Terörsüz Bölge ve Bahçeli büyük nimet “anlayana”!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin stratejik düşünce perspektifiyle bu hafta Türkgün Gazetesi’ne verdiği röportajlar; Türkiye, bölge ve dünya günlük siyasetinin çok üstünde ve çok üzerinde yeni bir pencere daha açtı…
DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK GEREKİYOR, ATATÜRK MİSALİ
Mustafa Kemal Atatürk'ün şu cümlesi Devlet Bahçeli’ye dair anlatmak istediğim kitaplar dolusu cümlenin birebir özeti gibi: "Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir; benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir"…
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı her açıklama ile Türkiye’nin, bölgenin ve dünyanın gündemini belirliyor; ANLAYANA!
Bahçeli’yi anlamak zikrettiği cümlelerin çok üzerinde ve çok ötesinde bir durum aslında.
Kelamlarının ardındaki manâyı, zihninden ve ruhundan gözlerine yakamoz misali vuran yansımayı, ruhundaki gerginliğin ya da dinginliğin jest ve mimiklerinde yarattığı kıvrımları ve hatta zihin iklimine göre soluk alıp verirken yarattığı nabzı anlamak gerekiyor çünkü “bilgelik anlatmayı değil, anlaşılmayı ve anlayanlarınızla birlikte inandıklarınızı icra etmeyi gerektirir”!
Bana göre Devlet Bahçeli’nin zihninden ve yüreğinden yansıyanları anlamak “boyutlar ve asırlar arasında seyahat etmek” gibi! Zihninden ve yüreğinden dökülen cümleleri doğru kavrayıp hayata geçirebilsek kimseler bileğimizi bükemez bu net!
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN NİMETİ OLAN TERÖRSÜZ BÖLGE ANLAŞILAMADI
Devlet Bahçeli 22 Ekim 2024’te yaptığı Terörsüz Türkiye açıklamasıyla asrın miladını ilan etmişti.
O günden bugüne yaklaşık iki yıl geçti ve Bahçeli’nin ilanıyla adeta “Nuh’un Gemisinin Yeniden İnşasına” dönüşen Terörsüz Türkiye yoluna milyonlarca insan yüreğini bıraktı. Bilhassa da anneler. Taşa bile “amin” dedirten dualar eşliğinde kadınlar Bahçeli’ye ve yoluna mis kokulu güller misali dualarını döktü.
Bu yola; kimi duasıyla, kimi yazılarıyla, kimi kelamlarıyla, kimi katkı fikirleriyle, kimi “ben de varım” demesiyle, kimi de bıkmadan usanmadan “güçlü Türkiye yoluna devam” diyen yürek gücüyle katkı sundu ve sunmaya devam ediyor.
Terörsüz Türkiye öyle büyük karşılık buldu ki kısa zamanda “terörsüz bölge nimetini” de doğurdu, Ortadoğu ülkelerinin “Nuh’un Gemisine bizi dahil edin” talepleri doğrultusunda.
Bahçeli’nin açtığı ve başarıya ermesi için tüm basamaklarını somut veriler eşliğinde inşa ettiği “terörsüz bölge” maalesef ki Türkiye’de hakkıyla anlaşılamadı ANLAMASI GEREKENLER TARAFINDAN!
Halbuki Ortadoğu ülkeleri bu nimetin fazlasıyla farkında ve desteğini sunuyor.
“BAHÇELİ UYANIŞI” ORTADOĞU’YA DA SİRAYET ETTİ
Devlet Bahçeli Terörsüz Türkiye ve bölge gemisini inşa ederken zihni, fikri, demokrasi, adalet, etik değerler, etik siyaset ve daha pek çok başlığa dair de bir UYANIŞI tetikledi.
Bu uyanış; Suriye’ye nizamı ve huzuru getirdi, İran sokaklarının ateşini söndürdü, Irak Hükümetinin iç ve dış temizlik başlatmasını sağladı, Mekke Anlaşmasına can verdi…
Özetle Terörsüz Bölge; Türkiye, Ortadoğu ve Türk Dünyası açısından çok önemli bir eşik olmakla birlikte Türkiye’yi önemli bir kavşağa dönüştürdü. Ortadoğu ülkeleri öz kaynaklarını “kendi iradeleriyle” değerlendirmek için sadece Türkiye’ye güveniyor şimdi.
Terörsüz Bölge’nin ne demek olduğunu kısa bir özetle aktarmak istiyorum:
1) Çökmüş Avrupa Birliği’ne ve NATO’ya karşı geniş kapsamlı “Ortadoğu Birliğini” oluşturabiliriz.
2) “Ortak güç ortak değerler ve kazançlar üzerinden oluşur ve geleceğe taşınmak üzere kök salar” mantığıyla “ekonomik, kültürel, sanatsal, sportif, akademik ittifaklar” kurulmalı. Ortak; üniversiteler, organize sanayi bölgeleri, bilim-edebiyat-müzik-teknoloji yarışmaları, enstitüler ve daha nice alan yaratılarak “ortak kader” inşa edilebilir.
3) Terörden arındırılan ve ittifak faaliyetleri ile güç bulan bölge, Türk dünyasına bağlanır “Türkiye kavşağı” ile.
4) Türk dünyası ve Ortadoğu’nun buluştuğu tüm başlıklar Türkiye tarafından tahsis edilir ve garantilenir. Böylelikle doğu ve batının da muhtaç olduğu güvenli kavşak olur Türkiye.
Bu maddeleri arttırabiliriz yeter ki Devlet Bahçeli’yi “anlamak” konusunda samimi ve cesur olalım…