Üniversitelerde görev yapan bilim insanlarının YouTube ve diğer sosyal medya mecralarında yürüttüğü dijital yayıncılık faaliyetleri, hukuki bir engelle karşı karşıya kaldı. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) konuya ilişkin resmi görüş talebi üzerine yetkili mercilerce yapılan hukuki değerlendirmede, dijital platformlardan elde edilen gelirlerin mevzuat uyarınca kamudaki ticari kazanç yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verildi.
Alınan karar, Türkiye’de binlerce öğrenciye ve araştırmacıya açık kaynak niteliğinde içerik sunan çok sayıda akademisyeni doğrudan etkiledi.
657 Sayılı Kanun Dijital Yayıncılığı Kapsadı
Verilen görüş doğrultusunda; akademisyenlerin dijital platformlarda video içerik üretmesi, canlı yayın yapması veya sponsora dayalı içerik hazırlayarak gelir elde etmesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesinde yer alan "ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" çerçevesinde ele alındı.
İçeriğin niteliği ders, akademik analiz veya kamuoyunu bilgilendirme amacı taşısa dahi platformların sunduğu otomatik reklam geliri mekanizması (monetization) sebebiyle bu süreç bir "esnaflık ve ticari girişim" olarak tanımlandı. Kararın üniversite yönetimlerine tebliğ edilmeye başlanmasıyla birlikte, olası bir disiplin soruşturmasıyla karşılaşmak istemeyen akademisyenler kanallarındaki yayınları askıya almaya ya da içeriklerini tamamen silmeye başladı.
"Bilim İletişimi" Vizyonu ile Mevzuat Arasındaki Çelişki
Söz konusu kısıtlama, bilim camiasında ve hukuk çevrelerinde geniş çaplı tartışmalara yol açtı. Üniversitelerde son dönemde öne çıkarılan "Bilim İletişim Ofisleri" uygulaması ve bilginin toplumla buluşturulması hedefleri hatırlatılırken, dijital yayıncılığın doğrudan bir ticari işletme faaliyeti gibi yorumlanmasının çağın gerekleriyle çeliştiği vurgulanıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan uzmanlar, reklam geliri elde etme durumu ile bilimsel bilginin topluma yayılması arasındaki çizginin netleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Reklam gelirlerini kapatmanın teknolojik sınırlamalar nedeniyle her zaman mümkün olmaması ya da platform algoritmalarının işleyişi sebebiyle pasif gelir yaratılması, akademisyenleri zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor.
İnternette Kirli Bilgi Alanı Genişleyebilir İkazı
Birçok bilim insanı, akademik yayınların dijital ortamlardan çekilmesinin internetteki bilgi kirliliğini artırabileceğine dikkat çekiyor. Alanında uzman öğretim üyelerinin nitelikli içerik sunamadığı bir dijital ekosistemde, doğruluk tanımı tartışmalı ve kontrolsüz bilgi kaynaklarının öne çıkacağı ifade ediliyor.
Yeni hukuki düzenlemeler veya telif/gelir modeline yönelik esnetme adımları atılmadığı takdirde, Türkiye’deki dijital akademi yayıncılığının durma noktasına geleceği öngörülüyor.