Artık Azerbaycan'a elimizi kolumuzu sallayarak giremeyecek miyiz?

YAYINLAMA:

Şu anda böyle bir karar yok! Ama asıl tehlike, kardeşliğimizin sorgulanmaya başlanması!

Azerbaycan’ın iç meselesi üzerinden Türkiye’de yedi isim hakkında yakalama kararı çıkarıldığı haberleri gündemde. Daha önce uyarmıştım: Türkiye ile Azerbaycan’ın arasını bozmak isteyenlerin oyununa gelmeyelim!

Peki, gerçekten neyi tartışıyoruz?

Azerbaycan’da başörtüsü üzerinden bir tartışma yaşanıyor. Türkiye’den tepkiler yükseliyor. Elbette inanç özgürlüğünü savunmak herkesin hakkı. Ama size bir soru: Biz bu hassasiyeti bütün Türk dünyası için aynı ölçüde gösteriyor muyuz?

Kazakistan’da, Özbekistan’da, Türkmenistan’da başörtüsüne yönelik kısıtlamalar tartışılırken aynı tepkiyi ortaya koyduk mu? Yoksa sesimiz yalnızca Azerbaycan söz konusu olduğunda mı bu kadar yükseliyor?

Üstelik başörtüsü takmakla dürüst olmak, sarık takmakla ahlaklı olmak aynı şey değil! Bu ülkede dini duyguları istismar eden yapıları, inancı çıkarına alet edenleri de gördük. Demek ki mesele yalnızca kıyafet değil; mesele, insanın zihniyeti ve yaptıkları!

Bir ihtimali de göz ardı etmeyelim: İran merkezli gerilimlerin yaşandığı bir dönemde devletlerin güvenlik kaygıları olabilir. Azerbaycan’ın kararlarının arkasında ne olduğunu bilmiyoruz. İstihbarat bilgisi aldılar diye de kesin konuşamayız. Ama bilmediğimiz konularda hüküm dağıtmak yerine sorgulamak zorundayız.

Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna savaşı, batımızda Yunanistan’la gerilimler, güneyimizde Irak, Suriye ve İran…

Böylesine hassas bir coğrafyada yaşıyorken, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki her gerilim, yalnızca iki ülkenin meselesi olarak kalmayabilir. Üstelik kardeşler arasındaki anlaşmazlıkları büyütmek isteyenlerin de işine yarayabilir.

Bizim meselemiz, Azerbaycan ne yaparsa yapsın desteklemek değil; anlaşmazlıkları karşılıklı anlayışla çözebilmek, birbirimize karşı değil, ortak geleceğimiz için yan yana durabilmek!

Çünkü kardeşlik, yanlış gördüğüne susmak da değildir; her anlaşmazlıkta birbirine sırt çevirmek de…

Asıl mesele, farklılıklarımızı başkalarının kullanabileceği bir ayrışmaya dönüştürmemek. Eleştirelim, sorgulayalım, hak ve özgürlükleri de savunalım. Ama bütün bunları yaparken Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bağı da göz göre göre yıpratmayalım.

Yorumlar
Yorumlar yükleniyor...
Daha fazla yorum yükle...