Erzurum’da yaklaşık 70 yıllık üç tekerlekli bisiklet, kuşaktan kuşağa kullanımını sürdürüyor. 1957 yılında İstanbul’da üretilen bu bisiklet, Neccar Yavuz Kırküzer’in çocukluk anılarından başlayarak çocuklarına ve şimdi de kızı Zehra Betül Kırküzer’e geçiyor.
Aile anılarının sembolü
56 yaşındaki Neccar Yavuz Kırküzer, çocukluk döneminden itibaren hatıra olarak sakladığı bisikletin hikayesini şöyle paylaşıyor: “Babam, Atatürk Üniversitesi’nde görevli bir öğretim üyesinden yıllar önce bu bisikleti satın aldı. O günden sonra ailemizde adeta bir geleneğe dönüştü.” Bisiklet, sadece bir ulaşım aracı olmanın ötesinde, aile içinde kuşaklar arasında taşınan güçlü bir hatıra niteliği taşıyor.
İlk günkü gibi kullanılmaya devam ediyor
Metal, tahta ve kauçuk malzemelerden imal edilen bu üç tekerlekli bisiklet, günümüzde kızı Zehra Betül tarafından sürülüyor. Kırküzer, bisikletin geçmişine dair yaptığı araştırmalarda, 1957 yılında imal edildiğini ve yapıldığı fabrikanın kuruluşunun 30. yılı anısına üretildiğini öğrendi. “Ben çocukken bisiklet kullanmayı öğrendim, şimdi de çocuklarıma bu keyfi yaşatıyorum. Onlar için bu bisiklet, geçmişlerinin bir parçası,” diye ekliyor Kırküzer.
Zehra Betül Kırküzer'in duyguları
Kız Zehra Betül Kırküzer ise bisiklet hakkında duygularını anlatırken, “Babamın bisikleti. Önce 3 abim bindi, şimdi de ben biniyorum. Hem bisikleti hem de babamı çok seviyorum,” diyerek aile mirasının değerini ifade ediyor.
Bu üç tekerlekli bisiklet, Erzurum’da 70 yıllık geçmişi ile hem bir ulaşım aracı hem de aile içindeki değerli anıların taşıyıcısı olmaya devam ediyor.

BİSİKLET, ŞİMDİ NECCAR YAVUZ KIRKÜZER (SOLDA) TARAFINDAN KIZI ZEHRA BETÜL KIRKÜZER'E (SAĞDA) EMANET EDİLDİ.