Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın 52. yıl dönümünü kutlamaya hazırlanırken, adanın güney sınırında gerilimli dakikalar yaşandı. Metehan Sınır Kapısı’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) kontrolündeki bölgesinde toplanan radikal bir grup, Türkiye ve Kıbrıs Türkleri aleyhine çirkin bir provokasyona imza attı. Yunanistan bayrakları eşliğinde sınır hattına gelen eylemciler, federasyon karşıtı ve Türk karşıtı sloganlarla ortamı germeye çalıştı. Sınırın her iki tarafındaki emniyet güçlerinin yoğun güvenlik önlemleri sayesinde olayların fiziksel bir çatışmaya dönüşmesi engellendi.
Provokasyonun adresi bu kez Ledra Palace
Metehan Sınır Kapısı’ndaki gerilimin ardından, eylemi organize eden yapıların tahrik planlarına devam edeceği öğrenildi. Örgütlenen grupların yayımladığı takvime göre, 20 Temmuz’da bu kez Ledra Palace Sınır Kapısı hedef seçildi. "Büyük Buluşma" adı altında yeni bir kitlesel eylem çağrısı yapan Rum grupların bu adımı, adadaki güvenlik bürokrasisini teyakkuza geçirdi.
Türk F-16'ları Akdeniz semalarında: "Her zaman ve her yerdeyiz"
Rum kesiminden yükselen tahrik dolu bu hamlelere Ankara'nın yanıtı gecikmedi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı muharip ve destek uçaklarının Akdeniz'de kritik bir görev icra ettiğini duyurdu. Eğitim uçuşu adı altında, Kıbrıs Adası’nın güneyindeki uluslararası hava sahasında gerçekleştirilen bu gövde gösterisi, sınırda yaşanan provokasyonlara karşı üstü kapalı ancak son derece net bir askeri mesaj olarak yorumlandı.
Bakanlığın resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Türk jetlerinin kararlılığına vurgu yapılarak şu ifadelere yer verildi:
“Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı çeşitli üslerden havalanan muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Kıbrıs Adası’nın güneyinde, Akdeniz’in uluslararası hava sahasında eğitim uçuşu gerçekleştirildi. Her zaman, her yerde, göklerimizin yılmaz bekçileriyiz.”