Erzurum’da yaşayan usta öğretici Ayşe Küçükdemir, atıl durumdaki eşyaları sanatsal bir vizyonla yeniden yorumlayarak sıfır atık hareketine estetik bir boyut kazandırıyor.
Gazetebirlik - Kültür Sanat
Erzurum Büyükşehir Belediyesi Sanatsal ve Mesleki Eğitim Kursları (ESMEK) çatısı altında çalışmalarını sürdüren Ayşe Küçükdemir, modern dünyanın "tüketim çılgınlığına" sanatı bir kalkan olarak kullanıyor. 22 yıllık mesleki birikimini, atık malzemelerin estetik potansiyeliyle birleştiren Küçükdemir, çevresindekilerin "çöp" olarak nitelendirdiği nesneleri, hayranlık uyandıran rölyeflere ve Erzurum temalı maketlere dönüştürüyor.
Geri dönüşümde sınır tanımayan yaratıcılık
Küçükdemir’in atölyesinde hiçbir malzeme kaderine terk edilmiyor. Bir stor perdenin artığı, kırık bir küpe ucu ya da doğadan toplanan kuru dallar, onun ellerinde birer sanat objesine dönüşüyor. Projelendirme aşamasında hayal gücünü merkeze alan usta öğretici, yumurta kabuklarından gazoz kapaklarına kadar geniş bir yelpazede malzeme kullanıyor. Özellikle su kabağı üzerine yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Küçükdemir, bu sıra dışı materyalleri üç boyutlu eserlerin vazgeçilmez bir parçası haline getiriyor.
Sıfır atık bilincini kursiyerlere aşılıyor
Mahallebaşı ESMEK bünyesinde sadece eser üretmekle kalmayan Küçükdemir, aynı zamanda öğrencilerine de "atık yönetimi ve sanat" felsefesini aşılıyor. Kursiyerlerine, bir nesnenin kullanım ömrünün bittiği yerde sanatın başladığını öğreten eğitmen, evlerde unutulmuş davetiye artıklarından eski kemer tokalarına kadar her parçanın bir hikayesi olabileceğini savunuyor.
Sanatın dönüştürücü gücü
Mesleğini büyük bir tutkuyla icra ettiğini belirten Küçükdemir, üretim sürecini şu sözlerle özetliyor: "Önce zihnimde bir kurgu oluşturuyorum, ardından bu kurguya hizmet edecek malzemeleri bir araya getiriyorum. Benim için önemli olan, atıl durumdaki bir nesnenin estetik bir değer kazanması. İnsanların çöp olarak gördüğü şeylerin aslında birer sanat eseri ham maddesi olduğunu göstermek, bu işin en keyifli yanı."