Topal ördek

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Futbol Federasyonun şu andaki durumu tam da bu ifadede ruhunu bulan topal ördek misali bir hâl aldı. Arkasında ne siyasi ne de sayısal olarak bir destek kalmadı. Tekrar seçilme ihtimali sıfırın da altında ama yamalı bohça misali yedekler, yedeklerin yedekleri falan derken her geçen günü kâr belleyip ısrarla o koltuklarda oturmaya devam ediyorlar.

Amerikalılar “lame duck” diyorlar biz onlardan ödünç aldık kullanıyoruz bu deyişi. Görev süresi dolmuş, yeniden seçilme ihtimali de olmayan yönetim kurulları ve başkanlar için topal ördek tanımını kullanıyoruz.

9 Ekim’deki toplantıda beş üye istifa ederek yönetimden çekilmişlerdi, daha sonra bir üye daha (Lale Cander Hanım) istifa edince aslında tam kritik eşiğe gelindi yönetimin düşmesi için ramak kalmıştı ama şimdilik yedek üyeler yönetime alınarak bu ihtimal başkan tarafından bertaraf edildi. Sayısal olarak yeterli üye olmasına rağmen son yaşananlardan sonra bu yönetimin bu görevde kalmak için bu kadar ısrarcı olmasının ardında başka hesaplar mı var acaba? sorusunu sorduruyor ister istemez.

Başkan, muhtemelen 2027 Nisan ayında yapılacak UEFA Yönetim Kurulu üye seçimine kadar görevi devam ettirip kendini sahil-i selamete atmayı düşünüyor. MHK’nın başında güya İngiliz paratoneri Anthony Taylor var ama perde arkasında “yapı” gene kendi borusunu öttürüyor ve has adamlarını kritik maçlarda sahaya sürerek “senaryolu atış tatbikatı”na devam ediyor. Bu arada Başkan da hiç olmazsa biraz rahat nefes almanın keyfini sürüyor.

Türk futbolunun Milli Takım başta olmak üzere kronik ve kritik sorunları devam ediyor. Alttan alta bazı isimleri tedavüle sokup tepki ölçüyorlar bir bakıyorsunuz Arda Turan adı dolaşıyor bir bakıyorsunuz Fatih Hocam veya Şenol Hocam taşını elin altına sokmaya hazır vaziyette arz-ı endam eyliyorlar sosyal medya köşelerinde. Bazen Fatih Tekke bazen de Samet Aybaba hocalarla ilgili yoklamalar yapılıyor.

Geride iki maçımız kaldı A Grubu Uluslar Ligi’nde. İkisini de alsak (ki kağıt üstünde mümkün ama neredeyse imkansıza yakın) belki en iyi grup üçüncüleri kontenjanından birisini kaparak en azından play-off şansını devam ettirebiliriz. Bunu denemek için de öyle ahım-şahım bir hocaya ihtiyaç yok aslında pro-lisansı olan herkes bu işi sürdürebilir.

Fakat bu “topal ördek” federasyonun geleceğimizi ilgilendiren yeni bir hoca transferi gibi önemli bir kararı vermesi ve ülkeyi bir kontratla bir hocaya bağlaması en azından haksızlık. Fenerbahçe’deki Zeki Murat Göle gibi bir çözümle Montella’nın yerine iki maçlığına alt yaş milli takımlarından birisinin hocasını tayin edip yeni hoca belirlenmesi işini “tensip edilerek” gelecek yeni TFF yönetimine bırakması daha adil bir karar olacak herhalde.

Daha 8. Hafta oynanırken yaşanan hakem rezaletleri hem sayıca hem de içerik olarak dünya birinciliğine koşuyor hızlı adımlarla. Verilen-verilmeyen kartlar, VAR protokolünden habersiz hakemler, maç içinde bile kararlardaki çifte standartlar dünyaya rezil ediyor bizi. Türk futbolunun sportif gerçeklikten uzak olduğuna dair verilen hüküm boşa çıkartılacağına her hafta daha fazla insan acaba adam haklı mıydı? diye sormaya başlıyor.

Neyse fazla uzatmayalım, ne demiş atalarımız; toplumlar layık oldukları şekilde ve layık oldukları kişiler tarafından yönetilirler. Bunu unutmadan önce kendimizden başlayalım restorasyona sonra topluma ve yönetime sıra gelir bir şekilde nasılsa. Avrupa mesaisinde takımlarımıza üstün başarılar.

 

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...