Şeytanın en büyük numarası

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Kült filmlerden Olağan Şüpheliler/The Usual Suspects’de geçer bu replik. Aslı ve tamamı şöyle; “şeytanın yaptığı en büyük hile; dünyayı asla var olmadığına inandırmaktır.” Kayser Söze veya Verbal Kint karakterinde Kevin Spacey öyle bir oynar ki filmin finalinde yaşanan ters köşe sinema klasikleri arasında çoktan yerini almıştır.

Futbol dünyamızda yaşanan bütün çarpıklıkların sorumluları olarak Ferhat Gündoğdu ve Yasin Kol’un günah keçisi olarak okkanın altına gitmesi ve “yapı”ya hiç dokunulmaması ile işte bu noktaya geliverdik. Yapı mı ne yapısı, yapı hiç var olmadı ki o sizin gördüğünüz bir halüsinasyondu, uyandınız ve bitti.

Aslında var olmayan “Yapı” öyle bir numara çekti ki; hem hoşnut olmadığı Hacıosmanoğlu’nu topun ağzına getirdi hem de kullanım süresi dolan Ferhat Gündoğdu’yu ve zaafları afişe olan Yasin Kol’u hapse attırarak yüzde yüz kendine biat edecek kadroyu kem gözlerden korudu ve onların önünü açtı. İkili oynayanlara da gözdağı vermiş oldu bu hamleyle. Dedi ki; bırakın hemşericilik ayağıyla sağa sola yalpalamayı, benim olduğum yerde ya benimsin ya toprağın.

2027 başındaki ihalenin galibi de şimdiden belli. Sadettin Bey değil Amerika’dan Amazon’la, Başkan Trump’la girse ihaleye o malı ona vermezler. Şayet Katarlı sermayedarın ajandasında Türkiye’den çekilmek yoksa ihaleyi başka kimse alamaz. TFF/MHK ile yayıncı arasındaki “özel” durum ve konum dünden bugüne nasıl geldiyse bugünden yarına da öyle taşınacaktır. Akıl bunu emreder çünkü. O inceden, tam yerinden! çekilen çizgiler, ofsaytımsı hakem kararlarını aklayan yorumcular, VAR, AVAR cinliklerine uygun görüntü tercihleri falan bunlar kolay bırakılacak şeyler değil ki.

Devletimiz fon, borsa, banka gibi sıkıntılı konuları çözüp toplumda güven ortamını yeniden tesis etmeye çalışadursun, erkek egemen toplumumuzun şahit olduğu futbol yönetimindeki adaletsizliklerden kaynaklanan derin fay hattını ve her hafta, her hafta bu fay hattına negatif enerji yükleyen “yapı” ve icraatlarının sebep olduğu/olacağı yarılma ve kırılmaları tolore etmek o kadar da kolay olmayacak. Geleceğe dair umudu kalmıyor insanların en tehlikelisi de bu.

UEFA/FIFA gözetiminde, İngiliz veya Alman Federasyonları rehberliğinde yepyeni bir futbol yapısı kurmadan, yöneticilik vasfı olan şeffaf, çağdaş ve hesap verebilir insanları “tensip”le değil gerçekten seçerek bu yeni yapıyı onlara emanet etmeden, MHK, Tahkim başta olmak üzere tüm kurulları Anayasa Mahkemesi ve AİHM taleplerine uygun hale getirmeden, kim gelirse gelsin Türk futbolunun sağlıklı bir ortama kavuşması hayal olarak kalacaktır.

MHK’nın ve peşinden TFF’nin değişmesi hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Çünkü biz mevcut bataklığı kurutmak yerine bataklığın ürettiği sivrisineklerle mücadele etmeyi “icraat” sandığımız müddetçe “yapı” borusunu öttürmeye devam edecektir.

Orhon Murat Arıburnu’nun dizeleri ile veda edelim; dünya döndükçe Umut, fakirin ekmeği. Ye Mehmet ye, ye Mehmet ye.

Avrupa mesaisinde takımlarımıza başarılar diliyoruz. Haydi bastır Türkiye.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...