Süper Lig'in ilk haftasında Eryaman Stadı'nda oynanan Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında, babasıyla birlikte maçı izleyen 4 yaşındaki bir çocuğun üzerindeki Fenerbahçe formasının çıkarttırılması kamuoyunda tepkilere yol açmıştı.
Araya polis ekiplerinin girmesine rağmen yaşanan olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. "Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun" ile "Çocuğu Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçlamaları kapsamında gözaltına alınan şüpheli Şenel Akdemir, çıkarıldığı adli makamlarca ev hapsi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
"Tepkim baba ve çocuğa değil diğer taraftarlaraydı"
Hakkında ev hapsi kararı verilen Gençlerbirliği taraftarı Şenel Akdemir, yayınladığı videoyla tribünde yaşananları anlattı.
Görüntülerin gerçeği yansıtmadığını savunan Akdemir, şu ifadeleri kullandı:
“Arkadaşlar, Gençlerbirliği-Fenerbahçe maçında yaşanan olaylarla ilgili konuşmak istiyorum. Yani hiçbir şey göründüğü gibi değil. O görüntülere bakıldığı zaman ben de ilk kez seyredecek olsam aynı sizin gösterdiğiniz tepkiyi gösteririm. Çünkü görüntülerde sanki ben baba ve çocuğa doğru bir hezeyanda bulunuyormuşum gibi görünüyor. Aslında olay öyle değil. Baba ve oğul maça geldikleri zaman polis çocuğun formasını çıkartıyor. İçeride bir sıkıntı olabilirdi çünkü daha öncesinde taraftar grupları açıklamalar yaptı; hani formalı Fenerli arkadaşlar, insanlar tribüne gelmesin diye. Neyse, ben tribüne çıkarken tribündeki arkadaşlar Fenerlilerin olduğunu söylediler. Ben de bu tribünün 35 senedir abilerinden sayılıyorum, işte sözüm de geçiyor. “Gidip müdahale edin” dedim. Yani doğacak bir gerginliğe engel olmak adına dedim. Babaya gittim. Dediğim tek şey var, tek şey var: “Ya dedim, tribünden dışarı çıkalım ya da çocuğun kıyafetini değiştirelim.” Başka Fenerlilerin olduğu da söylendi. İşte o sırada polis geldi, komiser yardımcısı arkadaşımız çocuğu aldı, büyük bir öngörü gösterdi, kıyafetini giydirdi, tekrar getirdi. Ben oradaki hezeyanlı konuşmamda sanki baba ve oğula yapıyormuşum gibi görüntü gözüktü. Aksine, orada başka Fenerli arkadaşların olduğu söylendi. Ben onları dışarı çıkalım dedim, eğer varsa dedim. Benim oradaki asıl kendi taraftar grubumuza dair yaptığım konuşmalar var. Çünkü tansiyon çok yükseldi. Orada aklıselim davranamayabiliyor çocuklar, alkol alanlar var. Ben hayatta sigara ve alkol bile kullanmadım, bilmem bile ama onların o anda kontrol edilemez olduğunu bildiğim için ben orada müdahale ettim. Benim müdahale etmem çok doğru. Uyardım ve zaten eğer başka bir türlü olsa orada polis bana müdahale etmez mi? Ve çocuk da geldi, baba da, çocuk da, diğer Fenerli arkadaşlar da 90 dakika boyunca maçı çok rahatlıkla izlediler ve en ufacık da bir şey olmadı. Yine güvenle ayrıldılar. Sonra emniyetteki karşılaşmamızda da babayla da dedik ki: “Yani minicik bile kalbini kırdıysam” dedim, “hakkını helal ettin.” Biz orada helalleştik. Bir şey yapmadım zaten. Küfür de yok, dokunma da yok, fiziksel temas yok, herhangi bir söz yok. Zaten ben bunu yapamam. Beni bilen zaten herkes benim böyle bir şey yapmayacağımı bilir. Ben gönül yapmaya geldiğimize inanan insanlardanım bu dünyaya. Sözü böyle bala bulayıp konuşalım diyeHerkese anlatırken kana bulayan konuşan insanların sözlerine muhatap kaldım. Yani Gençlerbirliği tribünü gerçekten çok nazik bir tribündür. O baba o formayla orada oturabileceğini bildiği için geldi oraya. Biz insanları bile işte tezahürata teşvik etmek için ayağa kalkmalarını sağlarken “Lütfen ayağa kalkar mısınız?” diyebilen bir kültürün tribün parçasıyız. Ve benim de zaten fıtratıma, özüme bu çok uyduğu için bu tribünde yer alıyorum. Yani arkadaşlar, benim de ailem var, benim de çocuklarım var. Lütfen tanımadan konuşuyorsunuz. Hiçbir şey göründüğü gibi değil. Ben her şeyin bir olduğuna inanırım, her şeyin haktan olduğuna inanırım. O çocuğa orada bir şey olacak olsaydı herkes çok iyi bilir ki o babadan önce ben orada siper olurdum. Ben kimin gönlünü kırdıysam keşke helalleşebilseydim ama doğru yaptığımı biliyorum. Ben eğer orada o yapmasaydım, o süreç o şekilde işlemeyecekti.”
Sporda şiddet yasası ve stadyum güvenlik protokolleri
Türkiye'de futbol müsabakalarında taraftar güvenliği ve tribün düzeni, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında düzenlenmektedir. Yasa gereği; rakip takım seyircilerinin ev sahibi veya farklı tribün alanlarında yer alması, spor alanlarına yasaklı madde sokulması ya da taraftarların özgürlüğünü kısıtlayıcı eylemlerde bulunulması adli yaptırımlara tabidir. Emniyet Genel Müdürlüğü Spor Güvenliği Şube Müdürlüğü ekipleri, stadyum içi kameralar ve fiziki takiplerle seyir güvenliğini tehdit eden unsurlara karşı adli süreçleri başlatmaktadır.