Derbide favorim Galatasaray

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Derbi için saatler sayılıyor. Her sene fikstür çekildiğinde bakılan ilk tarihteyiz. Galatasaray – Fenerbahçe derbisinde iki taraf için başka hiçbir konu öncelik taşımaz. Üstelik son yıllarda gelişen, “kendi takımını sevmekten çok rakipten nefret duygusu” bu maç öncesinde de yükselmiş vaziyette. Ne yazık ki sosyal medya denen olgu, bu işlere de zemin oluyor.

Ev sahibi, son yıllarda derbilerin üstün tarafı, bence yine favoridir. Rakip, son divan kurulu toplantısında farklı gündemlere yoğunlaşsa da, konsantrasyon sorunu olmayacaktır.

İki takımın da en büyük hedefi bu maçı kazanmaktır.

Ancak gözden kaçırılan temel mesele, iki camianın da şampiyonlukta sadece birbirlerini rakip görme yanlışı! Mo Salah’ın liderliğindeki Trabzonspor ve Vincenzo Italiano – Önder Özen aklıyla koşmaya başlayan Beşiktaş, yarışın içindedir. Üstelik, Amed diye bir başarı öyküsü yazılmaktadır.

Pek çok kez, “yenilmemek de iyidir” diye hedef küçülten süreçlere, hocalara tanıklık ettik.

Bu kez, avantaj isteyen kazanmak zorundadır.

Şampiyonlar Ligi’nde de toparlanan Osimhen’li Galatasaray, bir adım öndedir.

Vedat Muriç ve Lukaku, sadece bu maçta yeteneklerini anımsasa yeterli olabilecektir.

Ngolo Kante, Guenduizi ve Greenwood çok değerli ama en formda isimler Oğuz ve Ederson!

Fenerbahçe, sezonun deplasmanına hazır.

Okan Buruk, son dört yılda olduğu gibi anlayışından taviz vermeden rakibini zorlayacaktır.

Bu anlayış sebebiyle favorim, hem de gollü bir galibiyet ile Galatasaray’dır.

Kadıköy’den Maltepe’ye gidilir mi, gidilirse 75 binlik stat dolar mı, başka günlerin sorularıdır.

Hakemsiz, futbolu bol bir derbi olsun.

 

***

 

BİRDEN BİZE

 

Bizi anlatan şahane bir oyun. Cumhuriyet’in ilk yıllarında kendi alanlarında birer öncü olan beş kadının gerçek yaşam öykülerini sahneye taşıdılar, biz de ailece izledik.

Heyecanlandık, hüzünlendik, güldük, gözlerimiz dolu dolu gururlandık ve alkışımız bitmesin istedik. İlk kadın doktor Safiye Ali’den ilk kadın mühendis Sabiha Rıfat Gürayman’a, ilk kadın avukat Süreyya Ağaoğlu’ndan ilk kadın kimyager Remziye Hisar’a ve ilk kadın yönetmen Cahide Sonku’ya uzanan bu yolculuk vardı önümüzde. Bugün sahip olduğumuz hakların hangi bedellerle kazanıldığı gözler önüne serildi.

Cumhuriyete, Mustafa Kemal Atatürk’e minnet duygusunu yükselten oyunun yönetmeni, Ekin Gündü nezdinde, tüm ekibi, tüm sanatçıları hala ayakta alkışlıyoruz! Saygılarımızla…

 

***

 

ALMANYA’DAN HİDROJEN ATAĞI

 

Almanya, 10 maddelik yeni hidrojen yol haritası ciddi bir atak yapmakla kalmadı, yeşil dönüşüm ve net sıfır hedeflerinde yeşil hidrojene verdiği önemin altını bir kez daha çizdi.

Önce yeni maddeleri bir görelim:

1) Hidrojen üretiminin ekonomik koşullarının iyileştirilmesi amacıyla AB’nin yenilenebilir hidrojen üretim kriterlerinin esnekleştirilmesi ve Ağustos 2029’a kadar devreye giren elektrolizörlere şebeke bedeli muafiyeti sağlanması.

2) Hidrojen ve türevlerinin ithalatında kaynak çeşitliliğinin artırılması, uluslararası tedarik koridorlarının geliştirilmesi ve H2Global gibi mekanizmalarla rekabetçi fiyatların desteklenmesi.

3) Hidrojen iletim altyapısının gerçek talebe göre geliştirilmesi, 500 kilometreyi aşan mevcut çekirdek hidrojen şebekesinin genişletilmesi ve yaklaşık 2.200 kilometrelik hattın hayata geçirilmesi. Altyapı yatırımlarına yönelik 4,2 milyar avroluk kamu desteği sağlanması.

4) Hidrojen depolama ihtiyacının belirlenmesi.

5) Sanayide hidrojen kullanımını teşvik etmek amacıyla karbon fark sözleşmeleri (CCfD) kapsamında 2027 yılında en az 1,5 milyar avroluk özel destek sağlanması ve genel program için 8,7 milyar avroya kadar kaynak öngörülmesi;

6) Doğal gaz yakıtlı elektrik santrallerinin toplam 4 GW kapasiteyle hidrojen kullanımına uygun hâle getirilmesi ve dönüşümün 2040–2043 döneminde kademeli olarak gerçekleştirilmesi.

7) Düşük emisyonlu çelik ve çimento gibi ürünler için öncü pazarlar oluşturulması, temiz hidrojenle üretilen çeliğin kullanımının teşvik edilmesi.

8) Doğal gaz tedarikçilerine yönelik yeşil gaz kotası.

9) Ar-Ge ve inovasyonu destekleyen yeni bir teknoloji yol haritasının hazırlanması.

10) Ulusal Hidrojen Konseyinin yeniden yapılandırılması.

Bu paket, Almanya'nın hidrojen hedeflerinden vazgeçtiğini değil, bu hedeflere ulaşmak için izlediği yöntemi yeniden değerlendirdiğini gösteriyor. Bizim için de değerli bir kılavuza dönüşüyor.

 

***

YENİ PAKETİN ANLAMI

 

Yeşil hidrojen, Almanya’da yeşil dönüşüm ve net sıfır hedefleri gündemindeki yerini güçlendirerek koruyor. Önceki yaklaşımda üretim kapasitesinin oluşturulması, elektrolizör yatırımlarının artırılması ve altyapının geliştirilmesi daha görünür bir konumdaydı. Yeni yaklaşımda ise talep, maliyet, rekabetçilik ve yatırımın ekonomik sürdürülebilirliği öne çıkıyor. Bu dönüşümü beş noktada değerlendirilebilir:

- Üretim kapasitesinden piyasa oluşturmaya geçiş. Hidrojen üretmek için teknik kapasite yaratılması gerekli ancak yeterli değil. Üretilen hidrojeni satın alacak ve belirli bir fiyat üzerinden uzun vadeli sözleşme yapacak tüketicilerin de bulunması gerekiyor.

- Daha pragmatik ve teknolojiye açık bir yaklaşım. Düşük karbonlu hidrojenin destek mekanizmalarına dahil edilmesi, Almanya'nın piyasa gelişimini hızlandırmak için farklı üretim yöntemlerine alan açtığını gösteriyor.

- İthalat politikasının stratejik öneminin artması. Almanya, hidrojen tedarikinde uluslararası iş birliklerini enerji güvenliği ve sanayi rekabetçiliğinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor.

- Sanayi politikasının enerji politikasıyla bütünleşmesi. Çelik sektörüne yönelik talep mekanizmaları ve hidrojen kullanan işletmelere sağlanacak destekler, Almanya'nın hidrojen ekonomisini sanayinin karbonsuzlaşması ve rekabet gücü üzerinden geliştirmek istediğini ortaya koyuyor.

- 2030 üretim hedefi konusunda dikkat çekici bir belirsizlik. 2030 hedefleri yeni pakette yer almıyor.

Türkiye için oluşan fırsatlar ortada. Mevzuatı hızla hazırlamak ve yatırımcıya alan açmak öncelik kazanmalı. Kamu desteği vurgulanmazsa, H2DER – H2 Global iş birliği protokolü gibi çalışmalar güç kaybeder. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPDK, TENMAK, TÜBİTAK gibi kurumlar, Hidrojen Görev Gücü gibi çalışmalar, ortak faydayı büyütmek için zemini genişletmeli, çalışmalardan sonuç alınmalıdır. Dünya, yeşil hidrojende gelişmeye ivme kazandırmışken seyirci olmaktan çıkılmalıdır.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...