Gazeteci Yılmaz Özdil, meslektaşı Fatih Altaylı'nın Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) mevcut siyasi iklimini işaret ederek sorduğu "Sen olsan orada kalır mıydın?" sorusuna dikkat çeken bir dille cevap verdi.
Özdil, parti içindeki bazı odakların ve parayla tutulduğunu iddia ettiği trollerin hedefi haline gelmesine rağmen CHP'de kalmaya devam ettiğini net bir şekilde vurguladı. Kendisine yönelik çok ağır ithamlar yapıldığını belirten Özdil, partinin şahıslardan ibaret olmadığının altını çizdi.
"Bana küfrettiren trollere rağmen CHP'de kaldım"
Fatih Altaylı'nın yönelttiği soruyu yanıtlayan Yılmaz Özdil, maruz kaldığı tüm baskılara rağmen duruşunu değiştirmediğini ifade etti. Özdil, "Bana 'defol git AK Partili köpek' demelerine rağmen, Özgür Özel ekibinin parayla tutup bana küfrettirdiği trollere rağmen, namuslu CHP seçmeninin zihnini bulandırmak için parayla tutulmuş tetikçilere rağmen ben zaten CHP'de kaldım ve kalmaya devam ediyorum" dedi.
Kendisini partinin mülkiyetinde görmediğini ancak aidiyet hissettiğini belirten gazeteci, "Ben CHP'nin değilim ama CHP'liyim. Ne Özgür Özel'dir CHP, ne Kılıçdaroğlu'dur CHP. Altı oktur CHP" diyerek partinin kurumsal kimliği ile yönetim kadrolarını ayrı tuttuğunu belirtti.
Fatih Altaylı'nın "Sen olsan kalır mıydın" sorusunun perde arkası
İki deneyimli gazeteci arasındaki bu tartışma, Fatih Altaylı'nın köşesinde kaleme aldığı bir yazıyla başladı. Altaylı, yazısında Özdil’in parlak bir zekaya sahip olduğunu ve muhalif mahallede Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi pozisyonunu Türkiye'de ilk fark edip bunu yüksek sesle yazan birinci kişi olduğunu teslim etmişti.
Ancak Altaylı, Özdil'in bugün hâlâ Özgür Özel ve yönetimine, Kılıçdaroğlu dönemiyle özdeşleşen o siyasi çatının altında kalmayı öğütlemesini mantıksız bulduğunu ifade etmişti. Altaylı'nın "Sen olsan orada kalır mıydın Yılmaz?" sorusuyla başlattığı bu sorgulama, Özdil'in CHP'nin temel ilkelerini savunan sert yanıtıyla yeni bir boyut kazandı.