Tabiat gökyüzüne bakarak şikayet etmiş

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Yağmur önce sağanak halinde, daha sonrası afete dönerek geldi.
Meteoroloji sağanak yağmuru bildi ve söyledi ama afete dönüşeceğini o da bilemedi.
Son derece üstün, hava durumu teknolojilerine sahip olmamıza rağmen bu büyüklüğü bilemedi.
Kameralara yansıyan İstanbul sokakları, caddeler, evler, arabalar korkunç durumlara geldiler.
İnsanlar öldü.
Kaybolanları daha kimse bilemiyor.
Hesap edilemeyen, gerçekten umarsızca yakalandığımız felaket zincirini yaşıyoruz.
Suyun hafızasının ne kadar güçlü olduğunu kim biliyor ki.
Eskiler hep söyleyip dururlardı ama biz, 
Şiir satırları zannettik
Sadece duyduk.
Yalandan dinledik.
Yahu bu insanlar bize bir şey söylüyor demedik.
Ama hiç umursamadık,
Dereler önünde sonunda yerine geri döner dediler.
Biz bunu da duyduk, yalandan dinledik, utanmaz umursamazlıkta kaldık.
Sonunda dere olan bütün derelerde dere değilsin dedik, saygısızlık yaptık, evler, villalar siteler yaptık.
Ağaçlar ağlaya ağlaya kesildiler.
Ağaçlar bizi koruyan en önemli varlıklarımızdır.
Çocuklar ağlaya ağlaya oynadığı sokakları terk ettiler.
Kimin umuru oldu.
Anneler babalar çocuklarının oynamayacağı sokaklardaki evleri, villaları koşa koşa aldılar. 
Ülkemiz tam, 84 yıl önce aynı şekilde bu afete yakalanmış. 
Bilmeliyiz ki.
Tabiat daima gökyüzüne kafasını kaldırır ve hep bakar.
Tabiat beni kestiniz, yaktınız ve yıktınız diye bizi gökyüzüne şikayet eder.
Tabiat şikayet ederken hep ağlar.
Gökyüzü bu ağlayarak bakan gözlere dayanamaz ve başlar yağmaya ve tabiata eşlik eder.
Şimdi tabiat kendi içinde ağlarken.
Ya insanlar.
Yaptıklarının ettiklerini bedelini öderken, daha kötü bir şey oluyor.
Fakir, kaybolan eşyalarına ağlarken evinin çamurunu süpürür.
Zengin malikanesinden paylaşım yapar, hiç kimse bu haline merhamet etmez.
Bu felakette bile, birilerinin birilerine oh olsun dediği, kalplerin en kötü olduğu zamanlardayız.
Ah yağmur ah.
Sen bizi ne hallere düşürdün. 

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...