Alman otomotiv üreticisi Volkswagen, Osnabrück fabrikasını İsrailli yatırım fonu Aurelius Capital ve Aşağı Saksonya eyaletine devrederek tesiste savunma sanayisi projelerinin yürütülmesi konusunda taraflarla niyet mektubu imzaladı.
Finansal detayları henüz açıklanmayan anlaşma kapsamında Aurelius Capital tesisin çoğunluk hissedarı olurken, Aşağı Saksonya eyaleti de tesiste pay sahibi olacak. Bu devir formülüyle, Volkswagen’in yüzde 17'lik hissesine sahip olan büyük ortağı Katar'ın, İsrailli savunma şirketi Rafael Advanced Defense Systems ile doğrudan ortaklığa karşı çıkmasıyla yaşanan siyasi kriz de aşıldı.
Tesisteki ilk ana projenin İsrailli Rafael Advanced Defense Systems iş birliğiyle Almanya ve Avrupa için hava savunma sistemleri bileşenlerinin üretimi olacağı doğrulandı. Anlaşmayla mevcut 1800 personelden ilk etapta 1400'ünün korunması, doğal ayrılmaların ardından kalacak 1200 çalışana ise 2029 sonuna kadar istihdam garantisi verilmesi öngörülüyor.
Dönüşüm kararıyla birlikte Osnabrück kentindeki 125 yılı aşkın otomotiv üretimi geleneği de sona erecek; 2027 yazında banttan inecek son T-Roc Cabriolet modeliyle tesisteki araç üretimi tamamen durdurulacak.
Avrupa Otomotiv Sektöründe Tesis Dönüşümleri
Avrupa otomotiv endüstrisinde artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet baskısı, üreticileri köklü stratejik değişimlere zorlamaktadır. Otomotiv Sanayii Derneği ve uluslararası sanayi raporlarına göre, elektrikli araçlara geçiş süreci ve geleneksel içten yanmalı motorlu araç talebindeki düşüş nedeniyle Avrupa genelinde son dönemde çok sayıda montaj tesisi kapatılma veya farklı sanayi kollarına dönüştürülme riskiyle karşı karşıya kalmıştır.
Osnabrück tesisinin savunma sanayisine devri, otomotiv sektöründeki atıl kapasitenin küresel güvenlik harcamalarındaki artış doğrultusunda yeniden yapılandırılmasının ilk somut örneklerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Volkswagen, 2029 yılına kadar olan geçiş sürecinde personel maliyetlerinin bir kısmını karşılamaya devam ederken altyapı ve uzmanlık desteği vermeyi de sürdürecek. Şirketin binek araç bölümündeki kayıpları telafi etme ve istihdamı koruma amacıyla attığı bu adım, aynı zamanda Almanya'da tarihsel ve etik açılardan tartışmalara yol açıyor.