Analar adına yüreğinden öpüyorum
467 sadece tarihe düşülen bir rakam değil, tüm dünyaya “İç Cephenin Gücünün-Terörsüz Türkiye Kararlılığının-Türkiye Yüzyılı Etkisinin” de ispatıdır….
Yani “ne yaparsanız yapın söz konusu vatan ve millet ise biz hep birlikte buradayız” dedi, milleti adına milletin meclisi.
AÇILIM DEMEMİŞTİ “SAÇILIM OLMASIN” DEMİŞTİ
22 Ekim 2024 bir milattı, Devlet Bahçeli tarafından ilan edilen.
Mealen şöyle demişti Bahçeli; Nuh’un Gemisi eşliğinde tarihi yeniden yazıyoruz, gelmek isteyenler de buyursun gelsin işin ucundan tutsun…
Öyle de oldu. Tüm dünya kaoslar ve savaşlar eşliğinde dibe doğru hızla giderken, her zamanki öngörülü duruşuyla “iç cepheyi güçlendirmek amacıyla kardeşliğimizi tazelemek ve güçlendirmek zorundayız” dedi Bahçeli.
Bahçeli’nin yaptığı o ilk açıklama sonrasında kamuoyu “yeni bir açılım süreci mi” başlıyor algılarına boğuldu. Halbuki öyle değildi! O açıklamadan birkaç saat sonra şu başlıktaki yazımı köşeme taşıdım ve altını doldurdum; “BAHÇELİ AÇILIM DEMEDİ, SAÇILIM OLMASIN DEDİ”
Dünyanın kapısına kaoslar ve savaşlar dayanmışken savrulmamak için birlikte hareket etmemiz gerekiyor demişti aslında Bilge Lider.
Ve geldiğimiz noktada bu çağrıda ne kadar haklı olduğunu gördük!
O OLMASAYDI OLMAZDI!
İlk andan itibaren herkesin dilindeki tek cümle şu oldu; bu çağrıyı Bahçeli’den bir başkası yapsaydı olmazdı, güven vermezdi, milyonlar inanmazdı!
Ki öyle de oldu. Kısa zamanda Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge talebine evrildi bölgedeki ülkeler tarafından. Suriye, Irak, İran, Körfez Ülkeleri, Lübnan ve diğerleri “biz de huzur istiyoruz” dileklerini zikretmeye başladı.
Nereye gitsek ve kiminle konuşsak yüreklerdeki tek dua; “Allah Devlet Bahçeli’nin sağlığına zeval vermesin, başımızdan eksik etmesin yoksa bu iş sona varmaz!”
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE HUZUR DİLEKLERİ DEVLETE TESLİM EDİLDİ
Terörsüz Türkiye dualar eşliğinde uyandığımız her yeni günde çığ gibi büyürken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ben de varım” demesiyle mesele devlet meselesine dönüştü.
Ve ardı ardına umut verici gelişmeler yaşandı.
Bahçeli’nin çağrısıyla TBMM’de kurulan Kardeşlik Komisyonu bu konuda en önemli görevlerden birini üstlendi.
6,5 ay süren komisyon çalışmaları sonucunda ortaya yol rehberi niteliğinde bir raporun sunulmasına vesile oldu.
Bu rapor bir sonuç değil, yolun başlangıcıydı aslında.
BAHÇELİ DİNAMO MİSALİ HER KADEMEYİ HAREKETE GEÇİRMEKTEN VAZGEÇMEDİ
Kolay değildi, 50 yıllık terörle mücadeleyi bitirmek ve 150 yıllık travma sarmalını kırmak!
Bu nedenle bazen duraksadı, bazen gerginliklere sebep oldu, bazen de acaba bitti mi dedirtti!
İşte tam da her seferinde Devlet Bahçeli sağduyu, diyalog, vatan, millet odaklı yüreğiyle onlarca köprü kurdu; “hadi kalkın ayağa silkelenin ve kendinize gelin çünkü bu yolun asla ve asla dönüşü yok” dercesine.
467 SADECE BİR RAKAM DEĞİL TARİHE İZDİR!
Dün gece herkesin gözü kulağı Meclisten çıkacak sonuçtaydı. Biz de canlı yayında bir yandan konuşup diğer yandan takip ediyorduk gelişmeleri. Ve o an “467 rakamını canlı yayında dünyaya duyuran ilk kişi olarak gözlerimin, burnumun, sesimin tüm damarları sızladı GURURLA!
Oyların kabulden çıkması yönünde bir şüphe yoktu lakin kim “vatanım ve milletim diyecek, kim paslı prangalarına biyad edecek” görmek istiyordu bu millet!
Ve çıkan sonuç Türkiye’nin dünyaya “iç cephesinin gücünün” ispatı oldu.
TÜM ANALAR ADINA YÜREĞİNDEN ÖPÜYORUM
İki yıldır hiçbir ananın yüreğine ateş düşmüyorsa ve bundan sonra bunun devamı için milyonlar yan yana geliyorsa; tüm anneler adına Devlet Bahçeli’nin yüreğinden öpüyorum.
Olmaz denileni olduran vatan ve millet aşkını şimdi daha derinden yaşamalıyız ve daha üst seviyeye taşımalıyız zira terörden nemalanan kesim son çırpınışlarını sergilemek için halâ pusuda bekliyor!
Devlet aklı ve devlet gücü rehberliğinde alacağımız çok yollar var. Yeni Dünya Nizamı gelişmek için revize olmayı dayatıyor bu nedenle köklerimize sadık kalarak, gelecekteki yerimizi almayı unutmayarak, gelişime açık olarak yürümemiz gerekiyor çünkü “şimdi her şey bizim elimizde”!