Aydın’ın Nazilli ilçesindeki Bozyurt Horasan Mezarlığı’nda, bölgenin kadim geçmişini aydınlatacak 2026 kazı sezonu görkemli bir törenle start aldı. Pagan, Hristiyan ve İslam medeniyetlerinin izlerini aynı toprakta buluşturan kazı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle statüsünü güçlendirerek bilim dünyasında heyecan yarattı.
Nazilli’nin Bozyurt Mahallesi’nde yer alan ve Anadolu’nun Türkleşme sürecine dair kritik ipuçları sunan Horasan Mezarlığı’nda arkeolojik mesai yeniden başladı. 2023 yılında Aydın Müze Müdürlüğü öncülüğünde, Prof. Dr. Bülent Nuri Kılavuz’un bilimsel rehberliğinde başlatılan çalışmalar, bu yıl itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Kararnameli kazı statüsüne yükseltildi. 26 dönümlük geniş bir alana yayılan bölge, sadece bir mezarlık değil, adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyor.
Üç medeniyetin sessiz tanığı
Kazı Başkanı Prof. Dr. Bülent Nuri Kılavuz, bölgenin arkeolojik zenginliğini "Pagan, Hristiyan ve İslamiyet’in aynı coğrafyada buluştuğu nadir noktalardan biri" sözleriyle tanımlıyor. Çalışmalarda Geç Roma dönemine ait heron yapılarından, 4. yüzyıl erken Hristiyanlık dönemi hipojelerine ve 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar kesintisiz devam eden Türk mezar taşı geleneğine kadar çok katmanlı bir tarihsel doku gün yüzüne çıkarılıyor.
Ahi teşkilatının izleri sürülüyor
Bu yılki kazıların ana odağını, 14. yüzyıla ait olduğu saptanan Ahi Zaviyesi oluşturuyor. Prof. Dr. Kılavuz, bölgedeki mezar taşlarının Türk fetih teşkilatının dört ana kolu olan Ahiler, Gaziler, Abdallar ve Bacılar’a dair somut kanıtlar sunduğunu vurguluyor. Ayrıca Bektaşi, Mevlevi, Kadiri ve Niyazi Mısıri gibi farklı tasavvufi ekollere ait mezar taşlarının tespiti, bölgenin tarihsel ve kültürel derinliğini gözler önüne seriyor.
Bölgenin Türk iskan tarihine ışık tutuyor
Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, kazı alanında kurulan 12 konteynerlik yeni çalışma eviyle operasyonel gücün artırıldığını belirtti. Kaymakam Kan, 1211 Dandalas Savaşı sonrası bölgenin Türk iskanına açıldığını hatırlatarak, "Horasan’dan gelen atalarımızın izlerini taşıyan bu topraklar, Anadolu’nun Türkleşme sürecini anlamak için eşsiz bir laboratuvar görevi görüyor" değerlendirmesinde bulundu.
Gelecek sezonlarda, özellikle Ahi Zaviyesi kalıntılarının tamamen ortaya çıkarılmasıyla birlikte, bölgenin tarih literatüründe çok daha merkezi bir konuma yerleşmesi hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bursa Uludağ Üniversitesi’nin desteklediği projede, restorasyon çalışmalarıyla geçmişin tahribat izlerinin silinmesi amaçlanıyor.