29 Eylül Dünya Kalp Günü etkinlikleri kapsamında Memorial Şişli Hastanesi, tıp ve cemiyet dünyasını bir araya getiren önemli bir söyleşiye ev sahipliği yaptı. “Kalpten Sohbetler” adıyla düzenlenen buluşmada, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Aycan Kavala ile Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hatice Betül Erer, kalp sağlığına dair toplumda en çok merak edilen soruları yanıtladı. İş insanı Leyla Alaton ve televizyon yapımcısı Armağan Çağlayan’ın da kendi yaşam pratiklerinden verdikleri örneklerle katıldığı etkinlikte, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalbimiz üzerindeki etkileri tüm yönleriyle ele alındı.
Bilinçsiz takviye kullanımı damarları tehdit ediyor
Pandemi dönemiyle birlikte artış gösteren vitamin ve mineral takviyelerine yönelik çarpıcı uyarılarda bulunan Prof. Dr. Ali Aycan Kavala, kontrolsüz kullanımın yarardan çok zarar getirebileceğinin altını çizdi. Kanda seviyesi ölçülmeden alınan D vitamininin tehlikelerine değinen Prof. Dr. Kavala, “D vitamini belirli bir oranın üzerine çıktığında kandaki kalsiyum miktarını yükseltiyor. Bu durum damar duvarlarında kalsiyum birikmesine, yani damar sağlığının bozulmasına neden oluyor. Kendi kendimize aldığımız kararlarla, şifa bulmayı umarken sağlığımızı tehlikeye atabiliyoruz” ifadelerini kullandı. Kavala ayrıca, kolesterol ilaçlarının Alzheimer’a yol açtığına dair iddiaların bilimsel bir dayanağı olmadığını belirterek bu ilaçların kalp-damar hastalıklarını önlemedeki kritik rolüne dikkat çekti.

Masum görünen melatoninin arkasındaki risk: Kalp yetmezliği
Etkinlikte öne çıkan bir diğer önemli başlık ise uyku problemlerini çözmek için sıklıkla tercih edilen melatonin takviyeleri oldu. Uzun süreli melatonin kullanımının kalp sağlığı üzerindeki muhtemel etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Kavala, bir yıldan uzun süre düzenli melatonin kullanan kişilerde kalp yetmezliği riskinin arttığını gösteren bilimsel çalışmalara atıfta bulundu. Kavala, "Kendi kararınızla ve sürekli olarak melatonin kullanmaktan kaçının" diyerek katılımcıları uyardı.
Ani üzüntüler “kırık kalp sendromunu” tetikliyor
Stres faktörünün kalp fonksiyonları üzerindeki yıkıcı etkisine odaklanan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hatice Betül Erer ise özellikle kadınları daha fazla etkileyen "kırık kalp sendromu" hakkında önemli bilgiler paylaştı. Beklenmedik üzücü haberlerin veya ağır travmaların kalpte akut bir şok etkisi yarattığını belirten Prof. Dr. Erer, “Boşanma, kayıp veya yoğun stres anlarında aniden kalp yetmezliği bulguları ortaya çıkabiliyor. Her ne kadar bu fonksiyonlar zamanla toparlanma eğilimi gösterse de, sendromun yaşandığı anlarda hastalar hayati riskle karşı karşıya kalabiliyor” dedi.
Kalbi korumanın şifresi: Haftada 180 dakika hareket
Uzmanlar, tıbbi uyarıların yanı sıra günlük yaşama kolayca entegre edilebilecek sağlıklı yaşam formüllerini de paylaştı. Aralıklı egzersizlerin ömrü uzattığına dair bilimsel bulguları hatırlatan Prof. Dr. Erer’in açıklamalarına ek olarak, Prof. Dr. Kavala ideal egzersiz reçetesini şu sözlerle özetledi: “Kalp ritmini artıracak, orta tempolu yürüyüşleri haftada toplam 180 dakika olacak şekilde rutininize ekleyin. Ancak sadece yürüyüş yetmez; ilerleyen yaşlarda kas ve kemik erimesini engellemek adına direnç egzersizlerini de mutlaka hayatınıza dahil etmelisiniz.”
Ünlü isimlerden bilime ve uzmanlığa güven vurgusu
Konusunda uzman hekimlerin yönlendirmelerini dikkatle dinleyen ünlü konuklar da deneyimlerini izleyicilerle paylaştı. Kalp sağlığını korumak için bilimin ışığından ayrılmamak gerektiğini belirten iş insanı Leyla Alaton, internetteki bilgi kirliliğine karşı uzmanlara danışmanın önemini vurguladı. Televizyon dünyasının tanınan ismi Armağan Çağlayan ise yoğun iş temposuna rağmen düzenli egzersiz rutininden taviz vermeyerek kalp sağlığını nasıl koruduğunu anlattı.
Büyük ilgi gören etkinlik, Armağan Çağlayan ve Leyla Alaton’a teşekkür plaketi ile çiçek takdim edilmesinin ardından sona erdi. Doğru bilinen yanlışların aydınlatıldığı söyleşi, katılımcılarda kalp sağlığı konusunda güçlü bir farkındalık oluşturdu.