Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yer alan ve antik dönemde Paflagonya bölgesinin eyalet başkenti olarak büyük bir önem taşıyan Pompeiopolis Antik Kenti, arkeoloji dünyasını heyecanlandıran yeni keşiflerle gündeme geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen hummalı çalışmalar kapsamında, kentin dinsel ve idari merkezinde yer alan tarihi bazilikada muazzam bir zemin mozaiği ile eşsiz bir heykel başı açığa çıkarıldı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik kentteki kazı, belgeleme ve konservasyon süreçlerine ilişkin yaptığı açıklamada, M.S. 4. yüzyıla tarihlenen geometrik desenli devasa zemin mozaiğinin yanı sıra M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına ait son derece kıymetli bir Eros başının bulunduğunu müjdeledi.

105 Metrekarelik Zemin Mozaiği Mükemmel Kondisyonuyla Büyülüyor
Bazilikanın orta nefinde gerçekleştirilen detaylı kazı çabaları, Geç Antik Çağ'ın estetik anlayışını ve mimari zenginliğini günümüze taşıdı. Yaklaşık 105 metrekarelik bir alana yayılan ve Karmaşık geometrik kompozisyonlardan oluşan zemin mozaiğinin günümüze kadar oldukça iyi korunarak ulaşması uzmanları şaşırttı.
Ortaya çıkarılan mozaiklerin acil koruma ve konservasyon işlemlerinin tamamlandığını belirten Bakan Ersoy, buluntuların mevcut durumunun titizlikle güvence altına alındığını vurguladı. Ancak orta nefte yer alan mozaik döşemesinin henüz tamamen açığa çıkarılmadığı, alanın devamındaki toprak katmanını temizlemeye yönelik kazıların aralıksız sürdüğü ifade edildi.

Roma’dan Hristiyanlaşma Sürecine Uzanan Mimari Dönüşüm
Arkeolojik veriler, bazilikanın ilk inşa evresinin M.S. 150–160 yıllarına, yani M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına dayandığını gösteriyor. Yapının Pastoforion bölümünde ele geçirilen mermer Eros başı da bu ilk inşa evresiyle aynı döneme tarihlendirilerek kentin Roma İmparatorluk Dönemi’ndeki yüksek sanatsal seviyesini gözler önüne seriyor.
M.S. 5. yüzyıldan itibaren önemli bir piskoposluk merkezine dönüşen Pompeiopolis, Hristiyanlaşma süreciyle birlikte köklü bir dinsel ve idari değişim yaşadı. Bazilikadaki mimari düzenlemeler, sonradan eklenen zemin mozaikleri ve dekoratif ögeler, yapının kent tarihi boyunca geçirdiği bu büyük işlevsel dönüşümün en belirgin kanıtları olarak kabul ediliyor.

Kazı Çalışmaları Bütüncül Bir Tarih Sunmayı Hedefliyor
İlk olarak 2025 yılında başlanan bazilika kazıları, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü uzmanları ile akademisyenlerin ortaklaşa yürüttüğü saha çalışmalarıyla devam ediyor. Yapının tam mimari planını ortaya çıkarmak, kullanım evrelerini belgelemek ve ortaya çıkarılan tüm mozaik yüzeylerini koruma altına almak temel hedef olarak belirlendi.
Alanda sürdürülen disiplinli çalışmalar sayesinde, Pompeiopolis’in hem Roma İmparatorluğu hem de Geç Antik Çağ dönemlerindeki kentsel ve dini rolü çok daha net ve bütüncül bir bakış açısıyla anlaşılabilecek.