Bahar aylarının yağışlı ve çiçekli geçmesi, arıcılık sektöründe yüzleri güldüren bir hareketliliği beraberinde getirdi. Geçtiğimiz yıl kuraklık nedeniyle durgun geçen sezonun aksine, bu yıl arıların doğal içgüdüleriyle gerçekleştirdiği oğul verme süreci üreticilerin umutlarını artırdı.
Bereketli yağışlar doğayı canlandırdı
Ülke genelinde etkili olan yağışlar, bitki örtüsünde gözle görülür bir zenginlik yarattı. Çiçek çeşitliliğinin artmasıyla birlikte arılar için ideal bir nektar ve polen akımı oluştu. Denizli Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Aytekin, doğadaki bu canlılığın doğrudan arı kolonilerine yansıdığını belirterek, geçen yıl neredeyse hiç yaşanmayan oğul verme olayının bu sezon rekor seviyelere ulaştığını ifade etti.
Arı kendi düzenini kendi kuruyor
Geleneksel yöntemlerle arıcılık yapan Aytekin, arıların çoğaldıkça yeni koloniler oluşturma eğilimini, ailelerin büyümesiyle çocukların ayrı eve çıkmasına benzetiyor. İnsan eliyle yapılan bölme işlemlerinden ziyade, arının kendi doğasına uygun şekilde bölünmesini daha sağlıklı bulduğunu vurgulayan Aytekin, "Arı, dışarıda yeterli nektar ve polen akışını görmediği sürece oğul vermeye meyletmez. Bu yıl doğa o kadar cömert ki, kovanlarımızdaki kış kayıplarını bile bu doğal süreçle telafi ediyoruz" dedi.
Kovanlarda doğal döngü dönemi
Akademik çevrelerin dışarıda oğul verdirmeye temkinli yaklaşmasına rağmen, geleneksel yöntemlerin başarısına dikkat çeken üreticiler, arıların içgüdülerine güvenilmesi gerektiğini savunuyor. Geçen yıl 300 koloniden sadece birkaç adet oğul alınabilirken, bu yıl neredeyse tüm kolonilerin aktif bir şekilde çoğalması, arıcılar için bereketli bir hasat döneminin habercisi olarak görülüyor. Üreticiler, sezonun tüm arıcılar için verimli geçmesini temenni ediyor.