Sonuna kadar gidebilecekler mi?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Hep güzel ve pek özel memleketimizde son zamanlarda ve bir nevi devletin bağırsaklarını temizlediği izlenimi veren peş peşe onlarca operasyon başladı. Türk devlet aklı muhtemelen yeni dönemde yaşanması beklenen büyük ve önemli gelişmeler öncesinde şöyle bir iç temizliğin faydalı olacağını düşünmüş olmalı ki düğmeye basıldı ve Adliye teşkilatımız yoğun mesaiye başladı.

Fail-i meçhullerden başlamak üzere milletin aklına takılan ne kadar çetrefilli mevzu varsa şimdi gündemde onlar var. İşte bunlardan bir tanesi de futbolumuzdaki hayatın olağan akışına uygun olmayan durum, sonuç ve uygulamalar.

Polis, adliye ve istihbarat, Türk futboluna bir kolonoskopi yapıyor bu günlerde. Zira içeride habis bir ur gibi her yana yayılmış, dal budak salmış sağlıksızlığın sebebi olan bir “yapı” ve bu yapının kafasına göre yapıp ettiği onlarca hukuksuzluk, adaletsizlik ve kayırmacılık var.

İngiltere Futbol Federasyonu’nun görevlendirdiği bağımsız araştırma kurulunun Manchester City hakkında son sekiz seneye ait; transferler, sponsorluklar ve kulüp mali yapılanması konularında verdiği 115 dosyanın 114’ü hakkında usulsüzlük kararının yankıları tüm dünyada sürerken, İspanya’dan başka bir bomba haber daha düştü. Barcelona kulübü İspanyol Futbol Federasyonu Hakem Komitesi Başkan Yardımcısı J. M. Negreira’ya 7.3 milyon avro rüşvet vermekle itham edilmekteyken devreye ezeli rakibi Real Madrid girerek UEFA’ya 500 sayfalık bir rapor sundu. Bu rapora göre Real Madridliler; yapılan bilinçli hakem kayırmaları ve hatalı kararları ile 7 şampiyonluklarının çalındığını öne sürüyorlardı.

Endüstriyel futbolda kapitalizmin vahşi kuralları da ne yazık ki işliyor. Daha başarılı gözükmek için, daha fazla şampiyon olmak ve yıldız sayısına arttırmak için, taraftarını mutlu etmek için, pastadan daha büyük pay almak için, bazen koca koca kulüpler ve onları yönetenler kanun dışına çıkarak şaibeli işlere bulaşmaktan çekinmeyebiliyorlar.

Bizde 15 Temmuz kalkışmasından sonra Askeriye, Emniyet ve Adliye teşkilatlarında –kısmen- yapılan FETÖ temizliği, Futbol Federasyonu ve MHK çevresinde ciddi şekilde –hiç- yapılmadı. Aradan geçen koca on yıllık sürede orada mevcut bulunan paralel devlet yapılanmasıyla iltisaklı “yapı” hangi federasyon başkanı olursa olsun rahatça hedeflerine uygun şekilde çalışmaya devam etti.

Bizim hukuk sistemimiz delilden sanığa giden bir tarzı benimser. Yani önce deliller bulunur, bu delillerin hukuki olabilmesi de bazı şartlara bağlıdır. Sonra olaya müdahil olanların beyanları/itirafları gelir ve ardından yargılama başlar, hüküm inşa edilir. Bu çok zor ve karmaşık bir yoldur aslında. Şüpheden zanlı yararlanır. Halbûki Batı’da daha ziyade sanıktan/şüpheden delile/itirafa giden bir yol izlenir.

İşte başlıktaki endişemiz de bunun için var. İşini bilen avukatlar, bu avukatların hukuk sistemi içine saklanmış hempaları, adalet sistemimizdeki boşluklar, geri çekilen tanık ifadeleri falan derken gene havanda su dövmeyiz inşallah. Bu kadar yaklaşmışken “temiz toplum-temiz futbol” avucumuzun içinden kaçıp gitmez umalım.

Görelim Mevlâ n’eyler, n’eylerse güzel eyler.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...