THY hangi ülkelere neden uçmuyor?
Osmanlı İmparatorluğu bürokrasinin en alt kademesi olan tahrirat kalemi görevinden valiliğe, valiliklerden de sadrazamlığa kadar yükselen ve yol yapımı konusundaki çalışmalarıyla tanınan Halil Rıfat Paşa (1827-1901) “Gidemediğin yer senin
değildir” sözüyle tanınan bir devlet adamıdır. Kartacalı Anibal’ın söylediği sözün tam tersi artık bir yerlere gitmek için yol yaparak değilde yol bularak gitme durumundayız. Yol bulmanın en akla yakını ve değerlisi de havayolu ulaşımı olarak karşımıza çıkmaktadır. Mazisi henüz 100 yılı bile bulmayan havacılık sektöründe geldiğimiz nokta göğüs kabartacak seviyededir diyebiliriz. Gidilen yerler elbette bizim olmayacak ama bize maddi ve manevi olarak çok şey kazandıracak, dostluk kurulacak. Milli markamız Türk Hava Yolları tam 14 yıl önce 2012 yılında, “Dünyanın en çok yerine uçan havayolu” olarak ünlü Guinness Rekorlar kitabına girmeyi başarmıştı. Yeni açılan, 32 nokta ile uçulan dış hat sayısı 181’e, uçulan ülke sayısı da 96’ya çıkmış, iç hatlarla uçuş noktası 217’ye ulaşmıştı.
Durmak yerinde saymak ve hatta geri gitmektir sözünü iyi kavrayan THY, bu konuda yıllar içinde bu sayıları egale ederek rakipleriyle arayı çok açmış. Kayıtlara baktığımızda Bayrak Taşıyıcı şirketimiz THY’nin filosundaki 564 uçakla 53’ü iç hat olmak üzere toplam 358 farklı noktaya uçtuğunu görürüz. Avrupa’da 88, Asya’da 74, Afrika’da 55, ABD’de 26 ve Avustralya’da da iki noktaya uçan THY ile kardeş şirket AJet’ın uçuşlarıyla dünyanın beş kıtası ve toplam 133 ülke THY’nin kanatları altında diyebiliriz. Bu tablo muhteşem. Bu ülkeleri tek tek saymak sayfamızın boyutlarını aşacağı için, bunun yerine dünyada Birleşmiş Milletler’in tanıdığı 195 ülkenin 3’te 2’sinden daha fazla yere uçuş yapıyor demek doğru olur.
Tabii, soruyu tersten sorabiliriz. THY, kaç ülkeye neden sefer yapmıyor?
Sadece buna örnek vermek gerekirse
Aruba, Barbados, Belize, Benin, Fareo, Çuraçao, Haiti, Guam, Makao, Malavi, Martinik, Mauritius, Cayman, Grenada, Sao Tome, Tonga, Cape Verde (Yeşil Burun), Caledonia, Turks&Caicos gibi 62 ülkeye henüz hiç sefer yapılmıyor. Birçoğunun adını ve nerede olduğunu bilmediğimiz ülkelere (ülkecik dersek daha doğru olur) sefer yapılmayışının en önemli nedeni bu destinasyonlarda yeterli bir potansiyelin bulunmayışıdır. Başka ülkelere bağlantılı sefer yapma imkanının olmayışı da önemli neden.
Birçoğu ada olan ve bazılarının alt yapısı yetersiz olan bu ülkelerin birçoğunda belki de THY uçaklarının inebileceği havalimanları bile yoktur. Kaldı ki, THY çok sayıda yere gidiyor. Bu ülkelere öncelikle, onlara yüzyıllar boyu zulmeden, onları çocuk kadın yaşlı demeden katleden ve onların kaynaklarını istediği gibi kullanan, sömürgeci devletlerin gitmesi gerekir. THY, devlet politikası gereği siyasi kriz yaşanan ülkelere de sefer yapmıyor. Örneğin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Kuzey Kore gibi. Ve bir de İsrail tabii. Özel sektörün uçtuğu Ermenistan ile siyasi yumuşama ve normalleşmeyle birlikte tarifeli seferler artık yapılıyor.
Gelecek 10 yılda yaklaşık 50 milyar ABD dolarlık uçak yatırımı yaparak filodaki uçak sayısını 850 yapmayı hedefleyen THY, yıllık gelirini de 50 milyar ABD dolarının üzerine, halen 307 olan uluslararası uçuş noktasını da 350'ye çıkarmayı planlıyor. İşte bu yeni destinasyonlar yeni dostluklar ve iyi ekonomik ilişkileri de getirecektir. En yakın rakibini 30’a yakın ülkeyle geride bırakan THY “Gökyüzündeki liderliğimizi bir adım öteye taşımanın gururunu yaşıyoruz. Bu eşsiz başarıya ulaşmamızda emeği geçen çalışma arkadaşlarımıza ve bizi tercih eden yolcularımıza en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.” diyor ve bu konuda kesin rakipsiz olduğunu açıkça ilan ediyor.
Biz de tasada ve kıvançta aynı kaderi paylaşan milletin mensupları olarak bize bu mutluluğu yaşattığı, ekonomik kalkınmamıza ve sosyal hayatımıza değer kattığı için THY’mize sonsuz kez teşekkürler ediyoruz. Sağ olunuz.
Mutlu yarınlar Türkiyem.
——————————————————
Ne devlet ne de yatırımcı yanaşmıyor
KKTC’de ‘yerli / milli havayolu’ olmaz
Türkiye Cumhuriyeti’nin 1974 yılında Kuzey Kıbrıs’a düzenlediği Barış Harekatı’ndan sonra Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Bir devletin olmasa olmazı olan havayolu şirketi de 1975 yılında Kıbrıs Türk Hava Yolları adıyla faaliyete geçirildi. Bu şirket her ne kadar federe devletin bir kuruluşu olsa da, Türkiye devletinin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nden izin alınarak kurulmuş havayoluydu. Yani, resmen Türkiye’ye bağlı olması dışında diğer konularda fiilen KTFD Ulaştırma Bakanlığı tarafından idare edildi. Şirket, ambargo nedeniyle tüm uçuşlarını Türkiye üzerinden yapıyor bu nedenle de çok verimli olamıyordu. Siyasilerin yakınlarını işe sokması ve personel sayısının artması havayolunu kısa sürede zarar eder duruma getirdi.
KTHY 2010’da ne yazık ki kapandı.
Kuzey Kıbrıs halkı kendi havayollarının olmasını çok istemelerine rağmen bu konuda ciddi bir gelişme olmadı. Devlet bu işin götürüsü getirisinden fazla olur diye şirket kurmak istemedi, bunun yerine iş insanlarının ortaklık kurması için çaba gösterdi, fakat bu girişimlerden de bir sonuç alınamadı. Bir süre sonra bir turizm şirketi “Yerli ve milli havayolu” kuruyoruz diyerek ortaya çıktı. Yaptıkları önce Free Bird Havayolları’ndan, daha sonra da Anka Air’den dönemsel olarak bir uçak kiralamaktan başka bir şey değildi. Fly Kıbrıs Havayolları veya FlyKHY.com, kurucu ortakları Rauf Denktaş, Mehmet Yücel ve Nusret Polat olan Cyprus Royal Tourism adlı şirketin bir alt markasıydı. Uçağın gövdesine Fly Kıbrıs Havayolları (FlyKHY) yazarak Kuzey Kıbrıslı kökenli havayolu şirketi olduklarını göstermek istediler. Uçağın gövdesine ne yazarsanız yazın üçlü tescil işareti uçağın başka bir şirkete ait olduğunu ayan beyan gösterir. TC-FHK tescilli Airbus 321-214 tipi uçak Free Bird’den wet-lease (ekibiyle) olarak kiralandı. Uçağın gövdesindeki “Operated by Free Bird” yazısını da ayrıca hatırlatmakta yarar vardır.
Kendilerini havayolu olarak tanıtarak daha çok yolcu toplayacaklarını ve daha çok para kazanacaklarını hesap etmeleri doğrusu iyi davranış değildi. Ulaştırma ve Bayındırlık Bakanı Erhan Arıklı da bu konuda THY’den destek alındığını belirterek ‘yerli ve milli’ bir şirketin kurulduğu müjdesini vermişti. SHGM’nin yolunu bile bilmeyen bu girişimciler Uçuş İşletme Ruhsatı Hür Kuş Hava Taşımacılık AŞ’ye ait kiralık uçakla 16 Nisan 2023’te törenle ilk seferi İstanbul Havalimanı’ndan Ercan Havalimanı’na yaptılar. Daha da ucuz uçacaklarını söylemelerine rağmen piyasa bunun gerçekleşmesine hiç imkan vermedi. Bodrum’a ve Ordu’ya sefer yapılacağı söylense de uçuşlar gerçekleştirilemedi. Aynı şekilde Bakü ve Tahran’a (Zorunlu olarak İstanbul üzerinden) uçuş yapılacağı açıklandı fakat bu da olmadı. Uçağa depremde ölen Kuzey Kıbrıslı sporculara ithafen “Melekler Takımı” adını vermek çok iyi bir davranış olsa da, iş uzun sürmedi. Sessiz sedasız piyasan çekilip gittiler.
Beklenen başarı sağlanamayınca, bir dönem için kiralanan uçak sahiplerine teslim edildi ve sözde şirketin işi bitti. Şimdi Kuzey Kıbrıs’ta yeni hikayeler anlatılıyor, yerli ve milli bir şirketin de mutlaka kurulması dile getiriliyor. Türkiye Cumhuriyeti siyasi iradesi olur demeden THY üst yönetimi elini taşın altına koymadan KKTC’de yeni şirket kurulması mümkün değildir. Hele de iki ayrı devletin konuşulduğu, birilerinin tek devlet ve federasyon diye direttiği bir sırada hiç kimse böyle tartışmalı ve kâr etmesi zor bir girişime olur demez. Siyasi parti liderlerinin çok iyi niyetli söylemleri de asla icraata dönüşmez. Kuzey Kıbrıs iç hat olmadığı için THY, A Jet ve Pegasus için kârlı bir alandır. Pastanın bölünmesini hiç istemezler, bu nedenle yerli ve milli havayolu için başka bir bahara “Ya kısmet” diyelim.