Yeni Birlik Gazetesi Yaşam Görünüşü denizaltı, işlevi şifa deposu! Dev kabin hastalara umut veriyor

Görünüşü denizaltı, işlevi şifa deposu! Dev kabin hastalara umut veriyor

Kocaeli Şehir Hastanesi’nde kurulan ve görünümüyle denizaltıyı andıran yüksek teknolojili hiperbarik oksijen ünitesi, dokulara yüksek basınçlı oksijen pompalayarak zorlu hastalıklara ve kronik yaralara umut oluyor.

Kocaeli Şehir Hastanesi bünyesinde faaliyete geçen Hiperbarik Oksijen Tedavi Ünitesi, mimari yapısı ve sunduğu imkanlarla sağlık sektöründe fark yaratıyor. Dışarıdan bakıldığında tıpkı bir denizaltıyı andıran bu yüksek teknolojili ünite, başta kronik yaralar ve doku hasarları olmak üzere pek çok zorlu rahatsızlıkla mücadele eden hastalar için yeni bir iyileşme kapısı aralıyor. Aynı anda 14 kişiye hizmet verebilen merkez, çevre illerden gelen vakalarla birlikte bölgenin önemli bir sağlık üssü haline gelmiş durumda.

Deniz Seviyesinin 20 Metre Altında İyileşme Simülasyonu

Ünitede uygulanan yöntemin bilimsel temelini, vücuda yüksek miktarda çözünmüş oksijen kazandırılması oluşturuyor. Normale kıyasla 3 ila 4 kat daha yüksek atmosfer basıncının oluşturulduğu kabin içerisinde hastalara maske vasıtasıyla yüzde 100 saf oksijen veriliyor.

Süreç hakkında teknik detaylar paylaşan Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Oksijen Tedavisi Uzmanı Dr. Uğur Can Akyol, tedavi sırasında adeta deniz seviyesinin 20 metre altına dalış yapılmış gibi bir basınç ortamı sağlandığını belirtiyor. Bu yöntem sayesinde kanda çözünen oksijen oranı maksimum seviyeye ulaşıyor ve kan akışının yetersiz kaldığı, oksijensiz kalan dokulara doğrudan müdahale ediliyor.

Ani Görme Kaybından İyileşmeyen Yaralara Geniş Tedavi Yelpazesi

Hiperbarik oksijen tedavisi, tıp dünyasında özellikle doku yenilenmesinin durduğu veya yavaşladığı durumlar için hayati bir rol üstleniyor. Merkezde sıklıkla tedavi edilen rahatsızlıklar şu şekilde sıralanıyor:

Şeker hastalığına bağlı gelişen ve kapanmayan diyabetik ayak yaraları

Halk arasında "kemik çürümesi" olarak adlandırılan avasküler nekroz ve kemik ödemleri

Müdahale edilmediğinde kalıcı olabilen ani işitme ve görme kayıpları

Soba ve egzoz gazından kaynaklanan hayati tehlikeli karbonmonoksit zehirlenmeleri

Derin su dalgıçlarında görülen vurgun vakaları ve ağır doku enfeksiyonları

Ortalama 30 seanslık protokoller şeklinde planlanan tedavilerde her hastanın klinik durumuna göre özel basınç ve süre ayarlamaları yapılıyor.

İki Saatlik Seanslarda Konforlu Tedavi Süreci

Yaklaşık 2 saat süren seanslar boyunca hastaların güvenliği en üst düzeyde tutuluyor. Kabin içerisinde olası durumlara anında müdahale edebilmek adına uzman sağlık personeli sürekli hazır bulunuyor. Hastaların kapalı alanda geçirdikleri süreyi daha konforlu ve stressiz atlatabilmeleri amacıyla ortama entegre edilen televizyon sisteminden film, belgesel veya müzik yayını yapılıyor.

Tedavi esnasında en sık karşılaşılan yan etkinin ise dağa tırmanırken ya da uçak yolculuklarında hissedilen kulak tıkanıklığına benzer bir basınç değişimi olduğu ifade ediliyor. Deneyimli operatörler tarafından hastalara öğretilen kulak eşitleme manevraları sayesinde bu durum kısa sürede kontrol altına alınıyor. Seanslarını tamamlayan çok sayıda hasta, ağrılarında belirgin bir azalma olduğunu ve hareket kabiliyetlerinin yeniden kazandıklarını dile getiriyor.