Küresel teknoloji yarışında konumunu güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye, kritik ve ileri teknoloji alanlarında dışa bağımlılığı asgari seviyeye indirecek kapsamlı bir AR-GE modelini devreye alıyor. Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda şekillenen yeni strateji; uzay ve uydu teknolojilerinden kuantuma, siber güvenlikten hipersonik sistemlere kadar geniş bir yelpazede yerli kabiliyetleri en üst seviyeye çıkarmayı amaçlıyor.
Yeniden yapılandırılan teşvik sistemiyle birlikte, kuluçka merkezlerinden teknoparklara kadar tüm ekosistem sektörel ihtiyaçlara göre optimize edilecek. Bu dönüşümün merkezinde ise sadece yerel pazarda değil, uluslararası arenada da bayrak taşıyacak "Turcorn" adayı teknoloji girişimlerinin odaklı bir şekilde desteklenmesi yer alıyor.
Derin teknolojilerde stratejik iş birliği ve altyapı hamlesi
Yeni dönemde AR-GE yatırımları yalnızca finansal desteklerle sınırlı kalmayacak; araştırma kurumları, üniversiteler ve özel sektör arasında rekabet öncesi iş birliği modelleri kurulacak. Nanoteknoloji, biyoteknoloji, yeni nesil çipler, batarya teknolojileri, blokzincir ve robotik gibi stratejik alanlarda ortak altyapılar inşa edilecek.
Özellikle sanayinin lider oyuncuları ile dev AR-GE merkezlerinin yönlendirileceği uzmanlaşma modeli sayesinde, Türkiye'nin derin teknoloji alanındaki çıktı kalitesinin artırılması ve yüksek katma değerli ürünlerin hızla ticarileştirilmesi hedefleniyor.
Milli Uzay Programı ve net sıfır emisyonlu ulaşım hedefleri
AR-GE reformunun en kritik ayaklarından birini Milli Uzay Programı oluşturuyor. Türkiye’nin uzayda teknoloji geliştirme kapasitesini doğrudan artıracak olan bu adımla; kritik komponentlerin yerli imkânlarla üretilmesi ve küresel pazara ihraç edilmesi sağlanacak.
Ulaşım tarafında ise odağa çevre dostu ve yenilikçi çözümler alınıyor. Net sıfır emisyon vizyonu çerçevesinde, yeni nesil demir yolu teknolojileri ile çevreci itki ve tahrik sistemlerinin geliştirilmesi amacıyla güçlü AR-GE altyapıları hayata geçirilecek.
Fikri mülkiyet varlıkları ekonomiye kazandırılacak
Geliştirilen teknolojilerin ticari birer değere dönüşmesi için patent, marka ve tasarım süreçleri de baştan sona desteklenecek. Fikri mülkiyet hakkı alınan yerli buluşların değerleme ve finansmana erişim mekanizmaları kolaylaştırılarak sanayiye entegrasyonu hızlandırılacak.
Öncül AR-GE laboratuvarları ve uluslararası iş birliği ağları sayesinde hem Türk araştırmacıların yetkinlikleri artırılacak hem de nitelikli insan kaynağı küresel ölçekte güçlendirilecek. Böylece Türkiye, kritik teknolojilerde sadece tüketen değil, teknolojiye yön veren uluslararası bir merkez haline gelecek.