ABD-Ukrayna krizi: Ne oluyor?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Etrafı saran binbir bela arasından ne yazsam diye oturdum bu pazar sabahı bilgisayarın başına, itiraf etmem gerekirse. Bir yandan süregiden çatışma ve mücadeleler, her şeyin bu kadar uzaması, karmaşıklaşması, içinden çıkılmaz bir hal alması da normal. İndirgemeci olmak istemiyorum- hele ki büyükler küçükler ile savaşırken- ama büyük güç mücadelesinin bitmemiş olduğu bir dünyada huzura ermek de zor. Böyle bir dünyada bölgesel güçlerin rekabeti de çerçevelenemiyor, belli sınırlara oturmuyor ve maalesef aktörler kendilerini çevrelenme ve çevrelemeyi yarma kapanına kısılmış buluyor. Çevrelemeyi yarmak için sonu gelmez bir çırpınma hali- o aktöre karşı, bu aktöre karşı, bazen hepsine, bazen hiç beklemediğinize karşı. Yapacak bir şey yok, Allahtan mücadele azmimiz ve kudretimiz var. Ve tabi beterin beteri var; bakınız Ukrayna. Kiev’in başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmez, hep bir aldatılma hep bir ihanete uğrama öyküsü diyeceğim; ama bir yandan da çarşambanın gelişi perşembeden belliydi sanki.

UKRAYNA SAVAŞINDA TEHLİKELİ TABLO

Önce özet geçelim: Ukrayna savaşı, çok tehlikeli bir hal aldı. Bu cümle savaşın şiddetini anlatmaya aslında yetmiyor çünkü hala görünürde sınırlı (Rusya ve Ukrayna arasında) bir savaş ile karşı karşıyayız. Fakat savaş iki-üç açıdan alarm zillerini sonuna kadar çaldırıyor. İlk ve en önemli açı savaşın bir kazanamama noktasına sıkışıp kalması. Avrupalılar için Rusya’nın kazanmadığı her senaryo şimdilik yeterince iyi, ama bu kazanamama halini sürdürmek Ukrayna ve Rusya için giderek daha zor bir durum haline geliyor. Ruslar, bu durumdan nihayet sıkılıp gerçek anlamda kırmızı çizgilerini bir gün aşabilirler.

Bu tür bir risk savaşın kazanılamadığının ve kazanılmasının zor olduğunun anlaşıldığı ilk ayında ve ilk yılında da vardı fakat bugün daha fazla var. Ruslar, “kaybet-kaybet” hamlesini bir gün yapma potansiyeline ve stratejik kültürüne sahipler. Bu kayıplardan Rusya yıkılmadıkça bir milliyetçi varoluş hikayesi de çıkarırlar. Şu anda hala mühendisler daha üstün sistemlerle Ukrayna’daki oyunu kendi kazançlarına bitirecek bir teknolojik atılım için çaba gösterdiğinden savaş sahasına sürecek adam bulma derdindeler. İşsizleri, borçluları, mahkumları ve okulda derslerde “başarılı olmayanları” silah altına almayı düşündüklerini söyleyen haberler okuduk geçtiğimiz hafta. Muhtemelen fıkra tadında bir abartı ama öte yandan Rus mentalitesini yansıtıyor. Ruslar cephelerde çok şikayetçi olmadan muhtemelen varlık, ruh ve Tanrı üzerine düşünerek ölür. Bu kulağa şiirsel geliyor değil mi, şiirselliğin ötesinde süregiden, uzayan bir savaşta büyük bir artı. Rusları asıl endişelendiren sınırları korumada yaşayabilecekleri sorunlar ve topraklarına, ekonomik varlıklarına yönelik derin vuruş kapasitesinin Kiev tarafından çok başarılı bir biçimde hayata geçirilmesi.

MOSKOVA NEYE GÜVENİYOR?

Ruslar, burada üç şeye güveniyor: 1)-Seçimlerde de görüldüğü üzere halkın sabrı. Rus halkı bu savaşı savunmacı bir vatan savaşı olarak satın aldı. Bunu yapmak Kremlin’in becerisi miydi, Batının beceriksizliği miydi yoksa halk buna hazır mıydı- bu ayrı bir tartışma konusu; ama seçim süreci gösterdi halk savaşı destekliyor. 2)- Hala sınırlarla ilgili büyük bir meydan okuma yok. Tabi Ruslar, geleneksel etki alanlarının bir kısmından çıktılar, bir kısmın da düşük profile geçtiler. Acı ile ABD ve müttefiklerinin- ama özellikle ABD’nin- bazı boşlukları doldurduklarını görüyorlar. Kılcal damarlardan nasıl ilerlediğine şahit oluyorlar. Yapacak bir şey yok bazen mücadeleleri uzun dönemli düşünmek lazım. Bütün bunlar içerisinde Almanya’nın kaybı, Kafkaslarda ABD’nin varlığını güçlendirmesi can yakıyordur. Şimdilik Ruslar kara-listelerine “güçlenince intikam alınacaklar” listesi yapmakla yetiniyor. Ve 3)- (dikkat tehlike alarmı burada daha fazla çalıyor) Batı (temelde Avrupa desteği ile) Ukrayna derin vuruşta seviye yükseltir, artık bilemediğimiz kırmızı çizgi neredeyse onu geçerse, Moskova nükleer silah dahil cezalandırma gücünün varlığının ABD tarafından doğru okunduğunu düşünüyor. Trump’ın son hamleleri bu hususta Rusya’yı haklı çıkartıyor görünüyor. Fakat tabi Trump’ın siyasi geleceği belirsiz- ucuz Rus petrolü ile kurtulacak mı göreceğiz.

Öte yandan Ukrayna manzaralarını görüyorsunuz, Kiev dahil büyük şehirler, elektrik ve ısıtma alt yapısı artık daha fazla ateş altında. Sonra yollar, özellikle Ukrayna’dan çıkışı sağlayan ana arterler vuruluyor. Ruslar, Avrupalı diplomatların, bürokratların, siyasilerin ziyareti esnasında bu dronlarla yolları, köprüleri, demiryollarını, trenleri vurma işinde daha hevesli oluyorlar. Verdikleri mesaj açık, içerdeki savaş ve ölüm alanında ilerleme kaydedememiş olabilirler ama sahada hala hareketli olma avantajını ellerinde tutuyorlar. Karşı aktörün hareketini ise kısıtlama şansları var. Batılılara, Ukrayna’yı çok seven İngiliz, Alman, Fransız siyasetçilere şu mesajı veriyorlar: gelmeyin. Ukrayna halkına da bir mesaj var tabi; şansınız varken gidin. Savaş daha ilerlediğinde büyük şehirlerden çıkıp Polonya, Romanya, Moldova sınırlarına ulaşmanız mümkün olmayacak.

ZELENSKY: İHANETE UĞRADIM

Geçtiğimiz günlerde İngiltere’de bir canlı yayına katılan Zelensky, kendi hareket kabiliyetlerini iyice kısıtlayan bir gelişme olduğunu, Starlink’e bağlı Starshield’den Rusya’dan gelen füze ve dron bilgilerini – bir anlamda erken uyarıyı- alamadıklarını, bunun ani gelişen bir durum olduğunu, ihanete uğramış hissettiklerini filan söyledi. Konunun ayrıntıları çok net değil, Zelensky’nin ifade ettiği üzere ABD’den sağlanan tüm istihbarat bilgisinin kesilip kesilmediği de belli değil. Trump, istihbarat desteğinin verilmeye devam ettiğini söyledi. Starshield’den bilgi gelmiyor fakat başka kaynaklardan bilgi geliyor anladığımız kadarıyla. Yine de NATO İstanbul Zirvesi’nde Zelensky ile devam sinyali veren, Patriot lisanslandırmasından bahsederek aramız düzeldi, işte “gül buketi” tadında konuşan Trump gitmiş, yerine başka bir Trump gelmiş durumda. Elon Musk’ın “Starlink sadece ve sadece ABD’nin kontrolündedir” tadındaki sosyal medya paylaşımı ABD ve Ukrayna arasındaki krizin bir noktasında bu kararın alındığı hissiyatı veriyor.

Ukrayna-ABD krizinin böylece üç ayağı oluyor. İlk ayak yaklaşık 10 gün önce Trump’ın önce enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurma konusunda tarafların anlaştığını duyurması ile başladı. ABD, bir süredir Ukrayna’nın Rus enerji varlıklarına saldırılarının küresel petrol fiyatlarını yukarıya doğru olumsuz etkilediğini düşünüyor, Kiev’den bu saldırıları durdurmasını talep ediyordu. Kiev’in- açık açık reddedemese de- savaşın bu raddesinde kolay kabul edebileceği bir talep değil, zaten saldırılar sürdü. Pek çok uzman bu talebin ABD’de yükselen enerji fiyatları ile ilgili olduğunu ve Trump’ın ara seçimler öncesi istediği takdirde fiyatları kontrol altına alabileceğini göstermek istediğini söylüyordu. Hemen hemen herkes konunun Hürmüz’deki savaşın bitmemesi, bitecek gibi olduğundan kaynaklandığını da söylüyor- ki haklılar. Eski ikilemi Trump yönetiminin kapısını tekrar çalıyor. Dünya’nın en güçlü devleti de olsan iki krizi bir arada yürütmek zor. Ayrıca iki kriz de kontrolde olduğu sinyalini vermiyordu. Dolayısıyla Trump yönetimi en azından zorlayabileceği hatların daha fazla olduğu Ukrayna krizinde ipleri elline almak istedi.

ABD-UKRAYNA KRİZİ

İlk adım, ABD’nin kendi kendine ilan ettiği enerji ateşkesi işe yaramayınca Trump yönetimi Rusya ile 6 aylık ucuz Rus dizel yakıtının ABD tarafından satın alınmasını mümkün kılan bir anlaşmaya vardığını duyurdu. Sebep ne kadar belli olsa da ABD-Rusya anlaşması, büyük güçlerin sahadakileri piyon olarak gördüğünü ve gerektiğinde büyük güç anlaşması yapabildiğini gösteriyor. Avrupa, işleri tırmandırırken, ABD’nin kendisini uçurumdan atmayacağını da görmeli. Bu arada Avrupalıların uğrunda sayısız yaptırım paketi açıkladıkları Rusya’ya yönelik ekonomik savaş da böylece darbe almış oluyor. İşin ekonomik savaş kısmı zaten hep sakattı. Rusya Pazar için önemli küresel bir aktör, yaptırımlarla küçük devletlere bile boyun eğdirememişken uzun süre kendi başına Pazar olmaya alışkın, yani daralmanın bedelini üstlenmeyi bilen, kendi insan kaynağı olan bir aktöre “para yok sana” diyerek diz çöktürtmek hafif ütopik bir düşünce. ABD yönetimi bununla da kalmadı ve bu Cuma Rusya’ya yönelik yaptırımları ve Rus petrolü/gazı alan üçüncü ülkelere yönelik cezalandırmaları içeren, geçtiğimiz hafta Kongre’de kabul edilen iki parti destekli Graham Yasasının Rusya’ya yönelik yaptırımlarını şimdilik askıya aldı. Zaten yasa “ulusal çıkar” söz konusu olduğunda Beyaz Saray’a böyle bir güç veriyordu. Zelensky, sürdürdüğü ekonomik savaşın içerisinde koskocaman bir delik açıldığını düşünüyor. Ruslar da “anlaşmam” demediler; kör ister bir göz Allah verir iki göz.

ABD-Kiev krizinde ikinci ayak, Trump’ın Zelensky’e yönelik sözleriydi. Ukraynalılara yeni bir başkan bulmalarını, Zelensky’e seçime gitmesini söyledi Trump. Rusya seçimleri yapabilmişken, seçimlere gidememek Ukrayna’nın kalesine atılan bir gol. Bu arada Zelensky gitse de meşruiyeti sorunlu bir ABD ya da Rusya kuklası getirmeden- seçimlerle bu mümkün mü emin değilim- Ukrayna’yı savaşma azminden döndürmek çok zor. Sonra Avrupalıların Ukrayna sahasına müdahalesini aşman gerek. Dolayısıyla bu hamle Zelensky’i devirmekten ziyade (-ki o da olur zorlansa) Zelensky’i Ukrayna Savaşını bitirme/dondurma konusunda ikna etmeye çalışmak amaçlı bir baskı. Bu baskıyı- eğer doğruysa- Starshield sistemini kısıtlayarak doğrudan askeri bir baskıya dönüştürmüş durumda ABD.

BİR ŞEY DEĞİŞİR Mİ?

ABD, tüm bu hamleleri stratejik olarak yapıyor olabilir. Savaşın giderek tehlikeli bir hal aldığını görüp hen Ukrayna hem Rusya’ya tırmandırmayı kontrolde tutmaları için sinyal gönderiyor olabilir. Rusya’ya -aptalca bir hamle yapma anlaşabiliriz mesajı- ekonomik kazanç vaat eden bir pasta içinde sunuluyor. Ukrayna’ya sopa ile bu savaşta patronun kim olduğu hatırlatılıyor. Bu mesajlar verilirken Avrupalıların yüzüne bile bakılmamış ama zaten Trump, AfD’nin zaferini kutlamıştı geçtiğimiz ay. ABD, ayrıca pragmatik bir kazanç umuyor olabilir. İşlerin öyle veya böyle Trump’ın kontrolünde olduğunu- üstelik düşen enerji fiyatları üzerinden göstermek seçimlere giderken son derece önemli. Fakat, Rusya ve Ukrayna’nın iradesini değiştirmek, bu şimdilik mümkün görünmüyor.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...