarını koruyamayan ve yanlı tutumuyla bu alanın şampiyonu da FIFA dersek haksızlık yapmamış oluruz...