Bu iş zor!
Fenerbahçe’de işler iyi gitmiyor. Gaziantep deplasmanında iki puan bırakan Sarı-Lacivertiler’in beş müsabakadaki kaybı sekiz oldu…
Teknik Direktör İsmail Kartal, Roma karşılaşması sonrası “Bir daha asla geri dönmemek kaydıyla” istifa ettiğini açıklamıştı. İlk gün idmana çıkmayan Kartal, daha sonra ikna olarak görevinin başına döndü. O günden bu yana neler değişti diye sorarsanız ben de olumlu bir şey yok. Aksine birçok şeyin daha da geriye gittiğini söyleyebilirim. Rakipten kadro değeri olarak en az 13 kat daha maliyetli olan Fenerbahçe, sahada hiçbir varlık gösteremedi…
Kante, Guendouzi ve İsmail Yüksek gibi üç tane altı numara ile oynamak ne kadar doğru?
Hiçbir varlık gösteremeyen Kerem’i Oğuz’un yerine tercih etmek takımdaki forma adaletini sorgulatmaz mı?
İrfan Can Kahveci’yi kurtarıcı görmek, başkanın eleştirisi sonrası Semedo’yu kesip Mert’i oynatmak, hâlâ hazır olmayan Lukaku’yu ilk 11’de sahaya sürmek sonucu buraya getiriyor…
Mesela, Nene’nin neden tercih edilmediğini anlamış değilim…
Maçın ardından İsmail Hoca’yı dinliyorum, zeminden bahsediyor. Sekiz puan kaybı sorulunca da verilmeyen penaltılar ve hakemleri anlatıyor…
İstifa sonrası bu zorlama dönüş Fenerbahçe’ye hiçbir şey katmadı, bana göre de katmayacak. Yönetimin bu işi acil çözmesi lazım…
Takımdaki birlik ve yardımlaşma her geçen maçta kayboluyor. Oyuncular bile oynanan futboldan memnun değil...
Maçtan sonra Ake’nin sözlerine kulak veriyorum, özetle, “Daha hızlı oynamalıyız. Topu çok yavaş çeviriyoruz” diyor. Yani hakem yok, zemin yok…
Kısaca bahane yok, özeleştiri var!