Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, El Cezire Arapça kanalına verdiği röportajda Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin yürüttüğü çalışmalara karşın olumlu bir yaklaşım göremediklerini ifade eden Erdoğan, "Avrupa, Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne kabul etmeye istekli görünmüyor. AB üyeliği artık önceliğimiz değil" ifadelerini kullandı. Süreçte asıl kaybı Avrupa tarafının yaşadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin birliğe katılmamasının AB açısından büyük bir eksiklik olduğunu dile getirdi.
Tıkanan müzakereler ve stratejik ortaklık arayışı
Türkiye'nin 1959 yılındaki ilk başvurusuyla temelleri atılan ve 2005 yılında tam üyelik müzakereleriyle resmiyet kazanan Avrupa Birliği süreci, son yıllarda stratejik bir dönüşümden geçiyor.
Siyasi reformlar, Kıbrıs meselesi ve Doğu Akdeniz'deki egemenlik hakları gibi kronik başlıklar nedeniyle durma noktasına gelen müzakereler, taraflar arasındaki ilişkileri "bölgesel ortaklık" zeminine kaydırdı. Sığınmacı mutabakatı ve bölgesel güvenlik başlıklarında iş birliği sürse de Vize Serbestisi Diyaloğu ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konularında somut bir ilerleme sağlanamadı.
Dış ticarette AB'nin payı yüksekliğini koruyor
Siyasi müzakerelerdeki duraksamaya rağmen Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik entegrasyon güçlü kalmaya devam ediyor. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, AB ülkeleri Türkiye'nin toplam ihracatında %40'ın üzerindeki payıyla en büyük ticaret ortağı konumunu sürdürüyor.
Gümrük Birliği çerçevesinde yürütülen sanayi ürünü ticareti ve karşılıklı doğrudan yatırımlar, siyasi kulvardaki tıkanıklığa karşın ticari ve finansal bağların pragmatik bir zeminde korunduğunu gösteriyor.