Futbolun cilvesi: Trabzonspor'da rekor, Gaziantep'te hasar

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Futbol, bazen sahadaki doksan dakikadan çok daha fazlasını anlatır. Kimi zaman bir galibiyetin arkasında büyük bir başarı hikâyesi, kimi zaman bir mağlubiyetin ardında ciddi yönetim sorunları, kimi zaman da kaçan iki puanın içinde geleceğe dair önemli işaretler vardır. Trabzonspor, Gaziantep FK ve Beşiktaş cephesinde yaşananlar, futbolun bu cilvesini bir kez daha gözler önüne serdi.

5’TE 5 İSTATİSTİK

Trabzonspor, sahasında Gaziantep FK'yı ağırladığı karşılaşmadan 2-0'lık galibiyetle ayrılarak ligdeki çıkışını sürdürdü. Bordo-mavili takım, ilk yarıda ve ikinci yarıda bulduğu gollerle üç puana uzanırken, teknik direktör Thomas Reis yönetiminde beşte beş yapmanın mutluluğunu yaşadı. Reis, Trabzonspor'un başında çıktığı ilk beş Süper Lig karşılaşmasının tamamını kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Bu performansı Trabzonspor’da sadece Thomas Reis’in göstermesi hem teknik adamın kariyeri hem de Trabzonspor'un sezon hedefleri açısından son derece kıymetli.

Üstelik Trabzonspor bu galibiyeti çok iyi futbol oynayarak elde etmedi. Ancak büyük takımların en önemli özelliklerinden biri de iyi oynamadıkları günlerde kazanmayı bilmeleri. Bordo-mavililer, sahada zaman zaman istediklerini yapamasa da sonuca gitmesini bildi. Zirve yarışındaki rakipleri Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın puan kaybettiği haftada alınan üç puan, altın değerinde. Trabzonspor, bu sonuçla zirvenin üçüncü basamağındaki yerini sağlamlaştırdı ve şampiyonluk yarışındaki iddiasını güçlendirdi.

Gaziantep FK cephesinde ise tablo oldukça karanlık. Yeni teknik direktörü Orhan Ak yönetiminde çıktığı beşinci karşılaşmadan da mağlubiyetle ayrılan Gaziantep temsilcisinde alarm zilleri artık daha yüksek sesle çalıyor. Dört maçlık mağlubiyet serisinin ardından Trabzonspor karşısında da kaybedilmesi, teknik direktörün geleceğini tartışmaya açtı. Yönetimin nasıl bir karar vereceği merak konusu. Ancak burada asıl sorgulanması gereken yalnızca teknik direktör tercihi değil, kulübün genel yönetim anlayışı.

Sanayisi, tarihi, kültürü ve eşsiz gastronomisiyle Türkiye'nin en önemli şehirlerinden biri olan Gaziantep'e boşuna Doğu'nun Paris'i demiyoruz. Böyle güçlü bir şehrin futbol takımının ekonomik ve sportif anlamda daha güçlü bir yapıya sahip olması gerekmez mi? Kulübün göğüs reklamı konusunda yeterli desteği bulamaması ve formasında sponsor yerine "Spor Şehri Gaziantep" yazması bile üzerinde düşünülmesi gereken bir durum. Gaziantep gibi ekonomik potansiyeli yüksek bir şehirde, futbol kulübünün bu ölçüde yalnız kalması kabul edilebilir mi?

Geçmişte Burak Yılmaz'ın teknik direktörlük görevinden ayrılırken kaleme aldığı istifa dilekçesindeki ifadeler de hâlâ hafızalarda. Yılmaz, göreve geldiklerinde puansız ve özgüvensiz bir takım devraldıklarını, ayrılırken ise Avrupa kupalarına katılma potansiyeli bulunan bir takım bıraktıklarını ifade etmişti. Bu sözler, yalnızca bir teknik direktörün vedası olarak değerlendirilmemeli. Kulübün yönetim anlayışı, hedefleri ve teknik kadrolarla ilişkileri bakımından da ciddi soruları beraberinde getiriyor.

Gaziantep FK'nın artık günü kurtaran kararlar yerine uzun vadeli bir futbol aklına ihtiyacı var. Teknik direktör değişiklikleri tek başına çözüm olmadı. Önce yönetim, kulübün hedeflerini, ekonomik yapısını ve sportif politikasını yeniden gözden geçirmeli. Aksi takdirde Gaziantep futbolunu daha sıkıntılı günler bekleyebilir.

BEŞİKTAŞ'TA PUAN KAYBI!

Beşiktaş cephesinde ise farklı bir hayal kırıklığı yaşandı. Siyah-beyazlılar, konuk olduğu ve bugüne kadar sadece 1 kez yenilen Kasımpaşa karşısında 2-0 öne geçmesine rağmen üstünlüğünü koruyamadı ve sahadan 2-2'lik beraberlikle ayrıldı. Orkun ve Miretti gibi önemli isimlerden yoksun olan Beşiktaş, sahada kaybettiği iki puanla zirve yarışında önemli bir fırsatı değerlendiremedi. Anlamsız ve gereksiz oyuncu değişiklikleriyle durumu daha da kötüye sokan Teknik Direkör Vincenzo Italiano bu kaybın baş sorumlusudur.

İşin ilginç tarafı, Beşiktaş sahada eksik kadroyla mücadele ederken yönetim anlamında tam kadro tribündeydi. Tribünden gördüğüm kadarıyla Başkan, başkan yardımcıları, sportif direktör, Sergen Yalçın, Cemil Turan ve basının değerli temsilcileri stattaki yerlerini almıştı. Tribünde böylesine güçlü bir katılım varken sahada 2-0'lık üstünlüğün korunamaması, elbette camiada sorgulanacaktır.

Sonuç olarak bir haftada üç farklı futbol hikâyesi izledik. Trabzonspor kazandıkça özgüven kazanıyor, Gaziantep FK kaybettikçe yönetimsel sorunlarıyla yüzleşiyor, Beşiktaş ise elindeki avantajı koruyamayarak önemli puanlar bırakıyor.

Futbolun cilvesi de tam burada ortaya çıkıyor: Kimi kazanarak tarih yazıyor, kimi kaybederek geleceğini sorguluyor, kimi ise galibiyeti elinin tersiyle itiyor. Ancak değişmeyen gerçek şu ki futbol sadece sahada oynanmıyor. Başarı için iyi futbol kadar doğru yönetim, sağlam organizasyon ve ortak bir hedef de gerekiyor.

 

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...